20887 entry daha
  • ---7x01 - dragonstone spoiler ---

    7. sezon geldi; dizi artık kitabın kanatları altından tamamen çıktı; içim buruk bir şekilde izliyorum. 20 küsür senelik epik romanın sonu, hollywood senaristleri tarafından getirilmemeliydi ama kendin ettin kendin buldun grrm efendi. buna rağmen, inançlı bir kulun olarak, dizide kusur bulmaya devam ederek sana ibadetimi yerine getireceğim.

    riverlands
    dizi'yi sağlam bir sahneyle açtılar aslında, arya gelip freylerin sülalesini kuruttu ve eminim ki izleyicilerin büyük bölümü orgazm olmuştur. benim derdim sahneyle değil de, bu tip sahnelerin artık her bölüm yaşanır olmasıyla ilgili. bu kaçıncı tatlı intikam sahnesi abi? westeros lan burası. hani her şeyin daha gerçekçi olduğu yer. jon intikam aldı; sansa intikam aldı; daenerys intikam aldı; arya intikam aldı; brienne intikam aldı... olm yeter gari. seyirciye oynamayı bırakın da, tekrar her an herşeyin olabileceği evrene geri dönelim.

    intikamfesti bir kenara koyarsak, bu sahnedeki en büyük sorun, arya'nın faceless men'den öğrendiği yetenekleri, kafasına göre kullanıyor olması. faceless men dediğin, alemlerin en ünlü ve gizemli tarikatlarından birisi ve yöntemlerinin gizliliği onları tehlikeli yapan en önemli ayrıntılardan birisi. (bu tarikatla ilgili uzun bir yazı #60872226). bu adamlar arya'yı neden eğittiler, neden gitmesine izin verdiler, zaten dizi bunlara cevap verme gereği duymadı. arya da, dünyanın en tehlikeli tarikatından koşarak kaçtı. bu sezon da faceless men, arya'nın, tarikata özgü olması gereken yetenekleri kafasına göre kullanan bir 'rogue assassin' olmasına izin verecek öyle mi? bu tarikatın, en basitinden bir mafya gibi olması gerekir. girdin mi, bir daha çıkış olmaması gerekir. yüzlerce yıl varlığını sürdürmüş ve sırlarını korumuş bir tarikata girip sırlarını çaldıktan sonra koşarak kaçmak bir tek arya'nın aklına geldi he mi?arya'nın hareketleri seyirciye güzel geliyor da, kitabın yarattığı en gizemli kurumlardan birisinin hiç bir işlevi kalmamış oluyor. önümüzdeki bölüm, jaqen h'gar ortaya çıkıp arya'yı öldürürse tatmin olurum bak. hem iyilerin sürekli aldığı intikamların sonu gelmiş olur, hem de faceless men itibarını geri kazanır.

    arya'nın lannister askerleriyle karşılaştığı son derece anlamsız sahneye hiç giresim yok, ama bu diziye ed sheeran koyan yapımcının beynini sikeyim afedersiniz. ulan, bu bir fantezi dünyası, bütün bu karakterlerin, başka bir dünyada var olduklarına inanmamız gereken, gavurun "immersion" dediği şeyin çok önemli olduğu bir olay. oraya pop şarkıcısı koymak nasıl bir dallamalıktır arkadaş. sikecem sizin maddi kaygılarınızı. bir sonraki bölümde fedon'u da wight olarak oynatın bari makyaja para vermezsiniz.

    winterfell
    kuzeyin kralının derdi hiç bitmiyor arkadaş. adam, bildiğin ölümden geri geldi, night's king'in elinden kaçtı, ramsey bolton'u yendi, ama sansa stark'ın eline düştü. bilmiyorum hangisi daha kötü? night's king'in buzlu kılıcı mı; yoksa sansa stark'ın çenesi mi?

    şaka bir yana, sansa'nın karakter değişimi dizide iyi işlenen konulardan birisi. şımarık lord çocuğu olarak çıktığı yola, her türlü işkenceyi görmüş bir kadın olarak devam ediyor ve sansa'nın, jon'a daha acımasız olması yolundaki telkinleri gayet yerinde. ancak, umber ve karstarkların cezalandırılmasındaki ısrarı gayet gereksiz. özellikle, umberlar, smalljon hariç, yüzyıllarca starkların en sadık dostlarından birisi olmuşken, onlara ağır bir ceza kesmek kuzeyde tekrar bir bölünme riskini beraberinde getirir. zaten umber ve karstarkların, jon'a boyun eğmekten başka bir opsiyonu yok, freylerin bile yok olduğu bir ortamda, en yakın stark düşmanı aileyi bulmak için twins'in güneyine kadar gitmeniz gerekiyor. bu ailelerden intikam almak, birleşmiş kuzeyi tekrar bölme riskini almaya değmez. bu noktada jon, iyi bir krala yakışır bir hareket yapıp, merhamet gösteriyor. ancak jon/sansa arasındaki görüş ayrılıklarının, daha ilk bölümden böylesine gözümüze sokulması beni kıllandırmadı değil. sanırım, yakın zamanda daha büyük bir görüş ayrılığı bizi bekliyor.

