şükela:  tümü | bugün
640 entry daha
  • ''hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. derin bir huzurla her yerimi saran o harika altın an belki birkaç saniye sürmüştü, ama mutluluk bana saatlerce, yıllarca gibi gelmişti.'' satırlarıyla başlayan, ''herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım." cümlesiyle biten orhan pamuk romanı. ilk cümlesi sayesinde şahane başlıyor, kaldıramayacağım dozda bir arabeskle ilerliyor ve muazzam bir şekilde bitiyor. kitabı bugün bitirdim, ortasında bıraksaydım çok kötü diyebilirdim ama şu an kafam karmakarışık kitap beni ezdi geçti resmen.

    --- spoiler ---

    70'lerin sonu 80'lerin başında geçen kitapta türkiye oldukça kötü günler geçirse de orhan pamuk siyaset muhabbetine bulaşmadan yine şahane bir türkiye panaroması çizmiş. bu adamın kitaplarında en çok neyi seviyorsun diye sorsalar düşünmeden bunu söylerim herhalde. ülke sağ-sol davasıyla kaynıyor, askeri darbe oluyor ama kitapta hayat bir şekilde devam ediyor. insanlar aşık oluyorlar, evleniyorlar, ayrılıyorlar. aşk romanı olduğu söylense de 2 tane takıntılı ve inatçı insanın saplantılarını okuduğumu düşünüyorum. bana kalırsa kitabın en büyük artısı da bu zaten; 8 sene süren o saplantılı ruh hallerini, kemal'le füsun'un ilişkisini şahane yansıtmış. kitabı okumadan önce aşırı gel-gitli, herkesin olaya müdahil olduğu ve birbirine tren yaptığı bir nişantaşı hikayesi beklemiştim ama çukurcuma'da 8 sene boyunca çay içip tv izlediler arada da darbe oldu. * 8 sene lan 8 sene düşündükçe çıldırır insan.

    herkes gibi ilk cümlesiyle son cümlesini ben de övdüm ama kemal'in şoförü çetin efendi'nin ağzından yazılan ''onlar, füsun ile kemal, aslında ikisi de çok iyi, çok saf insanlardı ve birbirlerine çok uygunlardı, ama allah onları birleştirmemişti ve bizler de bunu çok fazla sorgulayacak durumda değildik.'' cümlesi beni mahvetmeye yetti, gittim rakı doldurdum.

    --- spoiler ---

    gerçek bir nişantaşı ve beyoğlu aşığı biri olarak bu adamın kitaplarını hep çok sevdim, ama okumaktan en büyük keyif aldığım romanı kesinlikle buydu. en yakın zamanda müzesini de gezmek lazım. valla ne yazsam şu kitaba layık olamayacakmış gibi hissediyorum en iyisi kısa keseyim.
358 entry daha