şükela:  tümü | bugün
  • misket veya bilye veya kim bilir daha neler neler denilen minik kurelerin muhtelif modelleri. sizi pek ilgilendirmeyecek bir bicimde, birkac gun once evi toplayip temizlerken, ugruna yillarimi verdigim misketlerimi buldum. uzun bir sure boyunca cesitli cinsleri incelesem de, bazi turlerin isimlerini hatirlayamadim. burada hatirlayabildigim misket turlerinin birkaci, cesitli entrylerde de ismen bulunuyor, ancak uzun tanimlara rastlamadim. benim atladigim turleri baska yazarlar tamamlayabilirlerse cok sevinirim. ya da belki de sevinmem, simdiden duygularimi ipotek altina sokmayi uygun bulmadim.

    bu entrydeki siniflandirmayi, misketlerin boyutlarina gore degil de uzerlerindeki desen ve uretildikleri maddeye gore yaptim. kuskusuz mahalleden mahalleye bile degisen isimler soz konusu oldugunda, "aa ben bunu baska adla biliyorum" diyenler de cikacaktir. ben misket turlerini kinaliada'daki isimleriyle yaziyorum.

    turk: en degersiz misket turu. saniyorum bu ismin verilmis olmasinin nedeni, miktar olarak en cok rastlanan cins olmasiydi. ayrica ne desenleri digerlerininki gibi havaliydi, ne de misketler dayanikli olurlardi.
    [gorunus: icinde "damar" veya "yaprak" denilen renkli cizgiler olan renksiz, seffaf misket.]

    kemik: turkten sonraki en degersiz ikinci misket turu. en degersiz ikinci miskettir ama, bu bile onu cok degerli kilar. adini solgun beyaz renginden alirdi. kemikler turklere kiyasla daha guzel gorunuslu ve (bu gorunusun zihinde olusturdugu kirilganliga ragmen) daha dayanikliydilar. tek defolari, turklere kiyasla zor asindiklari icin daha az puruzlu yuzeylere sahip olmalari, bu nedenle asla atis misketi* olarak tercih edilmemeleriydi.
    [gorunus: uzerinde parlak renkli bantlar veya acik renkli damarlar bulunan, soluk beyaz misket.]

    gazoz: misket konusundaki en cahil kisinin bile, gorunusu sayesinde taniyabilecegi yegane misket turu. degerleri kemiklerle ayni olmasina ragmen, genelde ortaya konmayan gazozlar, bircok oyuncunun favori atis misketleriydiler. oynaya oynaya zaman icerisinde mukemmellesen yuzeyleri sayesinde hedefini bulan gudumlu misket haline donusurler, zafere ulasan cocuklar da gazozlarini gunese dogru tutarak icindeki baloncuklara bakar, sonra da misketlerini opup o zamanin modasi olan freebaglerine kaldirirlardi. bu ozellikleri nedeniyle gazozlar pek yere konmaz, ancak kumar hirsiyla gozleri kararan cocuklar ellerinde baska misket kalmamissa gazozlarini ortaya cikarirlardi.
    [gorunus: icinde kucuk baloncuklar olan seffaf, teoride renksiz olmasina ragmen pratikte (oynandigi icin) acik gri-sari tonlarinda misket.]

    mermer: bildigimiz mermerle hic ilgisi bulunmayan, kemik ve gazozla ayni degerdeki misket turu. mermerler cok nadir bulunurlardi, aslinda kemiklerle ayni olmalarina ragmen, bu ozellikleri nedeniyle bazi oyunlarda daha degerli sayildiklarini da hatirliyorum. fakat bunun icin tum oyuncularin mermere sahip olmasi gerekirdi, haksiz rekabeti onlemek icin alinan bir onlem olsa gerek. simdi dusunuyorum da, kapis-free kurallarimizla oldukca adaletli bir oyun ortami yaratmisiz.
    [gorunus: beyaz fon yerine siyah fona sahip, kemik ikizi misket.]

    uzay: oyuncularin yasi ilerledikce heyecani ve oyunun sonundaki odulun degerini arttirmak icin turk yerine ortaya konan misket turu. uzaylar bence turklerden daha cirkin olurlardi, isin kotusu turklerden bile dayaniksiz olurlardi, ancak malesef cogunlugu olusturan zevksiz misketciler uzaylarin gorunusunu cok begendikleri icin onlara yuksek deger bicmislerdi. ne zaman uzay utsem hemen takas yapar, varsa mermer, yoksa kemik alirdim. ustelik uzay benim sevdiklerimden daha degerli oldugu icin, freebagim daha da agirlasir, eve donulen yolda daha cok ses cikarir, beni mutlu ederdi.
    [gorunus: mavi camin uzerine, nasil yapildigini bir turlu anlayamadigim, metalik mavi-gumus yuzeyli misket.]

