şükela:  tümü | bugün soru sor
65 entry daha
  • akmayan anlaşılmayan müzik

    kolay anlaşılır akıcı müzik

    şimdi ben ikincisini pek beğenmiyorum. yavan geliyor. 1 yaşındayken fış fış kayıkçı da melodik ve sürükleyici geliyordu ama yaş ilerledikçe insan müzikten keyif almak için biraz daha kompleks yapıları süzmek istiyor.

    birinci çalışmayı da sürekli açıp dinleyecek değilim. bu da çoğu kişiye kuru gürültü gibi gelecektir. ama chick corea'ya "zaman kaybı" demeden önce burada muhtemelen benim kavrayamadığım bir şey var diye düşünürüm. bu adam müzik tarihine geçmiş ve bu kadar beğeneni varken, onun yaptığı müziğin benim kulağım için fazla sofistike olması daha yüksek ihtimal. sizin kuru gürültü olarak algıladığınız performansı dinleyen insanlar, her notayı tek tek duyuyor, emprovize şekilde iki beynin o anda yakaladığı uyuma hayranlık duyuyor ve mod geçişlerinden büyük haz alıyorlar.

    velhasıl, bu filmin akmıyor hissi vermesinin sebebi, sizin öyküyü ve filmin içindeki öyküler arasındaki bağları takip edemiyor oluşunuz; planların, açıların, renklerin kullanımından keyif almayı bilmiyor oluşunuz; bir filmden beklentinizin orta okul hikaye kitabından beklentinizle eşdeğer olması ve bir tablonun sizde uyandırdığına benzer bir duyguyu kavrayacak hassas zevkler geliştirmemiş olmanızdır.

    şurda adam kendince yılın en iyi on filmini sıralamış. büyük ihtimal bu filmlerin yarısından fazlasında sıkılırdım (sadece birini izledim!), ama gelip de kanal d geceyarısı kuşağı standardıyla götüm gibi demezdim herhalde.

    --- spoiler ---

    şu film sadece arabaların yol kenarına çekildiği uzun sahnede, gerilimi seyircinin içine kadar ağır ağır işlemesiyle bile çok başarılıdır.

    şimdi tony'nin karısı ve kızı yavaş yavaş elinden koparılıp götürülürken yaşadığı acizlik ve çaresizliği, edward'in geçmişte kaybettiği ilişkisine uyarlayalım. hiç mi yüreğinizin söküldüğünü hissettiğiniz bir anınız yok anlamadım ki.

    filmin içindeki roman, susan'ın edward'a çektirdiklerinin, edward'in kendiyle hesaplaşmasının ve sonunda susan'a karşı hislerini öldürüp hissizleşmesinin (ölmesinin) öyküsüdür. çünkü her yazar kendini yazar.

    --- spoiler ---
300 entry daha