şükela:  tümü | bugün
1261 entry daha
  • akilah azra kohen'in yazmış olduğu üçlemenin ilk kitabı.

    diğerleri için;
    (bkz: çi)
    (bkz: pi)

    son dönem çıkan dandik kitaplardan değildir. okumayanlara şiddetle tavsiyemdir.

    oldum olası zeki insanları sevmişimdir ki kohen'de bunlardan biri, çıktığı televizyon programları olsun, yazdıkları olsun bunu gayet belli ediyor.

    diziye gelecek olursak henüz hiç izlemedim ama dizinin süresine bakılınca kötü olmayacağı aşikar. en azından saatlerce süren bakışmalar izlemeyeceğimi biliyorum. keşke tüm türk dizileri bu sürelere hatta daha da altına inebilseler...

    neyse efendim seriden sevdiğim bölümleri aşağı ekledim, meraklısı okuyabilir. okumayan kişiler için de aslında tam spoiler sayılmaz, konudan tamamen bağımsız. tabi ben yine kendimi garantiye alarak spoiler butonuna tıklıyorum.

    --- spoiler ---

    sonunda merak ettiğimiz şeylere dönüşüyoruz.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    tanrılar yeryüzüne inseydi yaşamayı seçecekleri tek yer televizyon olurdu, izlenecek kadar yakın, ulaşılamayacak kadar uzak.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    hiçbir zaman kendisini güzel bulmamıştı, bulamazdı, bunun için fazla zekiydi.
    gece çekici gelen şeyler güneşle birlikte nasıl da bu kadar adileşebiliyordu.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    uzaktan bizi büyüleyen şeyler, yaklaştıkça sihirlerini kaybederlerdi.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    bir şeyin daha güzel olabilmesi için önce yıkılması gerekebilir.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    ait olmak için değil, sahip olmak için savaşıyorsun, asla sana ait olmayacak bir şeye sahip olmak için.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    farklıysanız her anlamda mahvolmuştunuz! ilaçlar sizde diğerlerinde çalıştıkları gibi çalışmaz, insanlar sizi koyabilecek kategori bulamayınca varlığınızdan rahatsız olurlardı. sanki toplum varoluşunuzun değerini biçmek için vardı. her şeyin üretim kolaylığı yaratmak üzere fabrikalaşma sistemine uydurulmak istendiği bu dünyada, tek gerçek tüketimdi. birbirini sürekli yargılayan milyarlarca insan virüsü! tüketmek için bir aradaydık. her anlamda tüketen, tüketmek için üreten, tükenmek için doğan, doğuran yaratıklar olarak kendi aptallığımızın kombinasyonlarında kaybolmuştuk.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    bir şeyin yitip gitmesine izin vermezseniz asla doğum gerçekleşmez, bir açıdan bakıldığında, filiz tohumun ölümüdür. bir tohum çatlar, deforme olur, kendisi olmaktan çıkar, yani ölür ve filiz çıkar ortaya. o dönemde insanları böyle değerlendirmeye başladım. tohum gibi, içinde bir ağacın potansiyelini barındıranlar ama asla çatlama cesaretini gösteremeyip filizlenemeyenler, çatlayıp filiz gibi yeşerenler ama fidan olamayıp kuruyanlar, fidan gibi büyüyenler ama meyve veremeyenler, meyve verip ağaç olanlar ama meyvesinde tohum olmayanlar ve süper insan, yani tohumluktan meyve veren bir ağacın yeni meyvesindeki tohum olabilmeye kadar gidebilenler...
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    bir ceylan gibiydi, ince, narin, çevik, kovalarsan asla yakalayamayacağın, sana gelmesi için sabırla tuzaklar kurman ve tuzakların başında bıkmadan beklemen gereken bir ceylan.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    doğrunun ne olduğunu bildiği halde yanlışın çekici gelmesinden iyice sıkıldı.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    duru biliyordu bir kadın olarak ne kadar güçlü olduğunu, erkekliğinden şüphesi olan ya da en ufak bir şekilde kendi erkekliğini sorgulayan hiçbir adam yaklaşamazdı yanına.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    kadınlar ancak vazgeçtiklerinde paylaşmayı bırakırlardı.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    bir kadını en tahrik eden şey erkeğin üzerinde yarattığı etkiydi.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    yaşadığımız zorluklar karakterimizin en kuvvetli yanlarını oluşturuyordu.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    toplum tarafından kabul gören tek deliliktir aşk.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    hayat ne tuhaftı, bize zarar veren şeyler, aynı zamanda huzur bulduğumuz tek şey olabiliyordu.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    kendinden nefret eden bir kadın, en çok yakınındaki erkek için tehlikeliydi.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    hayat, seni kendinden uzaklaşmaya başladığında yakalar ve öyle bir köşeye sıkıştırır ki kaçamazsın. içindeki gücü bulup dönüşmen gereken şeyi net bir şekilde görene, anlayana kadar sıkıştırır. acıtır. anlamadan gidemezsin bu dünyadan çünkü anlamak, anlamlandırmak için buradasın. kendini bulmadan var olamazsın çünkü potansiyelini doldurmak zorundasın. yapman gerekeni sen yapamıyorsan olaylar öyle bir gelişir ki sonunda yapmak zorunda kalırsın, olmak zorunda kalırsın, doğmak zorunda kalırsın! yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan sen olamazsın.