şükela:  tümü | bugün soru sor
40 entry daha
  • komple teorilerine seven, hatta bayılan, daha doğrusu birçoğunun doğru olduğunu düşünen biri olarak, üzerinde tartışma dahi yapılmasını manasız buluyorum. çünkü her şey net zaten; ne teorisi!

    bana biraz sonra "7 tane uzaylı bi anda salonda göründü, bana iyi geceler deyip gittiler" diye biri mesaj atsa, kesinlikle olamaz diye düşünmem. olabilir derim. neyiz ki yahu biz! nihilizmin derinliklerine girmeyeceğim de, bu dünyada neyiz biz! kimiz! biz mi yarattık, kurallarını koyduk, düzenini oluşturduk, şöyle olmalı böyle gelişmeli şeklinde dizayn ettik de, yorumda bulunabiliyoruz. üzerinde hiçbir hak iddia edemeyeceğimiz bi evrende yaşayan oluşumlarız sadece. 5 saniye sonra dünya yok olsa, "hayır olamaz, mantıklı değil" deyip karşı mı çıkacağız?

    niye bu kadar ayrıntılara boğuldum, yan yollara saptım? çünkü çocukluğumdan beri bi şeyi anlamıyorum ve hala devam ediyor bu. o dönemde ceviz kabuğu, a takımı, vs. şeklinde tartışma programları vardı. ve bi taraf bi şeye inanır, öbürü kesinlikle redderdi. en basit örnek, uzaylılar var diyenler ve aksine yok olduğunu savunanlar.

    benim anlamadığım şu, bi şeyin var olduğunu deli gibi savunabilirsin, uzaylı, mavi eşek, pizzagate, vs... en saçma gibi görünecek şey de olabilir bu. ama hastalıklı bile olsa kendi içinde bi mantığı vardır. en uç olanına "deli" der geçersin. fakat ben bi şeyin, herhangi bi şeyin, yok olduğunu, olmayacağını savunan, komple teorisi deyip geçenleri bi yere koyamıyorum. bi şeye inanmanın bi motivasyonu vardır; çok güçlü hem de. uzaylılar var diye kendini adayabilirsin mesela haktan akdoğan gibi, ömrünü verirsin, ama yok diye nasıl bi "şeye" adayabilir ki insan kendini? manyakça ömür tüketir.

    sadede geliyorum. herhangi bi şeyi, ne kadar uçuk olursa olsun, bakın akla yatkın olmasını da geçiyorum, inkar edenlerle ayrı dünyaların insanlarız. örnekleri uç verdim ki, rahat anlaşılabilsin.

    evet, bu olayın komple teorisi bi tarafı yok. her şey açık zaten.

    detaylara girmiyorum. zaten yüzlerce kez yazılmıştır. olayın profesyonelliği v.s'den söz ediyorum. failin kim olabileceğini de geçiyorum. yılbaşının kutlamasına karşı çıkan birinin, tek zevki akşamları kefir içmek olan "müslüman çomarın", reina'da böylesine "ustaca" bi katliam yapmasının akla daha yatkın göründüğü bi dönemdeyiz. bu adamın "ajan" olması mantıksız yani.

    neyse...

    şuraya geliyorum. dünyadaki her terörün bi amacı vardır. bi mesajı. dikkat ederseniz, belçika, fransa, amerika vs... buralarda da büyük terör olayları olur ve ülkeler verilmek istenen mesajları alarak, güzergahlarını değiştirir. yani fransa'da yapılan o büyük katliamda, fransa mesajı aldı. geçen almanya'da yaşanan kamyon terörü gibi; onlar da söylemek isteneni aldı..

    terör bunun için vardır zaten; bireysel bi şey değildir genellikle. bizdeki kayseri, beşiktaş ve en son reina'nın gelmesi de, mesajı fark etmememizden değil tabii, yolu değiştirmemekten kaynaklanıyor. iyi ya da kötü yoldan bağımsız söylüyorum bunu...

    demek istediğim şu, reina'nın içindeki 400 kamera da olmasa, devlet bunu kimin neden yaptığını biliyor. failler de biliniyor olduklarının farkında. ve asıl üzücü olanı, artık işi taşak geçme boyutuna getirdiler.

    bu herifin hali, davranışları, hakkındaki bilgiler, v.s. bas bas bağırıyor zaten. biz yaptık, yapıyoruz , daha da yapacağız. ve artık bunu sizle taşak geçerek, aşağılayarak yapacağız.

    çünkü doz artıyor. ilk terör saldırında devlet bunu kimin, neden yaptığını fark etmedi mi? en basiti beşiktaş saldırısında kullanan silahtan bile arkasında kimin, neden olduğunu anlayabiliyorsunuz. yapan da yapılan da biliyor yani her şeyi.

    ve artık yapanlar, bizi aşağılayarak, açıkça kendilerini göstererek yapıyorlar. gizlenme gereği duymuyorlar. ee normal terör yetmiyorsa, küçük durumu düşürerek terörize edelim sizi.

    madde madde gidelim;

    -intihar saldırısı yapmıyor; gece kulübünde onlarca kişiyi öldüren adamı sağ salim çıkartıp kaçırtıyor. neden? bu bi güç gösterisi çünkü. operasyon böyle yapılır mesajı...

    -dikkat edin, beşiktaş stadında ortada yapılan patlamada mesaj şuydu; "istesem seyircilerin arasında patlatırdım, sadece polisleri seçtim." bu da bi güç gösterisiydi; ama sadece güç gösterisiydi, bize ufak da olsa saygı duyuyorlardı, reina katliamında bi üst boyuta geçtiler...

