şükela:  tümü | bugün
49 entry daha
  • baslik altina yazilanlar oecd'nin pisa raporunda turkiye'nin okudugunu anlamada neden 37. sirada oldugunun delili gibi duruyor. ustelik burasi eksisozluk!

    o kadar mesaj yazilmis ve ilk mesajda anlatilan mantik hatasinin yazarlar tarafindan dogru duzgun anlasilmadigini an itibariyle sadece tek kisi dile getirmis; (bkz: #67620878)

    ilk mesaja verilebilecek dogruya en yakin elestiri de tek bir yazardan gelmis. (bkz: #67620089)

    ilk mesajdaki iddianin ozu su; bir tanrinin varligi insanlar ile diyalog kurmasiyla anlasiliyorsa bu sarti ne put uzerinden tapilan x tanrisi ne de kuran'da bahsedilen allah yerine getiriyor. dolayisiyla bu sarti yerine getiremeyen kuran'in tanrisi allah'in baska tanrilari bu sarti yerine getiremiyor diye elestirmesi absurt bir durum oluyor.

    hakli mi? evet hakli.

    gelelim itiraz kismina. bu kisisel bir yorum olacak ama islamiyet put kavramiyla insan zihninde uretilen hayali bir varligli ifade ederken, ona gore allah fiziksel bir varligi isaret eder. allah'in ontolojisi muhammed uzerinden ispatlanir cunku ikisinin iletisim halinde oldugu dusunulur.

    kisaca ucuncu sahilar icin durum sudur; putlara inanan toplumlar icinde inandiklari tanriyla iletisime gecen en az bir kisi bile yokken, islamiyette en azindan muhammed allah ile iletisime gecmis ve varligini ispatlamistir.

    guzel bir savunma midir? evet. peki yeterli midir? hayir.

    bu sefer ortaya su problem cikar; ucuncu sahislardan hicbirisinin muhammed'in yasadigi deneyimi yasamasina imkan yoktur. dolayisiyla ucuncu sahislar icin put ile allah'a inanmak arasindaki tek fark test edilemeyen, tekrarlanamayan bir durum olan muhammed ile allah arasinda olduguna inanilan iletisimdir. dolayisiyla allah inanci pamuk ipligine bagli bu inanca bagli bir dindir. yanlislanamaz, dogrulanamaz, ucuncu sahislar tarafindan test edilemez ve tekrarlanamaz bilimsel olmayan bir bilgiye dayalidir.

    bir goz ardi edilen durum da yukarda durumu izah etmek icin yaptigim bir varsayimin, "putlara inanan toplumlar icinde inandiklari tanriyla iletisime gecen en az bir kisi bile yok", tarihsel olarak gercegi yansitmamasidir. bu tip toplumlarda da tanrilarla iletisime gectigine inanilan buyucu ya da din insanlari mevcuttur. hatta o donem insani icin bu gibi kisiler uzerinden tanrilarla iletisime gecmek olagan bir durumdur. yani o gunun insani tanri ile iletisim olayini bizim bugun anladigimiz gibi sadece tanri ve peygamber arasindaki mucizevi bir olaya indirgemez, onun icin olagandir ve toplum icinde bunu yapan buyucu veya din adamlari zaten vardir.

    zaten o toplumlarda boyle bir anlayis oldugu icin musa, isa, muhammed gibi kisiler (veya bu kisiler gercekte yasamadiysa bile onlar uzerinden anlatilan hikayeler) dogrudan deli sifati almayip itibar gormus ve etrafinda bir kitle toplamistir.

    son tahlilde ayetler aslinda sunu gosteriyor; m.s. 6. yy'da insanligin bilgi birikimi belli bir noktaya geldigi icin tanri anlayisi da degisiyor. toplum icinde onlarca buyucu ya da mistik kisinin tanrilarla iletisime gecmesi dogal karsilanirken zamanla bunun olma olasiliginin az oldugu kavranilmis ve tanriyla olan bu iletisim toplum icindeki tek bir ozel bir kisiye, peygambere indirgenmistir. cok tanrili inanis da hem insanligin dogayi kavrayisi sebebiyle hem de siyasi sonuclar nedeniyle teke indirgenmistir.

    gunumuzde de bu surec devam ediyor. tanri kavrayisimiz degisiyor. bugun icin peygamber denilen bu kisinin de ozel olamayacagini, boyle bir iddia ucuncu sahislar tarafindan test edilip, tekrarlanabilir olmadigi surece iddianin gercegi yansitmayacagini dusunuyoruz. en azindan bir kismimiz artik boyle dusunmeye basladi diyebiliriz.
40 entry daha