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    nebe suresi 33. ayette kevaıçbe etraben bazı meallerde göğüsleri yeni tomurcuklanmış yaşıt kızlar ya da dilberler olarak çevrilmiştir. arapça'da kevaıbe ve etraben kelimelerinin ikisi de dişi ya da eril anlamda olmadığı halde, yani bu kelimelerle bahsedilen ve cennette yaşadığı belirtilen bu varlığın cinsiyeti belirtilmediği ve hatta cinsiyeti olmadığı halde cehaletle, kendi küçücük akıllarıyla sanki arkalarına şeytanı almışcasına kuran’ı yorumlamaya çalışan birileri, bu, anlamında kadın ya da erkek cinsiyeti içermeyen kelimelerin tamamen üzerinde oynamış ve sonunda meallere bu varlıkları huri kızları olarak yazmışlardır. etraben aslında uyumlu, denk anlamına gelir, kevaıbe ise değerli demektir. yani huri kızlarıyla, dilberlerle, herhangi bir dişiyle alakası olmayan kelimeler resmen üzerlerinde oynanarak meallere taşınmıştır.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    “cihat kelimesi kökünü jihaad kelimesinden alır. jihaad kelimesiyse,gayret etmek, yani ilerlemek için sürekli gayret edip çabalamak anlamına gelir. cihat aslında kişinin cabada olması, kendi nefsiyle sürekli bir mücadelede olması demekken bugün anlamı nerelere taşınmıştır! işte bu yüzden inanıyorum şeytanın da yeryüzüne indiğine! kuran-ı kerim sana nefsinle mücadele et, en buyuk mücadele nefsinle olandır, yılma, nefsini yen derken, cihatla, sen gidip can alıyorsun! güya allah adına o’nun yarattıklarını öldürüyorsun! yeni yürümeye başlayan bir bebeğin her ayağa kalkmaya çalıştığında düşmesine rağmen yılmayıp yeniden ayağa kalkmasıdır cihat. .. ya da bir annenin ölmek üzere olan çocuğunu pes etmeden, yılmadan iyileştirmeye çalışmasıdır. savaş değildir! islam adına can almak asla değildir! kuran-ı kerim’de savaşı kutsal olarak nitelendiren tek bir kelime bulamazsın! yoktur!
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    acı odaklandığınızda küçülürken, ondan saklanmaya, görmezden gelmeye çalıştığınızda her tarata yayılır, büyür.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    insanlar ancak bitişi yaşadıklarında görebiliyorlardı yaşadıkları şeyin başlangıcını.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    akıllı kadınlar saygı duydukları kadınların erkeğine bulaşmazlardı.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    “bir erkek üzerine atlayan kadına, onu tanımadan katılıyorsa katıldığı şey o kadın değildir, mastürbasyon yapan elleri yerine kullanmak istediği bir vücuttur. bu nedenle, erkekler, böyle birlikte oldukları kadınları bir daha ki sefere kadar, görmek istemezler. onlarla herhangi bir şey paylaşmak istemezler, onları sadece bir el gibi kullanmak isterler. bir erkeği boşaltmaktan çok daha fazlası için doğduğunu düşünüyorum ama tabii benim ne düşündüğümün bir önemi yok, senin kendinle ilgili ne düşündüğünün önemi var.”
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    bak gülçin, kadınların seçtiği erkekler vardır, bir de kadınlarını seçen erkekler. secilen erkek için birtakım fiziksel özelliklerin kadında olmayı yeterliyken, seçen erkek kadının kim olduğuna odaklanır. yani görür onu. eğer sen sürekli, secilen erkeklerle birlikte olmak için caba harcarsan, o zaman asla görülmediğin, fark edilmediğin yıkıcı ilişkilerde kaybolursun.”
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    cehennem pişmanlıklarımızın cennetiydi.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    bir erkek, daha fazlasını istiyorsa emek vermeye hazır olmalıydı, emek vermeden yaklaşılabilenler sadece sahte kadınlardı.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    en iyi partner kendi eksikliğimizin fazlalığını onda bulabildiğimiz kişidir.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    şimdi bir düşün, hepimiz bizde olmayanın açlığındayız ; aynı atomlarımız gibi. ve kendimizi dengeleyebilmek için arayıştayız, bizi dengeleyecek olanın arayışındayız, yine aynı atomlarımız gibi. biz de birleşerek ilişkileri oluşturuyoruz, atomların molekülleri oluşturması gibi. ve ilişkiler de birleşerek toplumları oluşturuyor, aynı moleküllerin de birleşerek maddeyi oluşturması gibi. ve oluşturulan maddenin sağlamlığı moleküllerin merkezindeki atom çekirdeğinin ‘kararlı’ olmasından geliyor. yani atom parçacıkları dengeliyse, çekirdek istediği kadar elektrona sahipse, o atoma ‘kararlı atom’ adı veriliyor ve kararlı atomlar o kadar güçlü bir nükleer kuvvete sahipler ki parçalanamıyorlar. aynı insan iradesi gibi, eğer insan dengedeyse iradesi de ezilmeyecek güçlülükte oluyor.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    ya şeytanın sahte cihadına kamp elimizde silahlarla bizimle aynı fikirde olmayanları kovalayacağız ya da yaradanın cihadına katılıp kendi nefsimizle savaşacağız... çünkü cihat arapça'da ‘cehd kökünden gelir, ‘çabalamak, ‘çalışmak’, ‘gayret etmek demektir!”
    --- spoiler ---
2670 entry daha