şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • anakronizm tuzağına düşme tehlikesine rağmen, kendi içinde bir nevi hrant dink olayıdır. nasıl ki dink'in öldürülmesi tek başına bir insanın, bir gazetecinin, bir ermenin öldürülmesi değilse elza niyego'nun katli de değildir.

    tek parti döneminde, azınlıklara, özellikle de yahudilere karşı ilk ciddi olaydır. sadece bir yahudi kadının öldürülmesi olayı değil, öncesi ve sonrasındaki sosyo-politik durumu işaretleyen bir hadise.

    olay, kabaca, 1927 yılında, 22 yaşındaki yahudi elza niyego'yu saplantı yapan ve karşılık bulamayan 42 yaşındaki osman ratıp'ın, kadını bıçaklanması ve öldürmesidir (tarihçilere göre, osman ratıp'ı, son olarak, çileden çıkaran elza niyego'nun bir başkasıyla -yahudiyle- nişanlanmasıdır). ratıp, elza'yı daha önce de rahatsız etmiş, bundan dolayı kısa bir süre tutuklu kaldıktan sonra salıverilmiştir. zira, ratıp önemli bir aileden gelen, müslüman-türk biridir. salıverildikten sonra, ratıp, elza'yı evinin yakınında öldürür. elza'nın yanındaki kızkardeşi de bıçaklanmıştır. elza'nın cesedi, annesinin yalvarmasına aldırış edilmeden üç saat yerde bekletilir ve cesedin üzerinin örtülmesine dahi izin verilmez (rıfat n. bali, yerde bekletilmenin de yahudi toplumunun asabını bozduğunu söyleyecektir).

    olay bu kadar basit değil, türkiye'de o dönemde de türkiye vatandaşı yahudilere karşı ciddi bir anti-semitizm vardı. bu olay yahudi toplumu için bardağı taşıran son damla olmuştur. bunun üstüne, elza'yı öldüren osman ratıp serbest bırakılır sonra akli dengesi bozuk raporuyla (buraya aşağıdaki notla açıklayacağım) cezadan kurtarılmaya çalışılınca cenaze töreni daha da ateşli geçer. cenaze törenine binlerce insan katılır (kesin bir sayı bilinmiyor ama 10-25 bin arasında kişinin katıldığı söylenir. bu çok yüksek bir rakam zira dönemin türkiye nüfusu ve ayrıca 1927 nüfus sayımına göre tüm türkiye'de 82 bin yahudi'nin olduğu düşünülünce). törenin ertesinde çıkan cumhuriyet, milliyet, son saat ve vakit gazeteleri, rejimin bekçi köpekliği ve ayar verme merkezleri işlevlerini yerine getirip yahudileri tehdit edecek ve devlete hedef gösterecektir. çağatay okutan'a göre "gaztelere göre yahudiler, cenazeyi türkiye cumhuriyeti'ne karşı bir gösteri unsuru olarak kullandılar, türklüğe hakaret ettiler ve düzeni de bozdular".
    izmir'de yahudilere ait kurumların ibranice tabelaları sökülür, türk ocağı da yahudilerin şiddetle cezalandırılması için bildiri yayımlar.

    21 ağustos'ta sekiz yahudi göz altına alınır, cenaze töreninde suç teşkil edecek bir fiilin meydana gelmediğine hükmedilecek ve bunlar serbest bırakılacaktır. buna rağmen elza niyego olayı bahane edilerek yahudi toplumuna bir dizi yaptırım uygulanır. 29 ağustos 1927 tarihinden başlayarak yahudilerin ülke içinde serbest dolaşımı yasaklanır. dolaşım yasağını da aşan bir şekilde herhangi bir şekilde istanbul dışına çıkan yahudilerin geri dönmelerine izin verilmez. özellikle istanbul'a geri dönme yasağı kısa sürede kaldırıldıysa da, dolaşım yasağı devam eder ve seyahat belgesi alma zorunluluğu getirilir (tabii ki de seyahat belgesi başvuruları genellikle reddediliyordu).

    bu hadise, yahudi pogromu olan "1934 trakya olayları"nın işaretlerinden olacaktır.

    bilgililerin önemli bir kısmı, m. çağatay okutan'ın tek parti döneminde azınlık politikaları kitabından alındı. ama okutan, kitapta olayı ilginç bir şekilde:
    "elza niyego'nun, osman ratıp'ın ısrarlarını hiçbir şekilde dikkate almaması ve kendi akrabasından biriyle nişanlanması, olayın cinayetle sonuçlanmasına neden oldu" (s. 239). (cümlenin özeti: "elza inat edip osman'a varmadı zavallı osman da çıldırdı")

    bu cümleye en hafifinden özensizce denilebilir; biraz da erkek beyaz türk cümlesi diye de geçiştirilebilir ama tarihi analiz için de bir hayli zayıf. bir kere, ratıp'ın niyego'yu öldürmesine cevaz veren önemli bir tarihsel olgu, okutan'ın da kitabın ana merkezi olan cumhuriyet'in azınlık politikaları. dink neden ve nasıl öldürülebilir kılındıysa niyego da aynı nedenle öldürüldü. bir yahudi erkek bir türk-müslüman kızını bıçaklasa ne olurdu?

    burada da bilgi var: http://www.rifatbali.com/…/roll_eylül_ekim_2000.pdf

    not: "akli dengesi bozuk" raporu, türkiye'de rejimin vatandaşlarıyla kurduğu suç ortaklığını, vatandaşı yargılarken faş etmemek için uydurduğu bir kaçış yolu olarak işletir.
2 entry daha