şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • sayıları hayli fazla olan hayvanlardır. kendimizi doğanın efendisi olarak görme yanılgısındayız malum. bunu da çoğunlukla "alet kullanımında başarılıyız" argümanıyla destekliyoruz. ancak durum pek de öyle değil. alet kullanabilen ve bunu farklı yaşam alanlarına sahip olmalarına rağmen çeşitlilikle yapabilen hayvanların sayısı hiç de az değil.

    şempanzeler, orangutanlar, yeni dünya maymunları (22):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.
    4. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    5. yüklenmek, kaldıraç kullanmak.
    6. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    7. engellemek.
    8. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    9. kazmak.
    10. çizmek, ovmak.
    11. vurmak, çakmak.
    12. asmak.
    13. silmek.
    14. içine sokmak, yoklamak.
    15. düşürmek.
    16. ulaşmak.
    17. emdirerek sıvı taşımak.
    18. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.
    19. vurmak, dövmek.
    20. batırmak, saplamak, delmek.
    21. simgeleştirmek.
    22. kesmek.

    bonobo (21):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.
    4. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    5. yüklenmek, kaldıraç kullanmak.
    6. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    7. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    8. kazmak.
    9. çizmek, ovmak.
    10. vurmak, çakmak.
    11. asmak.
    12. silmek.
    13. içine sokmak, yoklamak.
    14. düşürmek.
    15. ulaşmak.
    16. emdirerek sıvı taşımak.
    17. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.
    18. vurmak, dövmek.
    19. batırmak, saplamak, delmek.
    20. simgeleştirmek.
    21. kesmek.

    goriller (20):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.
    4. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    5. yüklenmek, kaldıraç kullanmak.
    6. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    7. engellemek.
    8. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    9. kazmak.
    10. çizmek, ovmak.
    11. vurmak, çakmak.
    12. silmek.
    13. içine sokmak, yoklamak.
    14. düşürmek.
    15. ulaşmak.
    16. emdirerek sıvı taşımak.
    17. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.
    18. vurmak, dövmek.
    19. batırmak, saplamak, delmek.
    20. simgeleştirmek.

    eski dünya maymunları (19):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.
    4. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    5. yüklenmek, kaldıraç kullanmak.
    6. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    7. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    8. kazmak.
    9. çizmek, ovmak.
    10. vurmak, çakmak.
    11. asmak.
    12. silmek.
    13. içine sokmak, yoklamak.
    14. düşürmek.
    15. ulaşmak.
    16. emdirerek sıvı taşımak.
    17. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.
    18. vurmak, dövmek.
    19. batırmak, saplamak, delmek.

    kuşlar (18):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.
    4. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    5. yüklenmek, kaldıraç kullanmak.
    6. engellemek.
    7. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    8. kazmak.
    9. çizmek, ovmak.
    10. vurmak, çakmak.
    11. silmek.
    12. içine sokmak, yoklamak.
    13. düşürmek.
    14. ulaşmak.
    15. emdirerek sıvı taşımak.
    16. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.
    17. vurmak, dövmek.
    18. batırmak, saplamak, delmek.

    filler (12):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    4. engellemek.
    5. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    6. çizmek, ovmak.
    7. silmek.
    8. içine sokmak, yoklamak.
    9. düşürmek.
    10. ulaşmak.
    11. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.
    12. vurmak, dövmek.

    etoburlar (10):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.
    4. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    5. yüklenmek, kaldıraç kullanmak.
    6. engellemek.
    7. çizmek, ovmak.
    8. vurmak, çakmak.
    9. ulaşmak.
    10. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.

    kemirgenler (8):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    4. engellemek.
    5. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    6. kazmak.
    7. ulaşmak.
    8. sürüklemek, döndürmek, tekmelemek, tokatlamak, ittirmek.

    gibonlar (8):
    1. fırlatmak.
    2. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    3. çizmek, ovmak.
    4. asmak.
    5. içine sokmak, yoklamak.
    6. düşürmek.
    7. ulaşmak.
    8. emdirerek sıvı taşımak.

    böcekler (7):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.
    4. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    5. vurmak, çakmak.
    6. içine sokmak, yoklamak.
    7. düşürmek.

    balina ve yunuslar (6):
    1. fırlatmak.
    2. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.
    3. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    4. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.
    5. kazmak.
    6. silmek.

    toynaklılar (4):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    3. kazmak.
    4. çizmek, ovmak.

    kafadanbacaklılar (4):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. engellemek.
    4. kazmak.

    kabuklular (3):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    3. engellemek.

    prosimiyenler (3):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. gözdağı vermek, el sallamak, sarsmak.
    3. destek koyup tırmanmak, denge sağlayıp tırmanmak, köprü oluşturmak, yerini değiştirmek.

    örümceğimsiler (3):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. fırlatmak.
    3. tuzak kurmak, kandırmak.

    karındanbacaklılar (2):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
    2. yüklenmek, kaldıraç kullanmak.

    balıklar (2):
    1. fırlatmak.
    2. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.

    timsahlar (1):
    1. kontrol etmek ya da taşıma amacıyla sıvı veya nesne kullanmak.

    çiftyaşamlılar (1):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.

    denizkestaneleri (1):
    1. bedene nesne yapıştırmak, tutturmak, örtmek.
1 entry daha