şükela:  tümü | bugün
  • şeyh fahişeye demiş ki: utanmaz kadın
    her gün sarhoşsun, onun bunun kucağındasın
    doğru, demiş fahişe, ben öyleyim; ya sen?
    sen bakalım şu göründüğün adam mısın?
    (ömer hayyam, 12. yy)

    bugün memleketin en meşhur sorusunu masaya yatırıp inceleyeceğiz.

    gerçek islam nedir?

    öncelikle şu görsele bakıyoruz: https://scontent-fra3-1.xx.fbcdn.net/…f&oe=5913dc8b

    gördüğümüz üzere türkiye'deki bir takım müslümanlar gerçek islamın dünyanın hiçbir yerinde yaşanmadığını, sadece onların yaşadığını, aslında onların da yaşamadığını (mesela tr'de sabah namazı dahil 5 vakit namaz oranı %10 falandır) ama en gerçek olana en azından onların inandığını iddia ederler. onların inandığı islam imam-ı azam'ın inandığı islamdır.

    peki imam-ı azam kimdir? imam-ı azam'ın inandığı islama nasıl ulaşabiliriz?

    gerçek imam-ı azam'ın inandığı islam nedir? nereden bulabiliriz bunları?

    buna ulaşabilmek için hanefi fıkhının tarihsel zincirini takip etmemiz lazım. çünkü hanefi islamı bugüne medreseler aracılığı ile taşınmıştır. ve medreselerde okutulan hanefi şeriatı kitapları tıpkı bir zincirin halkaları gibi ard arda sıralanmış birbirinden atıf almış ve üzerine yeni fetvalar eklenerek genişlemiştir. yeni içtihatlar eklenemez. çünkü bu medreselere göre 1000 yıldır dünyaya bir tane bile müçtehit gelmemiştir.

    bu zincirin günümüzden itibaren geriye doğru temel halkaları şunlardır:

    1- t.c. diyanet işleri başkanlığı islam ilmihali (2017)
    2-ibrâhim b. muhammed el-halebî- mülteka’l-ebhur (ö.1549)
    3-molla hüsrev- dürerü'l hükkam (ö. 1480)
    4-burhanüşşeria mahmud b. sadrüşşeria el-evvel ubeydullah el-mahbubi el-buhari- vikayetü’r-rivâye (ö. 1329)
    5-ebü’l-berekât en-nesefî- kenzü'd dekaik (ö. 1310)
    6-muzafferüddin ibnü’s-saati, mecmau’l-bahreyn- (ö. 1295)
    7- abdullah b. mahmûd mevsıli- el muhtar- (ö.1284)
    8- burhâneddin merginani- el hidaye -(ö. 1197)
    9- ebü’l-hüseyn ahmed b. ebî bekr muhammed b. ahmed el-kudûrî - el muhtasar (ö. 1037)
    10-muhammed bin hasan eş-şeybanî - zahirü'r rivaye - (ö. 805)

    bakın, bana inanmayın sevgili müminler. bu kitaplardan her hangi birini okuyun sadece. bu kitapların hanefi islamının en temel kaynakları olup olmadığını kendiniz araştırın ve bulun. ben kimseden bana inanmasını beklemiyorum. sadece inandığınız inancı öğrenmeniz gerektiğini düşünüyorum. çünkü bilmediği şeye inanan insanlar oluyorsunuz öbür türlü ve böyle davranmak düpedüz saçmalıktır. en azından bunu söylemeye hakkım var.

