şükela:  tümü | bugün soru sor
50 entry daha
  • en son izlediğim king kong 90'larda cine 5 üzerindendi. jackson'ınkini izlemedim, oldum olası çok hayran değilim ama uzak duracağım bir yapım da olamaz. çocukken okuduğum kayıp dünya diye bir kitaba da çok benzettim orada da bir bilim heyeti değişik diye bir yere gidiyor bilimum yaratık bunlara musallat oluyordu.

    film de beklentimi karşılıyor ve bana güzel, sıkılmadan geçen 2 saat veriyordu. ancak işin sinema tarafına bakınca, muazzam görseller ötesinde sürekli kafamda sorular dönüp durdu. bir ara acaba bir üçlemeye ortasından mı daldım diye düşündüm.

    --- spoiler ---

    bir defa film müthiş başladı o tarihi bölümler çok hoşuma gitti. nükleer denemelerden bahsedince dev yaratıkları bu nükleer denemelere bağlayacaklar sandım. güzel fikir dedim ama profesör gibi adam, deneme değildi oradaki bir şeyi öldürmeye çalıştılar dedi. demek ki orası hali hazırda biliniyor. hadi kayıtlar kayboldu falan, onca bomba oradaki yerli halka zarar dahi vermemiş fıldır fıldır geziyorlar.

    filmde sürekli olarak bir şeyleri vaad edip sonra da göstermeme durumu mevcut. aslında sıkılmadan izlemeyi biraz bu sağlıyor. sürekli her sahnede gizem veriliyor ancak filmin sonunda hiç biri izah edilmiyor. mesela, yerliler. nereden geldiler, neden konuşmuyorlar, neler yaşadılar. hiç anlatılmadı. sonra orada yaşayan asker, japon arkadaşından bahsetti. savaşıyorlar ama zor durumda kalınca arkadaş oluyorlar. güzel bir alt metin ve geliştirilebilir ancak tam güzel savaş karşıtı bir anlatım geliyor derken adam konudan bir saniye içinde kopuyor hadi gidelim diyip bir daha açılmamak üzere kapatıyor mevzuyu. gene aynı adam, dev karıncalar aman ha muhabbeti yapınca film boyunca karınca bekledim. baya da merak ettim ancak yine bu muhabbet yapıldığı ile kaldı.

    bazı bölümler o kadar hızlı atlıyordu ki film kesilmiş hissi verdi. bir yere gidiyorlar, çat diye bir anda başka yere geçiyorlar.

    bu hızlı akış filmi izleme esnasında keyifli kılsa da bitince bir yarım kalıyorsunuz. adamın ailesi ile buluşmasını izledik güzel de adaya noldu, gazeteci kız neler yaptı, insanlar öğrendi mi. asıl olay gene atlandı.

    en sevdiğim iki sahne, kong'un dev mürekkep balığını yemesi ve klasik ben öleyim de şunu da patlatayım mantığına sahip askere, yaratığın napıyor bu diye bakarak riske girmeip kuyruk vurup fırlatması.

    son olarak, yaratığın karnında sürekli patlayan flaş ile yaratığı takip etme, eski jurassic park filmlerinin birinde dinozorun karnında çalan cep telefonu sahnelerini aklıma getirdi.
    --- spoiler ---
60 entry daha