şükela:  tümü | bugün
24 entry daha
  • anime dünyası hastası biri olarak, spor odaklı animelerin bendeki yeri bir başkadır. hep keşke şu an izlediğim animeleri çocukken izleseydim de gaza gelip kendimi spora verseydim diye hayıflanırım. o zamanlarda en fazla tsubasa ve slam dunk falan vardı izleyebildiğimiz ki onlar da spora karşı olan ilgimde az çok pay sahibidir.

    her neyse işte, uzun zamandır bu tarz animeleri özel ilgiyle izleyen biri olarak diyebilirim ki haikyuu 3. sezonu ile birlikte spor animeleri arasında liste başına yerleşti benim için. voleybolu zaten severdim ama sayelerinde daha bir sevdim.

    üç sezon boyunca olayları, maçları sakız gibi uzatmadan, yeni bir hareket gösterirken dünyanın oluşumuna kadar dönmeden, çok güzel müzikler, çok güzel replikler ve muhteşem çizimlerle aktardılar. bir de bunu yaparken abartmadılar hiçbir zaman. gerçek hayatta olabilecek şekilde ilerlediler.

    ahanda burada gerçek hayattaki karşılığı var.

    ayrıca daha önceki entrymde de yazdığım bir şey vardı. diğer spor animelerinden farklı olarak bu animenin oyuncular üzerindeki baskıyı aktarışları ve bazı simgeleri * ustaca kullanışı orgazmik bir zevk veriyor.

    --- spoiler ---

    bunun en güzel örneğini de son bölümde gördük. maç sayısı sırasında shiratorizawa'nın yıldızının karasuno oyuncuları üzerinde oluşturduğu baskı ve bizimkilerin karşı koyuşları hayran bıraktı.

    https://youtu.be/nzxcqxlykie?t=164

    karasuno'nun maçı kazanması ile birlikte verdiğim tepki de aynen şu oldu. hayır bir de maçı kazanacaklarını biliyordum mangasından. yine de heyecanlanıyor insan.

    --- spoiler ---
22 entry daha