şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • gelmiş geçmiş en ünlü avcı uçaklarından birisidir. birçok filmde alman uçağı denildiğinde (bkz: ju-87)’yle beraber başrol oynamıştır. fransa semalarından dondurucu rus hava koşullarına, bunaltan çöl sıcaklarından puslu ingiliz göklerine kadar avrupanın hemen her yerinde kullanılarak beka kabiliyetini kanıtlamıştır. ispanya iç savaşından başlayarak ii dünya savaşı ve sonrasında (ispanya) 1956’ya dek serviste kalmış bir mühendislik harikasıdır.

    1930 yılında, artık demode olmuş alman çift-kanatlı avcı ve bombardıman platformları şiddetle yenilenmeye modernize edilmeye muhtaçtı. aslında o tarihlerde, büyük usta, willy messerschmitt’in halihazırda geliştirdiği alttan tek kanatlı, tek motorlu bf-108 prototipi bulunmaktaydı. fakat ileri görüşlü ulan bu büyük havacılık aşığı, luftwaffe’nin muhtemel avcı uçağı ihalesine katılabilmek için bf-108 daha ilk uçuşunu yapmadan bf-109’un çizimlerine büyük bir şevk ve ihtirasla başlamıştı bile. avcı uçağı ihalesine messerscmitten başka 3 firma daha katıldı; arado, focke-wulf ve heinkel. 1935 yılında son elemelere heinkel he-112 (hurricane’e çok benzer) ve bf-109 kalarak, ileri testler için her iki uçaktan da 10 adet üretilmesine karar verildi. gün messerschmitt’indi.

    trajikomiktir ki ilk bf-109 prototipi ingiltereden ithal edilen 695hp rolls-royce kestrel motoruyla eylül 1939’da ilk uçuşunu gerçekleştirdi. ikinci prototip ise 610 hp junkers jumo 610 motorlarıyla güçlendirildi. luftwaffe ilk oyuncaklarını (bf-109a ve bf-109b) 1937 yılında envanterine katmaya başladı. yine trajikomiktir ki b2 versiyonunun pervaneleri lisans altında üretilen ingiliz hamilton pervaneleriydi. bu noktada belirtmeliyim ki bf-109’un emekleme devresinde ingilizlerin katkısının yeterli derecede olduğunu görüyoruz.

    üretilen b1’lerin dağıtımına o sıralar luftwaffe’nin en seçkin hava filosu olan jg-132 “richthofen”le 1937 yılında başlanmıştır. ayrıca bu model ispanya iç savaşında legion condor tarafından heinkel he-51 uçaklarının yerine kullanılarak savaş şartlarında kendini ispatlama şansını yakalamış ve kanıtlamıştır. fakat alman propaganda bakanlığı ispanya işini örtbas etmek amacıyla bu başarıları fazla dile getirmemiştir. yoksa tahmin edilebileceği gibi herr. goebells fazlasıyla kullanırdı. bunun yerine kurnaz bakan, 5 bf-109’u 1937’de zürihde gerçekleştirilen uluslararası havacılık fuarına yollayarak alman mühendisliğinin orada temsil edilmesini sağlamıştır. alpler yarışlarının, takım yarışlarının, hız yarışlarının, tırmanma ve dalma yarışlarının hepsini kazanarak diğer uçaklara olan mutlak üstünlüğü perçinlenmiştir. ama tabiiki yarışmalara katılan uçaklardan ikisinin 950hp’lik daimler-benz motorlarıyla donatıldığını söylemezsem diğer uçaklara haksızlık etmiş olurum. ufak bir anekdot olarak, uçaklardan birisi motor arızası sonucu zorunlu iniş yapmış ve pilotu ernst udet kazadan yara almadan kurtulmuştur. kanopinin camını kaldırıp gelenlere el sallayarak herkese rahat bir soluk aldırmıştır.

    1938 yılında willy baba, bayerische flugzeugwerke’nin başkanlığına gelmesiyle şirketinin adı messerschmitt ag ve dolayısıyla ürettiği uçaklar da bf yerine me adıyla anılmaya başlandı. fakat havacılık tutkunları şu anda bile 109’ları me yerine bf olarak çağırmaya devam etmiştir. ek olarak me adı altında üretilen ilk uçağı ulan me-209 nisan 1939 çıtayı yükselterek yeni dünya hız rekorunu 755,13km/h olarak belirlemiştir. prototip bir bf-109 da 1937 kasımında güçlendirilmiş 1650hp’lik db-601 motoruyla 610,55km/h yapmıştır.