    - adamın ambulansta taşınmasından hava alanındaki konuşmalarına kadar her şeyi sahte zaten. ambulans tayfası ayrı bi alem. hepsi de bilinçli bi sahtelik ürünü ama. sarkazmin bi versiyonu da diyebiliriz. adam kötü rol yaptığı için olmuyor yani bu; özellikle yapıyor. alanen taşak geçiyor. ambülansı kaçmak, yaralı gibi görünmek için kullanmıyor, eğleniyor sadece.

    -adam o kadar ajanım diye bas bas bağırıyor ki; küçük bi şehirde küçük bi dükkan sahibi. ajanlı bi film yapmak istesen, çok klişe, ilk akla gelen tercih deyip karakterine bunu yüklemezsin.

    kafasında taktığı şapkanın anlamına bakılmayacağı mı sanıyor? ya da yılbaşına 7-8 arkadaşıyla türkiye'de girmesinin; hepsinin de yaralanmasının; ama ortada gözükmemesinin. yahu o kadar çok ayrıntı var ki, ama hepsi şuraya bağlanıyor; adam açıkça biz yaptık diyor ve bunu derken de eğleniyor. terörün geldiği son aşama; yaptıktan sonra bi de alay etmek, sinirleriyle oynamak..

    -ülkenizde katliam yapıyorum ve bi kahraman gibi ayrılıyorum. bunu her iki taraf da bilse, yani yapan ve yapılan, terörden daha da vurucu bi şey değil midir? devlet olarak aşağılanmak..

    -yahu adam hakkındaki sınırlı bilgilerde bile "pensilvanya" geçiyor. göze sokuluyor hatta. dediğim gibi, bu seferki terör farklı. terör yaparken bi yandan da aşağılıyorlar. her şey bu kadar bağırmaz çünkü. "yahu adamların bizde takık olduğu biri var, pensilvanya'da, jack yerine john'u gönderelim bu işe, çok dikkat çeker yoksa" demez mi? yok hayır demez, özellikle jack gitmeli...

    -biz niye sadece bu adamın ambulans görüntülerini gördük? onlarca insan ambulansa taşındı di mi? hiç mi bu tarz anekdot içermiyordu o görüntüler?

    reina'dan sağ kurtulan her yabancıyı havalanından uğurladık mı biz? belki ben kaçırmışımdır; diğerlerinin de var mı böyle görüntüsü?

    -adam resmen görünmek istemiş. ne kadar görünürsem o kadar aşağılarız. ve aklımızla alay edecek şekilde verilen röportajlar. asıl söylemek istedikleri...

    "ben yarın sabah amerika'da kahvaltımı yaparken belki bunları unutacağım.. ama siz.."

    "ama"dan sonrası ve öncesi şu aslında.. "siz bunlarla yaşamaya alışın".

    "ülkenize tekrar gelmek istiyorum. vazgeçmeyeceğim". sözü ne peki?

    ülkemize ne için geldiyse onu kast ediyor demeye gerek yok herhalde..

    hee siz rakı, şiş kebap boğaz için gelebilir diyorsanız, orası ayrı.

    adam havaalanında ülkenize tekrar geleceğim diyor; bi gece önce katliamdan sağ kurtulan adamın aklına iç kamuoyu geliyor. biraz daha konuşsa avm'lere gidelim diyecekti...

    -- bi de şu var; biz bu olayı dünya basınından takip ediyoruz. dünya derken, fas, suudi arabistan bile var bunların arasında.

    ve bu röportajların hepsi de birbirinden acayip. belki de bize burada anlatılanlarla karşılaştırıldığında acayip geliyor. onlar üzerinden değerlendirdiğimiz için savruluyoruz. polisler çok soğuk davrandı, karakolda çok uğraştırdılar, eylem 1 saat sürdü diyen faslı kadından tutun da, teröristler 3 kişiydi, rastgele değil hedef seçerek ateş ettiler diyen arabına kadar herkes var.

    biz ise, "iki tane koyun versen karşıdan karşıya geçiremez" diyebileceğimiz tipte bi adamın sabah akşam kendi etrafında dönmesini izliyoruz. görenler ihbar etsin, sanki müge anlı'da kaybolan papağan..

    neyse.. çok uzun yazmışım.

    işin özü şu; adamlar her terörde yeni bi şey deniyorlar. eee sürekli yaptıkça haliyle sıkılıyor insan. değişik hazlar arıyor. bu adam, "rencide ederek terör yapma" eyleminin ilk karakterlerinden biri olabilir. ileride yapılacak gizli terör turlarının da başlangıcı...

    düşünsenize, "3 gün 3 gece istanbul" her şey dahil terör turu". bi filmin konusu da olabilir; ilerleyen dönemde gerçekten de yaşanabilir..

    bulunduğunuz mekandaki terör saldırısıyla unutulmaz bi deneyim yaşayacaksınız. adrenalin. heyecan. her şey var. 300 euro farkla kahraman olarak da çıkabilir, röportaj verebilirsiniz.

    çok hastalıklı bi şey ama; pizzagate'in, hunger games'in olabileceği bi dünyada gayet doğal görünüyor. çooook çoook zenginler, güçlüler, hastalıklı şeylerle uğraşanlar, bu deneyim için büyük paralar ödemez mi?
234 entry daha