şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • onlarca sene önceki edebi eserlerdeki türk insanının profiline baktığımızda bile eskiden beri öyle olduğunu görürürüz. zannedersem içimize işlemiş bu hüzün, sinir, mutsuzluk...

    -tramvayda hiç kimse gülümsemiyordu. hepsinde yük taşıyan insanların yorgunluğu ve bezginliği var. tramvay onları bir tarafa götürmese, hepsi, oldukları yerde senelerce kalacaklarmış gibi ezik ve bitik. hepsinde bir bedbinlik. en küçük sebeplerle kavgaya bahane arıyorlar. (peyami safa - fatih harbiye)

    -bugün fransızca okumak, sürekli giysi değiştirmek, moda yapmak çılgınlıklarından, soğukluklarından, boş bir burun büyüklüğünden, anlamsız ve uygunsuz bir üstünlük savından başka bir şey yoktu... alafrangalık bir veba gibi içimize girmiş, dudaklarımızın gülümsemesini silmiş, elbiselerimizi parçalamış, pabuçlarımızı atmış, güzelleştiren kınalarımızı bile ortadan kaldırmıştı. eşyamızı, giysilerimizi değiştirirken ruhlarımızı da değiştirmişti; her şey yalan, her şey sahte, taklit oldu. mutluluk uzak bir düşe, erişilmez bir düşünceye dönüştü. adetlerimizle birlikte sevinçlerimiz de söndü. şimdi şaşkın ve acılı bir kuşak... her şeyden nefret eden, her şeyi kötü ve karanlık gören, berbat, hasta, iyileşmesi olanak dışı bir kuşak, ah şimdiki hastalıklı ve veremli bir çevre! (ömer seyfettin - bahar ve kelebekler)
205 entry daha