şükela:  tümü | bugün
10 entry daha
  • sadece popper'ın falsifiability'sine değil kuhn'nun incommensurability'sine de saldırmış bilim felsefecisi. bence olaya çok doğru bir açıdan yaklaşmış ve çözmüştür. özetle kuhn'un bilimin nasıl çalıştığına dair tarihsel analizini (paradigmalar, anomaliler, devrimler vb.) ve popper'ın bilimin nasıl çalışması gerektiğine dair felsefi görüşünü, (yanlışlanabilirlik, bilimsel metot) birleştirmiştir.

    bu noktada kuhn'un hafif relativizme kayan görüşlerini, incommensurability yada objektif gerçeğin olmadığı gibi, törpülemiş ve ayakları yere basan görüşlerle değiştirmiştir. mesela kuhn'un paradigması şekil değiştirip research programme olmuştur. popper'ın ise sadece ideal durumlarda çalışan fikirlerini, mesela teori yanlışlandığı an değiştirdiğimiz gibi, yumuşatmıştır ve gerçek dünyaya uyarlamıştır. örneğin bir teoride anomaliler ortaya çıkmaya başladığında direkt teoriyi çöpe atmadığımızı, üzerinden biraz zaman geçtikten sonra yanlışladığımızı savunmuştur. ve bunu kuhn'un tarihsel fikirleriyle birleştirmiştir.

    ortaya çıkan şey ise bugün az çok bilimin nasıl çalıştığına dair gerçeğe en yakın olan modeldir.