şükela:  tümü | bugün
2193 entry daha
  • mabel matiz hadisesi uzerinden bir turkiye degerlendirmesi.

    türkiye ve gavurlar
    (10 mart 2017, serdar kaya)

    sosyal medyada hazin bir haber paylasiliyor: "şarkıcı mabel matiz, dün konya’ya gitti ve hz. mevlana’nın türbesinin kapısı önünde bir hayranının isteğini kırmayarak onunla fotoğraf çektirdi. ancak sonrasında ünlü şarkıcının tepkisine yol açan bir gelişme yaşandı. / hayranı, kendisiyle çektirdiği fotoğrafı, homofobik hakaret içeren 'topsun falan ama birkaç şarkın güzel' notuyla paylaştı." http://t24.com.tr/…esajina-boyle-cevap-verdi,392824

    bu turden ikiyuzluluklerle maalesef ben de cok karsilastim. misal, adamin biri gayet nazik bir uslupla bir soru sorar. kirmak istemezsin, vakit ayirip yardimci olmaya calisirsin. sonra bir bakarsin, gitmis sosyal medyada, "ula herife ... diye sordum bana ... dedi puhahahaa" gibi bir paylasimda bulunmus!.. dahasi, sozlerimi yapacagi "komik"lige hizmet edecek sekilde egip bukmus...

    epey yaygin bir tavir bu. yani oyle bir iki curuk elmadan degil, curumeye yuz tutmus bir kulturden soz ediyoruz. ama neden boyle? yani bu turden cirkin tavirlar turkiye'de neden bu kadar yaygin? eskiden de boyle miydi, yoksa bir tarihten sonra mi boyle oldu? bu sorularin cevaplarindan emin degilim. ama boyle bir kulturun insanlari birbirlerinden uzaklastirdigi ve hic kimsenin bir baskasina kolay kolay guvenemedigi bir ortam urettigi muhakkak gibi.

    neticede bir seyler yaziyor, soyluyorsunuz ve bunlara samimiyetle ilgi gosteren insanlar oluyor. ama ortalik boyle insanlarla dolu olunca ictenlikle yazilmis gibi duran mesajlara dahi zaman zaman cevap vermek istemeyebiliyorsunuz.

    kendi kendini yok etmeye mahkum olan bir kultur bu... turkiyelilerin (ve ozellikle milliyetci-maneviyatci kesimin) dunyayi daha cok tanimasini biraz da bu yuzden istiyorum. zira herkesin boyle olmadigini, hatta cogu toplumun boyle olmaktan epey uzak oldugunu gorerek kendilerindeki tuhafliklari fark etmeye baslayacaklarini umuyorum.

    tabii yurtdisi tecrubesinin ters yonde etkilerine de cok rastladim. "pis", "gavur", "kafir", "ahlaksiz" dedikleri insanlari gorup taniyinca dunyasi yikilan coklari, yurtdisinda eskisinden de kaba bir milliyetcilige savrulabiliyor. anlasilmaz bir durum degil, gayet tipik bir "beklenti ihlali" vakasi: http://www.serdarkaya.com/…ies.php#sosyal-psikoloji

    ama yine de gerceklerle yuzlesme cesaretine sahip olan, acik fikirli insanlarin yurtdisi tecrubesi kazanmalarinin turkiye'ye uzun vadede cok sey kazandirabilecegini dusunuyorum. zira, terakki, insanlarin kendilerindeki ve yasadiklari toplumdaki bir dizi kronik sorunu tespit ve teshis edebilmeleri ile mumkun. tabii milliyetcilerin boyle dertleri yok. onlar kendilerinden gayet eminler. hedefleri turkiye'nin ilerlemesi. ılermekten anladiklari sey ise, "dunya gucu olmak" ve hatta "diger milletlere hadlerini bildirmek"!

    ne var ki, ilerleme kelimesini herkes kaba ve sovenist dusunceler ekseninde algilamiyor. ornegin, norvec dunyanin en mureffeh, medeni ve huzurlu toplumlarindan biri. ama bir dunya gucu olmaktan cok uzak. ancak norvecliler bundan rahatsiz degiller. bir dunya gucu olma ve diger milletlere haddini bildirme yonundeki dusuncelere norvec'te pek rastlanmiyor.

    norveclilerin de bir "ulku"leri, "dava"lari olsa, acaba gercekten de "her iki cihanda" daha mi mutlu olurlardi? yoksa insanlara huzur getirecegi umulan ulkuler ve davalar, zaten hal-i hazirdaki huzursuzlugun sebebi mi? kendi toplumlarina dahi huzur getirememis olan insanlarin gercekten de dunyaya verecekleri bir seyleri olabilir mi?

    url: https://www.facebook.com/…ter/posts/157381457598100

    tema:
    (bkz: türkiye politikaları /@derinsular)
31 entry daha