şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • gıcık olduğum ispark denen fırsatçıya 5 10 her neyse kaptırmamak için arabamı yürüyeceğim yolu umursamadan nerede bedava bırakabiliyorsam oraya bırakıyorum; genelde uzak ara sokaklara. böylece pahada küçük bir tasarrufun yanında, hem bana spor oluyor hem de ispark'a uygun bir kapak takılıyor. arada bir de elinde elektronik kesik atma makinesi olan işinde gücünde adamların (lafım bunlara değil tabii ki) yanından geçerken, plakamı söyleyip "bir baksana borcum morcum var mı size?" diye soruyorum. bakıp "yok abi" diyince de "oh oh hadi sana kolay gelsin" diyerek içimi de rahatlatıyorum. bu manevi yönü benim için büyük olan tasarrufun tek kötü tarafıysa, yabancısı olduğum muhitlerde arabama geri dönmeye çalışırken önceden belirlediğim nirengi noktalarımı (köşe başlarındaki dükkanlar) unutup, başkalarının sokaklarında yapayalnız kayboluşlarım.
1005 entry daha