    imam-ı azam'ın kendi el yazısı ile elimize ulaşan tek bir harf bile yok. tümü yukarıdaki 10 numaralı şahıs aracılığı ile, yani imam-ı azam'ın öğrencisi nam-ı diğer "ebu muhammed" ve bir diğer öğrencisi "ebu yusuf" aracılığı ile gelmiş. elbette bu ikisinin de kendi el yazılarından ulaşan tek bir harf yok. 11. yüzyılda birileri yazdığı kitaplarda "bunlar ebu muhammed ve ebu yusuf'un yazdıklarıdır ben tekrar kendi elimle yazıyorum" demiş. bunu diyenlerin kitaplarına radyo karbon tarihleme testi yapıldı mı ya da yazının türünden tarihsel dönemini çıkarmak anlamına gelen paleografik inceleme uygulandı mı bilmiyorum. eğer yapılmadı ise ki muhtemelen yapılmamıştır; bunlar 11. ve 12. yüzyıldan çok daha yeni kitaplardır.

    zincirin birinci halkası tc diyanetinin islam ilmihalidir. bu ilmihalde hanefi şeriatının çok cüzi bir miktarı yazılıdır. çünkü diyanet daha önce gördüğümüz üzere sünni fıkhının en müspet kaidelerini türk halkından saklamakla meşguldür. (bkz: #57597925) ve mesela geçen gün satranç oynayanın lanetli olduğunu da inkar etmek zorunda kaldılar. bu konuya cübbeli ahmet bir açıklama yaptı: https://www.youtube.com/watch?v=earwkswtmc0

    açıklamanın özeti: diyanet sünnilikten, hanefilikten utanıyor ve bu yüzden hanefiliğin özü olan şeyleri halka anlatamıyor. satranç oynayanın lanetli olması gibi mesela. o yüzden diyanetin açıklamalarına bakma kitaplarına, ilmihallerine bak.

    diyanetin kendi ilmihali burada: http://www.diyanet.gov.tr/…yayin/ilmihal_cilt_2.pdf

    açıp kendiniz bakın, 121. sayfa.

    imam-ı azam ve onun mezhebine göre satranç oynayana yapılması gereken muamele. aynen şu yazıyor:

    --- spoiler ---
    yukarıda belirtildiği gibi, hanefî kaynaklarda satranç ile tavla genellikle
    birlikte değerlendirilmiş ve aynı hükme tâbi tutulmuştur. hoş karşılamadı-
    ğını hissetirmek suretiyle oynanmasına engel olmak düşüncesiyle, ebû yû-
    suf ve muhammed, satranç oynayanlara selâm verilmesini doğru bulmamış,
    ebû hanîfe ise selâm vermek suretiyle onları bir müddet için de olsa oyundan
    alıkoymak düşüncesiyle, onlara selâm vermede bir sakınca olmadığını
    ileri sürmüştür.
    --- spoiler ---

    altta da şafii'nin satranç oynamaya müsaade verdiğini yazmışlar ancak islam hukukunu bilenler de itiraz edemeyeceklerdir ki bir hanefi müslümanın imam-ı azam'ın ve imameynin içtihatlarını terk edip de şafii'nin dediğini yapması absürddür, yasaktır da zaten. imam-ı azam budur arkadaşlar: satranç oynamayı doğru bulmayan biri.

    zincirin en eski halkalarından biri kuduri ve onun muhtasarıdır. osmanlı medreselerinde yüzyıllar boyu okutulmuştur bu kitap. şuradan türkçe tercümesine ulaşabilirsiniz: http://unitedamericanmuslim.org/kuduri/

    buradan bazı örnekler gösterelim hanefi islamı kendi halinde içmekten başka bir şey yapmayan adamlara musallat olan bir şey midir yoksa değil midir görülsün.