    maden: en sade, dayanikligi disinda hicbir albenisi olmayan misket turu. madenlerin icinde turkler gibi damar ya da gazozlar gibi baloncuk olmazdi. dislarinda da hicbir desene veya uzaylardaki gibi "kaplama"lara rastlayamazdiniz. daha da fenasi, madenlerin renkleri de hic guzel sayilmazdi. yine de fiziksel ozellikleri ve minimalist cekiciligi nedeniyle turklerden daha degerli kabul edilirlerdi.
    [gorunus: ici veya disinda hicbir deseni olmayan, tek renkli (neredeyse her zaman yesil) seffaf misket.]

    petrol: cok kolay asinip yuzeyi puruzlenen, yerdeyken karanlik, gunese tutuldugunda isil isil misket turu. petroller, ismin aksine, cok nadiren koyu yesil olurlardi. en klasik petrol rengi, ustune vuran isiga gore mor ile lacivert arasi gozuken maviydi. ayrica, koyu yesil ve yerde koyu kahverengi, isikta kizil gozuken petroller bile vardi. tanidigim butun iyi oyuncular, eger gazozla oynamiyorlarsa, atis icin petrol kullanirlardi. gercekten de, petrol kazandirana kadar cok cile cektirir, ancak bir kez de kivama geldi mi, servete acilan kapi olurdu. hatta, bunun mantikliligi tartisilir ama, her oyuncunun atis stiline gore, petrolunun farkli bir dokusu oldugu soylenir, o yuzden eger birisi bir baskasinin petrolunu kazanmissa asla onunla oynamazdi. ben de kaflik olarak petrol kullanirdim, hatta yillar boyunca hep ayni tek misketi attigim icin uzerine olusan tuhaf yuzeyin parmak izime benzedigini dusunurdum. atis icin kullandigim petrolumu asla kaybetmedim, onun lacivert-koyu yesil arasi, baska kimsede gormedigin rengine hayran hayran bakip, cok buyuk yuzdeyle kazandim. adanin en iyi misket oynayan cocuklarindan biri olmami da, yillar boyunca cok pratik yapmis olmama degil, petrolumun atis stilime ve parmaklarima birebir uymasina bagliyordum.
    [gorunus: yerdeyken cok mat ve koyu renkli, isiga tutuldugunda tonu acilan, tek renkli desensiz misket.]

    porselen: bugun yurtdisinda, harrods olsun la fayette olsun buyuk department store'larda minik fileler icinde kolaylikla gorulebilecek misket turu. porselenler miskete ilgimizin (en azindan oyuncu olarak) azalmaya basladigi, eski rekabetlerin yasanmadigi gunlerde ortaya cikmisti. aslinda gorunusleri nedeniyle cok cazip ve dikkat cekiciydiler, ancak benim dahil oldugum nesil artik oyundan uzaklastigi icin, gereken heyecani uyandiramamisti. porselenlerin gercekten porselenden yapilmis oldugunu saniyorduk, ne var ki bir gun dedemin mahmutpasa'daki dukkanina giderken (galiba uzuncarsi'da) yuzluk paketlerde porselen misket satildigini gordugumde ve ayni tecrubeyi sirkeci'den adaya gelecek vapurlarinin kalkmasina vakit oldugu icin oralarda gezen diger cocuklar da yasadiklarinda, porselenlerin gozumuzdeki degeri cok dusmustu. emek verilerek utulecek bir misketin parayi bastirarak yuzluk pakette satin alinmis olabilecegi skandali kabul edilemezdi. boylece bir nesil misket oynuna tamamen sirtini donmus oldu. bazilari freebaglerini tum ganimetleriyle birlikte yasca kendinden kucuk kardeslere, kuzenlere, arkadaslara bagisladilar. bense, ya cimrilikten ya da deger bilirlikten, annemin kuzenime vermek uzere el koydugu misketlerimden kurtardiklarimi suslu bir teneke kutuya doldurup sakladim.
    [gorunus: yalnizca uc renkte olabilen (parliament mavisi gibi kuvvetli bir mavi, turkuazimsi yesil, kavunicine calan sari) tek renkli cok parlak misket.]

    hayir ben kendimi kaybedip gunluk yazar gibi entry yazdim ama, siz neden buraya kadar okudunuz hic bilmiyorum.
4 entry daha