şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • haftalardir bahceye dadanan iki yaslarinda siyah bir kediye 'komur' diye seslenmeye basladigindan beri annemde bir "kedizm" hasil oldu. porselen tabakta hazirlanan yemekler, ilitilmis sutler.

    ta ki...

    izmir'de bir agustos sicagi*... bahcedeki atermit'in uzerine sinmis kalmis. beyaz giyinmis kurkunu ama gunes yine de yakiyor. butunu avuc kadar zaten; herseyi koklayip duran ve antenna'larini farkli yonlerde, sese asiri duyarli bir sekilde zirt pirt hareket ettiren, en fazla onbes gunluk bir enik. oraya oylece sinmis, yurumeye mecali yok, olmesi an meselesi...

    anne!, diye seslendim. avucumdaki beyaz seyin ne oldugunu uzaktan anlayamadi tabii ama, yaklasinca ilk lafi "hemen sut cikarayim" oldu. o zamanki "ah guzelim, yazik", bugunku "beyefendi" o gunden beri bizde yer icer: lou.

    adindan mutevellit, burada kaleme alinmasinin nedeni dun aksam itibariyle mercimek yemesidir. annemin, "protein var icinde, ondan yedi" yorumu hayal ufkumu genisletiverdi bir anda: beyefendi oturmus, bir de bacak bacak ustune atmis, elinde piposu, onune gelen yemekleri kabul ya da reddediyor - himm, boyle karbonhidratli seyleri koymayin onume; benim vitamine ihtiyacim var, portakal suyu sikin bana!; misir da patlatin ama yagsiz olsun, bir de star wars'u koyun, simdi de yatin siz - .

    bir yildir her aksam muhabbetteyiz kendisiyle. tiz bir "miyak" deyisime aninda cevap veriyor. ama bu cilvesi bir bana. inceden soruyorum "cisin var mi" diye: 'miyk'. "yemek yiyecek misin oloum?": 'miyyyk'. "bugun ne zamparaliklar yaptin?": 'pchpcpmiyk'. bitmez bu...

    ben ya da babam mutfaga yoneldigimizde bu herifte tik yok. hele bir annem ayaklansin, once kendine yer tutmak ve sunulacak mamaya hazirlik yapmak amaciyla vinnn! bazen oyle acikiyor ki, ayaga kalkmaksizin annem otururken bir bacagini digerinin uzerinden indirse, bizimki kanatlanip mutfaga konuslaniyor. erkeklige bok surdurmemek adina da geri donmeyip, 'ben zaten gelecektim, siz ustune bacaginizi oynattiniz' der gibi orada oylece yatiyor; ta ki yemek verilene kadar.

    oloum benim demek, buyuk keyif.
    evet, ben "kedi seven erkekler" familyasinin bir uyesiyim.
7 entry daha