    4. bölüm içkinin cezası bahsi:

    --- spoiler ---
    hür bir insana şarap ve sarhoşluk cezası: seksen sopadır. zina cezasında dediğimiz gibi, bedenin muhtelif yerlerine vurulur. eğer içen köle ise, cezası kırk sopadır.
    evvelâ, şarap içtiğini ve sarhoş olduğunu ikrar edip bilahere ikrarından cayan bir zata had tatbik edilmez. kişinin içtiği, şahidin şehadeti ve kişinin bir defa ikrar etmesiyle sabit olur. burada erkek-lerle beraber hanımların şahitliği kabul olunmaz.
    --- spoiler ---

    burada senin dinin sana benim dinim bana diye bir hoşgörü mevcut mu? benim dinim değişik ve ibadetim alkol almak mesela. bana neden 80 sopa vuruyorsun? sen kimsin? adalet bu mudur? bakın biz hukuku değil adaleti konuşuyoruz. alkol alan adama sırf alkol aldı diye 80 sopa vurmak adalet mi değil mi arkadaş? cevap ver! alkol alıp sağa sola saldıranı değil sadece oturduğu yerde bir iki bardak bira içen adamı konuşuyoruz. kime ne zararı var bu adamın? sana ne bu adamın ne içtiğinden? bu mu sizin hayalinizdeki devlet düzeni? bu mu sizin hayalinizdeki adalet düzeni?

    imam-ı azam’ı şerh eden ve bugün eski bir kütüphanede tarihi kaynak olarak hala duran en eski kitaplar tahavi, el kerhi, el cessas, es-semerkandi, el cürcani, kuduri, halvani, serahsi ve cüzcani gibi hanefi alimlerinin ms. 10–12 yüzyıllar arasında yazdıkları şerhlerden kalmadır. hanefilik mezhebini asıl meşhur eden ve ismine hanefilik diyen kişiler imam-ı azam’ın öğrencileri imam ebu muhammed (şeybani) ve imam ebu yusuf’dur. bu iki imama sünni literatürde imameyn derler. sondaki “eyn” eki arapçada tesniye/ikilik ifade eder. “iki imam” demektir. “şehr: ay” ve “şehreyn:iki ay” gibi. imam-ı azam iddialara göre kendisi hiçbir şey yazmamış bu öğrencilere dikte ederek yazdırmıştır. bunların yazdıkları da zamanla kaybolmuş başka alimlerin kitaplarında şerhler olarak kalmıştır. işte böyle böyle günümüze gelmiştir. bu elbette günümüze gelenlerin tümünün gerçekten imam-ı azam’dan ulaştığını garanti etmez. ancak bugünkü hanefilik elimize ne ulaşmışsa odur. işte elimizde olanlardan en eski ne var dersek çeşitli alimlerin çeşitli zamanlarda yazdığı ve kendi iddialarına göre imameynden şerh ettiklerini beyan ettikleri yukarıda 10. numarada verdiğim zahirür rivaye isimli külliyat var.

    zahirür rivaye 6 kitaptan oluşur:

    1- el mebsut (el-asl)
    2-el cami-üs sağir
    3-el cami-ül kebir
    4-es- siyer üs sağir
    5-es- siyer-ul kebir
    6-ez-ziyadet

    hanefi fıkhının ve hatta sünni islamın, diğer bütün sünni mezheplerin de içinde elimizdeki en eski, en temel kaynakları bunlardır. bunların içinde de hanefiler için en değerli kitap imam ebu muhammed’den geldiği iddia edilen el mebsut’tur. ve elimizde el mebsut’un en eski nüshası bildiğim kadarıyla serahsi’ye aittir. muhtemelen ms. 1050–1090 arası bir tarihte yazılmış yani 11. yüzyıla aittir. kitabın istanbul’dan kahire’ye, şam ve hindistan’a kadar bir çok kütüphane’de eski nüshaları mevcuttur. ancak bu nüshaların hiçbiri tam değildir. kitabı türkçe’ye çevirenler parçaları farklı farklı yerlerden alıp birleştirmiş. kitabın bir kısmının türkçe çeviri pdf’si burada: http://www.enfal.de/k_asil_1.pdf
    http://www.enfal.de/k_asil_2.pdf
    http://www.enfal.de/k_asil_3.pdf
    http://www.enfal.de/k_asil_4.pdf
    http://www.enfal.de/k_asil_5.pdf

