şükela:  tümü | bugün
  • beynin zamana karşı koyabildiği eylemdir.

    günlerdir kafamı kurcalayan durum aslında. çok fazla bilimsel donanımım yok bu konuda. önerilere de açığım. çocukken hayal ettiğimiz gibi değil de sanki zaten beynimiz zamanı bükebildiği ve ileriyi görebildiğimiz (gördüğümüz) için hayallerimiz buna göre şekilleniyor diye düşünüyorum.

    zamanın bir algı olduğu, einstein’ın ortaya koyduğu genel görecelik kuramı ile de doğrulanmıştır.

    biz bir nesneyi x- konumunda 3 birimlik kadar ileri taşıyabiliyorsak dolayısıyla x konumunda bükme işlemini gerçekleştirmiş oluyoruz diye düşünüyorum. aynı şekilde bir cismin x-y-z-t olarak 4 boyuttan oluştuğunu düşünecek olursak eğer t boyutu için aynı durum neden olmasın ki. 4 boyuttan en soyut olanı (maddenin şeklini referans alırsak eğer) zamandır. somut olanı fiziksel güçlerimizle hareket sağlayabiliyorken, soyut kavramını algılayabilen yegane organımız beynimiz olduğu için beyinin bu işlemi gerçekleştirdiğine inanıyorum.

    gelelim şimdi bu şekilde düşünmemin gerekçelerine. (bu gerekçeler şahıstan şahısa değişkenlik gösterebilir)
    1) bazen bir şarkıyı mırıldanıyoruz ve bakıyoruz 1-2 dk sonra arka fonda o şarkı çalıyor
    2) birisini düşünüyoruz sonra telefonun çalıyor ( görüşmeyeli 6 yıl dahi olsa ) arayan kişi o kişi ‘’ naber kardeşim ya epeydir konuşmuyorduk neler yapıyorsun merak ettim’’ diyebiliyor.
    3) dejavu girer mi bu olaya emin değilim çünkü dejavu için daha bilimsel olan açıklama var beyine oksijen gitmediği zaman nöronlar görselleri daha geç iletiyor gibi bir açıklama. buda yaşanmışlık hissini sağlıyor insana.
    4) kendimle ilgili mesela çocukken seçimi yaptığım mesleği sahibim. bu şekilde belki istemezdim ama burada da şu çıkmaza giriyorum; belki istediğim meslek konusunda beynim benimle dalga geçmiş ve sen kimsin ki o mesleği istiyorsun gittik gördük o tünelin ucu bombok bir yerlere çıkıyor edebinle şu mesleğe odaklan v.s gibi.
    5) yine kendimden örnek ‘’okur üniversiteye giderim oradan mezun olur evlenirim ve şu şekilde yaşantım olur” diye düşündüğüm olaylar her biri birer birer karşıma çıkıyor.

    bu konuyla ilgili düşüncem de beyin bunu rüya yoluyla gerçekleştiriyor zamanda sıçrama yapıp tarihte yol alarak bizim için güzel olabilecek seçilimleri yapıyor ve bizi ona göre yönlendiriyor.

    sadece mekanlar ve karakterler konusunda bulanıklaşabiliyor.

    bu konuda uzmanlaşmış kişilere evliya, keşiş, kahin, peygamber gibi sıfatlarla isimlendirebiliyoruz diye düşünüyorum.

    yazının başında belirttiğim gibi herhangi bir bilimsel olarak donanıma sahip olamadığım için daha bilimsel açıklayamadım. belki bu konuda yardımcı olabilecek insanlar olabilir
    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    edit:
    genel olarak okudum yazılanları mesajlara da dilim döndüğünce cevap verdim.

    kader kavramı üzerine söylenenlere ruhla birlikte insanın içerisine tüm yaşanmışlıkları üflenir. ne zaman doğacağı ve ne zaman öleceği kaç nefes alacağı bellidir gibi din üzerine kur'anda böyle yazılıyor diye kestirip atmak bence acizce diye düşünüyorum. sorgulamayan beyin körelir. sorguluyoruz ki sonuçlara ulaşabilelim.

    yer çekimini farkeden newton allah böyle istedi düştü deseydi ve hayatına kaldığı yerden devam etseydi eğer bugün matematiğin hali nice olurdu. benim söylemlerim kat-i delille doğrudur diye önermem yok aslında. başlığı açmamdaki gaye belki biri yada birileri bu sorularıma cevap verebilirler diye düşündüm. çok güzel şeyler yazılmış aynı görüşlü yada karşıt görüşlü. hepsini okumaya çalıştım.

    ikinci mevzu ise telepati kavramı. bunu da düşündüm sorguladım. fakat telepati 2 veya daha fazla kişi arasında olan bir olayken burada söylediğim kendi hayatımız üzerindeki büyük yada küçük etkileri. bir şarkıyı mırıldanırken arka taraftan şarkının devreye girmesi radyocunun o anda o şarkıyı çalmasını istemesiyse eğer benim de o anda o mekanda radyoyu dinleyeceğimi de ön görmüş olması gerekir kanımca.

    hayal etmek ile istemek arasında fark vardır. hayal etmek istemek ve yönlendirilmek arasında da bence daha büyük fark var. ben de isterim milyoner olmak fakat milyoner olduğum zamanlarda belki seçimlerim farklı olacak beyin de bu konuda beni yönlendiriyor olabilir. bu konuda henüz 9-10 yaşlarındayken nasıl bir yaşamım olabileceğini tahayyül ederdim şu anda bu aşamadayım. fakat 40 yaşını düşündüğüm de ise o zamanlar karanlık durumda. eğer 40 yaşında yaşıyor olursam bu tezimi çöpe atabilirim :). karanlığı belki gelecek kaygısı da oluşturuyor olabilir. bir kızım olabileceğini daha 5 sene öncesinden görebildim. şu aşamada çocuğum yok eşim hamile de değil. eğer olursa editlerim.

    güzel şeyler yakaladım yazılanlarda sevdiğimiz derslerde yada filmlerde zamanın daha hızlı geçtiğine dair. güzel bir teori.

    2. beğendiğim düşünce de rüyanın saatlerce sürdüğünü hissederiz. fakat 3-7 saniye arasında geçer bu gerçek zamanda. 3-7 saniye içerisinde 1 saat gibi hissettiren beyin kalan 6-7 saatlik uykuda milyarlarca düşünce içerisinde kaybolabilir. bu milyarlarca düşünce (olasılık) arasından kendi çıkarına olan 1-2 tanesini seçip ona göre yönlendiriyor da olabilir (bkz: bilinç altı).

    algıda seçicilik ise biraz daha uzak kalıyor söylediklerimden. birileri arka tarafta konuşurken senin de bunu yakalayabilme durumudur. düzünelerce fotoğraf arasından senin doğduğun büyüdüğün sokağın resmini yakalaman da bu örneğe girer. yada memleketinin fotoğrafı çıkacak veya bak bu şimdi karpuz diyecek demen gibi bir şey değildir.
81 entry daha

hesabın var mı? giriş yap