    şimdi ben habire "dizi kitaptan ayrılınca sıçıyor" diyorum, bunu bir boku beğenmemezlik olarak algılayanlar oluyor. ama buyrun gelin şu littlefinger karakterine bir bakın arkadaş. ne işe yaradığını, ne amaca hizmet ettiğini bana bir allan kulu söyleyebilir mi? ilk 3 sezonun en stratejik adamı bu bak. hiç bir şey değilken, westeros'un en zengin lordlarından biri olmaya kadar yükselecek kadar sinsi bir herif. dizinin bu adamı getirdiği nokta am peşinde gollum olmak değildir de nedir? littlefinger, sansa'yı bu kadar çok istiyorsa, hiç gereği yokken onu neden ramsey bolton ile evlendirdi. eğer o hareket gerekli idiyse, neden bolton'a hemen ihanet etti? vadinin ordusunu sansa'nın yardımına getirirken, sansa'dan her hangi bir söz aldı mı? almadıysa, sadece friendzone'dan çıkmak için mi yaptı bunu? maymun ettiniz lan karakteri, bari öldürün de acı çekmesin.

    bu arada, ayım tormund'un, brienne'den dayak yiyen podrick'e "çok şanslı bir adamsın" demesi got tarihinin en komik repliği olablir. jon olm, yollama tormund'u eastwatch'a filan ölmesin olm adam. gerçi, tormund'un wight olarak geri geldikten sonra da brienne'e yürüme ihtimali bile beni yarıyor.

    kuzey
    gelişimin iyi işlendiği diğer bir karakter olan hound'a gelelim ki, bu bölümün en güçlü sahneleri buradaydı zaten. dizinin ilk 3 sezonunda tyrion, varys gibi karakterler her gözüktüğünde, acaba ne yapcaklar diye ayrı bir heyecan duyardım . dizi, o karakterlerin ırzına geçti ama hound'u izlerken kendimi benzer bir heyecanı hissederken buluyorum. kendisinin son derece gizemli kalmaya devam eden beric/thoros ikilisine katılması, bu bölümlerin ilginçliğini de arttırdı. elemanların, hound'un 4. sezonda paralarını çaldığı baba-kıziın evine gelmesi, sandor'un geçmişiyle yüzleşmesi açısından oldukça çarpıcıydı. belki, o hırsızlık olayı olmasaydı, bu baba-kız yine kışı çıkaramayacaktı ama bunun hound'un kendini daha iyi hissetmesini sağladığını sanmıyorum. zaten, mezarları kazdığı sahne de, bir günah çıkarma denemesinden başka bir şey değildi ve burada kitaptaki gravedigger karakterine selam çakan diziye de şapka çıkartıyorum. bakın güzel yaptınız mı beğeniyoruz, hiç bi ski beğenmiyorsun demeyin sonra. bu sahne, westeros'un normal halkına, savaşın ve kışın getirdiği yükleri güstermesi açısından da önemliydi. george r. r. martin, savaş karşıtı olduğu için, kitaplarda sık sık bu tip görüntülere rastlıyoruz. dizi, zaman kısıtlamasından dolayı, normal halkın çektiği çileleri pek yansıtmıyor ancak westeros'un tamamının bu tip trajedilerle dolu olduğunu hatırlatmak, kitapların temasına sadık kalmak açısından önemli bir şey.

    hound'un, ateşe bakarak, eastwatch-by-the-sea'ye yönelen white walker tehditini gördüğü sahne, daha önce jon snow tarafından verilen spoiler olmasa daha gizemli olurdu aslında. bu noktada, lord of light'ın hala iş başında olduğunu görüyoruz. geçen gün yazdığım teoriyle alakalı olarak (#69525261), ışık tanrısının bu hikayenin iyi adamı olduğuna pek inanmıyorum. beric dondarrion'un tekrar tekrar ölümden geri gelmesinin hangi amaca hizmet ettiğini ne ben biliyorum, ne de beric. ama, lord of light, sandor'a büyüsünün bir kısmını göstererek, onu beric'in peşinden gitmeye ikna etmiş olabilir. umuyorum, brotherhood without banners, eastwatch'a gitmez de, onlar da tormund gibi telef olmazlar.