    istanbul kütüphanelerindeki osmanlı şerhleri cüzcani (11. yy.) şerhine dayandığı için kitap genelde cüzcani şerhi üzerinden çevrilmiş. diğer kopyalar ile karşılaştırma yapmayı düşünüyorlarmış ancak henüz yapamamışlar. hikayeyi anladıysak eğer, imam-ı azam’ın fikirlerini irdelemek için bu türkçe çeviriyi neden kullanacağımı da anlamışız demektir. esas irdelenecek detaylı fıkıh meseleleri zahirür rivaye’nin içindedir. türkçe çeviriyi yapan kişi: klasik bir şeriatçı olan deu ilahiyat öğretim üyesi prof. dr. osman eskicioğlu. bakalım:

    öncelikle türkiye’de bir dönem yeri yerinden oynatan, islamcıların hala daha zır zır ağladığı türkçe (anadilde) ezan ve ibadet konusunda imam-ı azam’ın görüşüne bakmak ister misiniz? bakın bu yorum akla hakaret değil. yiğidi öldür hakkını yeme:

    https://cdn-images-1.medium.com/…56chhdqhbumpaw.png

    kütüb-i sitte’de tüm sahih kitaplarda defaatle bulunan deve sidiği içmenin sağlığa faydalı olduğu hadisini gösterdiğimde bütün hayat realitesi dansözlük yapmak olan bazı islamcı arkadaşlar “ben fıkha bakarım, taklit ederim, mukallitim, hadise bakmak haddime değil” diyerek kaçmaya çalışmışlardı. kaçın bakalım nereye kadar kaçacaksınız kendinizden. yeri gelmişken fıkıhtan imameyn’in deve sidiği içmeye bakış açısını görmek ister misiniz:

    https://cdn-images-1.medium.com/…ndmlz6knuzywyw.png

    imam-ı azam'ın inandığı islam kendi halinde şarap içen adamın şarap küpünü kırmayı öğütleyen metinlere iman etmektir:

    https://cdn-images-1.medium.com/…-cie80qcgss6q.jpeg

    imam-ı azam'ın cariye hukukunu bugün hiçkimse size anlatmaz. çünkü bunların sizin kafanızı karıştıracağını düşünür. size anlatılan şudur: evet osmanlı padişahları bir sürü cariye ile birlikte oldular ama hepsi ile imam nikahı kıydılar. bu yalandır arkadaşlar. şeriatta bir erkeğin bir kadın ile yatmasının iki yolu var:
    1-nikah
    2-mülkiyet

    kadın kölelerin tümü ile nikahsız yatabilirsin ki bu zaten tecavüz anlamına gelir. hiçbir köle efendisi ile gönüllü sevişmez çünkü hiçbir köle kadın köle olmayı istememiştir, istemez. sen ister miydin mesela köle bir kadın olup efendinle yatmayı?

    orta çağda cariye elde etmede yöntemler:
    1- bir memleketi işgal eder, yakıp yıkarsın, erkeklerini öldürür kadınlarını ve çocuklarını köle edersin.
    2- afrikadan zenci köle getirir pazarda satarsın.
    3- köleden doğma çocukları köle olarak satarsın.

    cariye denen şey pazardan para ile alınan kadın veya kız çocuğudur. özellikle seks amaçlı kullanmak için kız çocuğu alınır ve satılır. peki imam-ı azamdan şerh edildiği söylenen metinlerde bu durum nasıl anlatılır:

    şurada açıkça belirtilmiş:

    https://cdn-images-1.medium.com/…x0jnrzyw3ovsw.jpeg

    fakihin kendi tabiri ile vajinanın helal olduğu durumlar:
    cariye ile cinsel ilişkinin şartı: satın almak, mülkiyet
    hür kadınla cinsel ilişkinin şartı: nikah

    ve buralarda cariye hukukuna dair detaylı senaryolar işlenmiş:

    https://cdn-images-1.medium.com/…xbx-xxuwwavjq.jpeg

    https://cdn-images-1.medium.com/…xoxsgbfez8r2ea.png

    peki mesela iki adam ortak bir cariyeye sahip olabilir mi? sahip olursa ve içlerinden biri cariyeyi hamile bırakırsa çocuğun durumu ne olur?

