şükela:  tümü | bugün
221 entry daha
  • krakow'a gidiyorsanız burayı görmeden sakın dönmeyin.

    tık
    tık tık

    birkaç gün önce orada bulundum, hatıralarım silinmeden, hislerim zayıflamadan hakkında birkaç şey yazmak istiyorum, öncelikle her ne kadar auschwitz hakkında çok şey izleyip okusanız da mutlaka bir rehber eşliğinde gezmelisiniz çünkü onlar hem her şeyi biliyorlar hem de bu kamptan kurtulmuş insanlarla birebir görüşmüşler ve inanılmaz değerli bilgilere sahipler, benim grubumda 11 kişiden 10'u britanya'dandı yani tek native speaker olmayan bendim, açıkçası kendimi biraz kötü hissedecektim ki rehber bana dönüp burada native speaker olmayan yalnızca ikimiz varız deyip güldü, aksanı da hiç fena değildi gerçi, tık, hatta bir ara o kadar etkileyici şeyler anlattı ki normal bir insan evladının gözyaşlarını tutması imkansızdı, birkenau'da yürürken ingilizler arkada kalınca kendisiyle yalnız kaldım ve auschwitz'ten kurtulan biriyle tanışıp tanışmadığını sordum, "sık sık konuşuyoruz hep iletişim halindeyiz." dedi, ben "bu soğuğa nasıl dayanmışlar, vücudumun yarısını hissetmiyorum." dedim, bana bakıp "şu anda muhtemelen 5 kat kıyafet giyinmişsin ve burası yalnızca eksi beş derece, yolun büyük bölümünü de sıcak otobüsle geldik, onlar -20 dereceye varan soğuklarda yalnızca ince bir pijama ile saatlerce bizim birazdan varacağımız yere yürüdüler." dedi, ki gercekten kanım dondu adama cevap veremedim, yolun geri kalan kısmını sessizce yürüdük. neyse birkenau'dan evvel auschwitz'ten bahsetmek istiyorum,
    tık
    tık tık

    her yeri anlatmaya kalksam sabaha kadar yazmam gerekir birkac yerden bahsedebilirim sanırım,

    - burada çocuklar ölüme gittiklerinden habersiz yürüyorlar, naziler yahudiler'i kampa çağırırken çalıştıramayacakları yahudileri öldüreceklerini çalıştırabilecekleri yahudileri de öldürene kadar ağır şartlar ve işkenceler altında çalıştıracaklarını söylemediler tabii ki ve yahudilerin çoğu da neyle karşılaşacaklarını bilmeden kamplara gittiler, çocukları çalıştırarak verim alamayacakları için onlar direk kullanışsız sınıfındaydılar ve öldürülüyorlardı,

    - şurada resimde bulunan çocuklara kilitlenmiştim, uzun süre gözümü alamadım, özellikle resmin tam ortasında bulunan tatlı çocuğa uzun süre baktığımı gören rehber bana bakıp "useless, so, he was killed" gibi bir cümle kurdu, yani orada insan o binanın içinde göz yaşlarına engel olamıyor,

    - insanlar bavullarıyla, mutfak eşyaları ile, tarakları ve fırcaları ile gelmişler bu kampa, karşılacakları manzaradan habersizlermiş,

    - bazen bu kücük boşluğa 4 yahudiyi tıkıp günlerce orada bırakıyorlarmış, tabi bu yıkılmış hali, bu boşluğu 4 duvar olarak düşünün,

    - bu kapı hepinizin bildiği gaz odalarının girişi,

    - gaz odalarına atılan gazlar da bunlar, yine bir yahudi tarafından icat ediliyor, naziler o yahudi'yi de öldürmüşler tabii ki,

    - gaz odalarına girince rehber bir şey anlatmayacağını, o insanların anısına orada yalnızca sessizce bulunmamızın doğru olacağını söyledi,
    tık
    tık tık

    sonra birkenau'ya geçtik otobüs ile, orası da auschwitz 2 olarak biliniyor,

    - zaten auschwitz'de donmuştum soğuktan, rehber "birkenau'da daha da üşüyeceksiniz." dedi. birkenau'yu şu ünlü fotoğraftan biliyorsunuz, her ne kadar ben güzel çekemesem de,

    - auschwitz'te iken daha ne kadar kötü olabilir ki diyordum, birkenau'yu görünce daha kötüsünü görmüş oldum, burada 6 tane gaz odası ve 4 tane ölü yakma odası vardı, yüzbinlerce insan acı verici tıbbi deneylerde kullanılmış ve işkence altında calıştırılmışlar,
    tık

    - bu tahta yataklarda tamamen yalıtımsız binalarda, bir yatağın üstünde 8-10 kişi yatıyorlarmış soğukta,
    tık
    tık tık

    bunlar da bizim ingilizler, sağolsunlar yol boyunca ingiliz mizahından yoksun bırakmadılar bizi, yaşlı bir teyze elimdeki suya bakıp "o votka ise ve ikram etmiyorsan kendinden utanmalısın." gibi bir şeyler söyledi bir ara.

    hatırlatmak istediğim bir şeyler daha var bu soykırım hakkında, bu soykırıma almanya tüm ülke olarak destek vermiş, yalnızca alman hükümeti değil. alman mühendisler, doktorlar, avukatlar, yani okumuş entelektüel kesimin bile payı var, özel alman şirketleri hem destek vermişler hem de faydalanmışlar bu soykırımdan. koskocaman bir devletin örgütlü olarak yahudilere soykırım uygulamasından bahsediyoruz, bu soykırımın sonunda dünyadaki yahudi sayısı yarıya iniyor. insanın aklı hayali vahşetin boyutlarını kavramaya yetmiyor, fakat yaşanmış bu, insanlar örgütlenip bu vahşeti yaşatmışlar. bu iki kampı mutlaka görmelisiniz, insanın hayata bakışını kökünden sarsıyor, ben burada gördüklerimin ve hissettiklerimin tabii ki çok küçük bir bölümünden bahsettim. bir de eklemeden geçmeyeyim, buraya yerleştirilen 1,3 milyon esirden 1,1 milyonu vahşice öldürülmüş.
83 entry daha