    artık yeni bir model geliştirme zamanının geldiğini düşünen herr messerschmitt 700hp’lik jumo ga motoruyla güçlendirilen ve kanatlarında ekstra iki adet 7.9mm mg-17 makineli tüfekli bf-109c1 modelini geliştirmiştir. başarılı bir model olan bu uçağın ivedilikle çoğaltılmasını düşünen savaş bakanlığı üretim bandını genişleterek arado, erla, focke-wulf ve fiesler fabrikalarında da üretime başlamıştır. bu uaçaktan 1938 yılının sonunda yaklaşık 600 adet üretilmiştir. esas olarak bu modelin dünya ve alman havacılık tarihindeki önemi dünyada hiçbir uçakta bulunmayan ve pratikte yapılması çok zor olan bir uygulamaya sahip olmasıdır. daha önceki modellerde denenmiş fakat bir türlü soğutma problemleri çözülemediği için c2 modeline kısmet olan, motor pistonlarının arasında geçerek ateş eden mg-17 makineli tüfeğinin bu modelde hayat bulmasıdır. bildiğim kadarıyla bu yöntem bir ilk olmuş ve başka hiçbir uçakta kullanılmamıştır*. daha sonra çıkacak d modelinde bu makineli tüfek 20mm’lik bir mg-ff topuyla değiştirilmeye çalışılmışıtır. d modeli bir geçiş modeli olduğu için bu noktada fazlaca sözetme gereği duymuyorum.

    sonunda, 1939 yılında birçok alman ace’ni zaferden zafere taşıyan olağanüstü güçlü 1050hp daimler-benz motorlu “emil” modeline geçilmiş ve büyük miktarlarda üretilmiştir. bu model askeri havacılık tarihinin en meşhur savaşı “britanya savaşı”nda luftwaffe’nin yegane tek motorlu avcı uçağı olarak kullanılmıştır. motor bloğundan geçen 20mm top dışında, bu uçağın motoru da o tarihte dünyadaki hiçbir uçakta bulunmayan ileri teknoloji bir motora sahipti. db-601 motorları yakıt enjeksiyon sistemiyle donatılarak pilota negatif-g ortamlarında rakiplerinden daha hızlı olmayı sağlamıştır. öteyandan zavallı ingiliz havacıları hala karbüratörlü motorlar kullandıkları için, negatif-g ortamlarında motorları teklemekte hatta durmakta ve ördek gibi avlanma durumuyla karşılaşmışlardır. ancak alman pilotları ingiltere üzerinde sadece 20 dakika kalabildikleri için bu özelliklerini savaşda pek kullanamamışlardır. mesafenin bir avantaj olduğunu bilen soğuk ve sakin ingilizler, escort bf-109ların bombardıman uçaklarından ayrılmalarını beklemişlerdir. ancak escortlar ayrıldıkdan sonra, ya da eve dönüş yolunda bombardıman ve avcı uçaklarına saldırma cesaretini gösterebilmişlerdir.

    bir diğer ana model olan “f” modelinin üretimine 1940 yılında başlanmıştır. bu model 1350hp’lik db-601 motoruyla ve 2 adet 7.92 makineli tüfek ve 20mm mauser topuyla donatılmıştır. aşağı yukarı 2000 adet de bu oyuncakdan üretilmiştir.

    1941 yılında fw-190’nın tarih perdesini aralamasıyla bf-109 kendisini bir rekabetin içinde bulmuş ve kendisini yenileme ihtiyacı hissetmiştir.
    silah yükü ve motor gücü dikkate alındığında “g” modeli kesinlikle ii dünya savaşındaki en ölümcül uçak olmuş ve bu yüzden özellikle av-önleme görevlerinde kullanılmıştır. 1470 hp’lik gm-1 nitrous oxide (arabalardaki nos gibi) sistemli db-605a motoru, 2*13mm top, 1*30mm topuyla tam bir yokedici olmuştur diyebilirim. üstüne üstlük bazı versiyonlarında motor bloğundan geçen 30mm topla beraber (pilota bağlı olarak) kanat altlarına da 2*20mm (20’likler içeri de takılabiliyordu) ya da 2*30mm top takılarak hakkatten terbiyesizlik düzeyine ulaşılmıştır. yani toplamda max 2*13mm + 3*30mm ya da arzuya göre 2*13mm + 1*30mm + 2*20mm oluyordu.

    “h” versiyonu yüksek irtifa avcısı olarak düşünülmüş ve basınçlı kabinle arttırılmış kanat yüzeyi uygulamasına gidilmiştir.

    son seri üretim versiyonu olan “k” versiyonu ufak detaylar dışında “g” ile aynıdır.

    “t” versiyonu ise inşa halinde olan graf zeppelin uçak gemisi için geliştirilmiş fakat hiçbir zaman açık denizlerde bir albatros gibi uçabilme özgürlüğüne erişememiştir. bunun yerine savaşın sonuna dek norveçte makus talihini kabullenerek verilen görevleri yerine getirmeye çalışmıştır
25 entry daha