    https://cdn-images-1.medium.com/…m_zw3ttsa9ybg.jpeg

    kısas davalarında kadınlar şahitlik yapamaz mı? neden? kadınlar maymun mudur? kafaları basmaz mı? kadın insan değil mi? ayırt etme gücü yok mudur? ne düşünüyor bu konuda imam-ı azam?

    https://cdn-images-1.medium.com/…cn-tqlr3mztyg.jpeg

    mesela cariye'nin veled-i zina olması halinde onu satınalan kişinin iade hakkı doğar mı? ne diyor bu işe imam-ı azam efendi?

    https://cdn-images-1.medium.com/…m-f9nw53bpqeq.jpeg

    şu örnekte de dinden çıkanın öldürülmesi, hırsızlık yapanın eli kesilmesi köle hukuku üzerinden değerlendirilmiş, böyle bir köleyi satın alana ücreti iade edilmeliymiş:

    https://cdn-images-1.medium.com/…6fxfipr8duuwa.jpeg

    mesela bir ülke ile savaştınız ve erkeklerini öldürdünüz. kadınlar ne olacak? cariye aldınız, köle ettiniz kendinize. gerçekten esir kadınlardan cariye alınır mı? imam-ı azam'ın bu konudaki fikri nedir?

    https://cdn-images-1.medium.com/…izk23afbxzoba.jpeg

    bu kitapların hiç birini ben yazmadım, sizin inancınıza göre imam-ı azam ve ardından gelen fakihler silsilesi yazdı/yazdırdı. yazılanları burada paylaşıyorum sadece.

    türkiye'nin çoğunluğu evet çelişkili bir şekilde bu kitapları yazanlara inanıyor ama bu kaidelere inanmıyor artık. dini sembolik şekilde yaşıyor. ezan, millet, camii, türban, hilal vs. sadece sembollerle çevrili bir dini yaşayıp kendilerini ehli sünnet sanıyorlar. artık bu işin adını koymanın vakit geldi.

    sünnilik şeriat istemektir, yukarıdaki tüm kurallara inanmaktır. türkiye'de gerçek sünni oranı, gerçek şeriat isteyenleri bile saysak en fazla %10-15'tir.

    islamda reform anadoluda son yüzyılda pratikte gerçekleşti. sadece başta tüm bu kaideleri halktan saklayan diyanet olmak üzere, ilahiyat fakültelerinin ve islamcı entelektüellerin bunu teoriye dökmesi kaldı. bu saatten sonra bu halkı imam-ı azam'a inandıramazsınız: bu halkın büyük kısmı derinde çelişkisahibi de olsa kimsenin şarap küpünü kırmak istemiyor. artık herkeste vicdan özgürlüğü var, eskisi gibi şeriat korkusundan, padişah korkusundan köşeye sinip çekilmiyor kimse: laiklik sayesinde vicdanlar özgür kaldı. türban takıp da "herkes istediği gibi giyinsin" diyen kişi imam-ı azam'ın yolundan değildir arkadaşlar. imam-ı azam'ın yolu sokağa bir kadının başı açık çıkmasını -gayrimüslüm bile olsa- yasaklar.

    fahişe şeyh'e ne demiş? sen bakalım şu göründüğün adam mısın?

    sizler bakalım şu göründüğünüz adamlar mısınız?

    gerçek islam sizce imam-ı azam'ın inandığı islam mıdır?
    başka türlü bir islam mümkün müdür?
    ***
    dinle dinsizliğin arası bir tek soluk
    düşle gerçeğin arası bir tek soluk
    aldığın her soluğun değerini bil
    bütün yaşamak macerası bir tek soluk
    (ömer hayyam, 12. yy)
6 entry daha