şükela:  tümü | bugün
59 entry daha
  • son 1 hafta içerisinde abone sayısını 4 katına çıkararak neredeyse 200 bin takipçiye ulaşan antep'teki tostçu. ilk tostçu mehmet adıyla çıkmıştı, daha sonra orayı devredince bu isimle çıktı ve son birkaç haftadır youtube'da inanılmaz bir üne kavuştu. önceki videoları da şimdikilerden çok farklı da değildi ve klasik "yakın çekim alabilir miyiz?", "kestik" gibi sözlerini kullanıyordu, en fazla bir iki videosu alkışlarla yaşıyorum'da paylaşılıyordu; ama son bir ikidir patladı gitti kendisi.

    abimize, iyi niyetine, samimiyetine diyecek bir şeyim yok. beni en çok rahatsız eden, gereksiz bir popülaritenin peşinden giden insanlar. sırf tost yemek için istanbul'dan, izmir vb. illerden gaziantep'e günübirlik giden insanlar var. şimdi youtuberlar sırf izlenme, takipçi kasabilmek için taa istanbul'dan, sabahın köründe tostçu erol'a giderek atom tost yiyorlar, vlog çekiyorlar. ciddi anlamda da izleniyor. hem kendisi takipçi kasıyor, hem de tostçu erol'un reklamını yapıyor. ulan gaziantep'e tost yemeye gidilir mi? manyak mısınız siz? gidin katmer, beyran, baklava, içli köfte, ciğer kavurma yiyin, menengiç kahvenizi yudumlayın. derya deniz bir mutfağı var. sırf, bahaneniz burada vlog çekmek için tostçu erol'a gitmek. adamın dükkânını görüyorum, bildiğiniz taşıyor. adam çok çok özel bir şey yapsa, gerçekten gastronomik kültürdür, gidin deneyin derim de, tüm malzemelere marketten ulaşabileceğiniz klasik kaşar, sucuk, yumurta, ekmek. ulan başka bir şeyi yok, neyi bu kadar abartıyorsunuz ki? gidin katmerci zekeriya usta'dan katmer deneyin, ne bileyim koçak'tan havuç diliminizi yiyin. alt tarafı herkesin evinde olan malzemelerden oluşan, ustalık da gerektirmeyen sıradan bir yiyecek için haritada yerini bile gösteremeyecek insanların taa antep'e gitmesini gerçekten anlamlandıramıyorum.

    burada adamın şahsiyetiyle, yaptığı işle, kazancıyla alıp veremediğim hiçbir şey yok. anlamsız, gereksiz bir popülaritenin peşinden giden manyakları sorguluyorum sadece. bir ben mi artık youtube'da gezindiğim her saatte iq kaybediyorum? barış özcan gibi kaliteli içerik üreticileri, dişiyle tırnağıyla bir yerlere gelirken; tostçu erol, 2349283 kg slime yapımı, saçma sapan challengeların ucuz yolla prim yapması ne kadar boş beleş, aptal işlerle ilgilendiğimizi açıkça gösteriyor maalesef.

    edit: az önce yeni bir video paylaşmış. piero manzoni'nin zamanında bokunu 30 gramlık kaplara koyup sanat eseri olarak satması, bugün bu dışkıların değerinin 250 bin euro'ya kadar yükselmesindeki absürtlüğe neredeyse denk bir absürtlük görüyorum bu durumda. artist's shit

    edit2: gelen mesajlardan anladığım kadarıyla, insanlar tostçu erol'un gaziantep'in reklamını yaptığını, bu adam sayesinde şehrin fark edildiğinden, hem gezip hem de antep mutfağını keşfetme açısından iyi bir sebep olduğunu söylüyorlar. açıkçası bu bakış açısına daha da fazla üzüldüm. gaziantep gibi önemli bir şehrin gezilme sebebinin şehir ile en ufak alakası olmayan "tostçu erol" gibi bir işletme olması, bana şehre hakaretmiş gibi geliyor.

    gaziantep'i gezmek ve mutfağını tanımak istiyorsunuz. aklınıza kahvaltı yapmak için tostçu erol geliyor. ben de diyorum ki, gaziantep gibi mutfağı zengin bir yere gitmişsiniz. sırf kahvaltı için bile bırakın evinizi, başka hiçbir şehirde aynı kalitede bulamayacağınız opsiyonlarınız var. sabah katmerci zekeriya usta'ya gidip sütle beraber bol fıstıklı katmerinizi yiyebilirsiniz. bunun dışında metanet lokantası'na gidip sabah sabah içebileceğiniz en iyi beyranı içebilirsiniz. bu kadar zengin bir mutfağın, tostçu erol sayesinde tanıtılıp reklamının yapılmasını savunmayın bana.
204 entry daha