    king's landing
    king's landing merkez camii'ni bombalayarak darbe yapan cersei lannister'ın her yaptığı salaklık gibi, bu hareketinin de maliyetini pek kestiremediğini görüyoruz. high sparrow ve bütün cemaati havaya uçurmak güzel de, zaten sayısı hızla çoğalan lannister düşmanlarına, westeros'un en güçlü ikinci askeri gücü olan tyrell ordusu da eklenmiş oldu. tyrell, martell ve asha greyjoy'un katılımlarından sonra, daenerys'in önderliğindeki işgalci ordusunun sayısı sanırım 200bin'i filan bulacak. eh dizi bunu nasıl dengeleyecek, götünden element uydurarak. euron greyjoy dayım diyor ki, 'ben sezon arasını iyi değerlendirdim ve kendime 1000 gemi yaptım'. şimdi diyelim ki, euron greyjoy, endüstri devrimini filan başlatıp bu kadar kısa sürede bin gemi inşa etmeyi başardı. kendisine şu soruyu sormak istiyorum: "euron kardeşim, senin hanedanının mottosu ne?". "biz (ekin) ekmeyiz" değil mi? iron islands, üzerinde hiç bir şey yetişmeyen, verimsiz kaya parçaları olduğundan tarih boyunca westeros'u talan etmek zorunda kalan senin ailen değil mi? peki sen 1000 gemi yapacak ağacı nerden buldun gülüm? hayır bu adama gökten zembille donanma indirmeye de gerek yoktu aslında. euron, hayatının yarısını sürgünde, korsanlık yaparak geçirmiş bir adam. sürgündeyken kendime korsan filosu yaptım deseydi daha inandırıcı olurdu.

    euron, cersei'yi ittifaka razı etmek için ona bir hediye getirmeyi vaadediyor ve bu hediye büyük ihtimal tyrion ama kitaptaki euron'u düşünürek, kendisinin ejderha çalmaya filan kalkabileceğini düşünüyorum. tabi kitapta, euron'un elinde gizli bir silah var ve efsaneler doğruysa, bu silah dany'nin başına iş açabilecek kapasitede. ancak, dizide böyle bir şeyden henüz bahsedilmedi. o yüzden, euron'un nasıl ejderha çalabileceği konusundan pek bir fikrim yok. böyle bir olay, iki taraf arasına bir güç dengesi getireceği ve ortaya dance of dragonsvari bir şey çıkacağı için, dizinin böyle bir şey yapma ihtimali olabilir ki, bu benim dany'nin işgalinin westeros'u yok edeceği fikrimi destekler. eğer bu "finest gift" tyrion ise, bu saatten sonra tyrion'u idam etmek cersei'nin ne işine yarar ve cersei, tyrion karşılığında eline geçirdiği gücü euron ile paylaşır mı bilmiyorum. sanki ejderha daha güzel bir hediye olurmuş gibi geliyor. önümüz kış, yelle yelle harlat doğalgaz parası verme.

    bu arada, cersei'nin jaime ile konuşması sırasında, "tommen bize ihanet etti" demesi, artık kendisinin tamamen kafayı yediğinin göstergesi gibiydi. cersei-jaime arasındaki görüş ayrılıklarının daha da büyüyeceğini tahmin etmek zor değil. jaime, şu karının ağzının ortasına o altın elinle çakmak için 2 sezon kadar geç kaldın. kadın 3 çocuğunun ölümüne neden oldu hala amsalaklık yapıyorsun evladım. belki, euron, tyrion'u yakalayıp getirirse, onun ikinci kez idam sehpasına gitme ihtimali jaime'nin son derece geniş bardağını taşıran damla olabilir. cersei-jaime gerginliği nereye gidecek bilmiyorum ama şu anki durum hem "the mad queen" hem de "valonqar" teorilerini destekler gibi duruyor. (mad queen, cersei'nin deli kral aerys'in peşinden giderek bütün king's landing'i ateşe vereceği teorisi ki, aerys'i kimin durdurduğunu hatırlatmak isterim. valonqar da, cersei'nin çocukken duyduğu "küçük kardeş tarafından öldürüleceksin" kehaneti ile ilgili)

    citadel
    her ne kadar, sam'in temizlediği bokların gözümüze sokulması, zaman yetersizliği yüzünden bir çok karakterin ırzına geçen bir dizi için biraz fazla lüks olsa da, sam'in, otopsi sırasında archmaester ebrose ile konuşması benim bayağı bir ilgimi çekti. geçen gün yazdığım, white walkerların, dany'i durdurmak için geldiği teorisini (#69525261) okuduysanız, orada maesterların, targaryen hanedanını yok etmeye çalıştığından bahsettiğimi görmüşsünüzdür. bu sahnede de, sam, ebrose'a "white walkerlar geliyor" dediğinde, adam resmen "olur öyle ya" diyor lan. ben mi paranoyağım, yoksa archmaester "bırak gelsinler" kafasında mı? bak bana böyle oltalar atmayın sonra gidip 15000 kelime kompozisyon yazıyorum olm. citadel'de olup bitenin takipçisi olmak lazım.

    dragonstone
    meh! 21 yıldır beklenen gün geldi ve daenerys evine geri döndü. emilia clarke'ın boktan oyunculuğu ve dizinin 3 sezondur bu anın ekmeğini yemesinden dolayı bu çok önemli sahnenin bende uyandırdığı tek duygu "meh" oldu. umuyorum sizde daha güçlü duygular uyandırmıştır. bu arada, stannis'in kuzeye giderken yaşlı, çocuk, hizmetçi, nöbetçi, kedi, köpek, tavuk hepsini götürdüğünü görüyoruz. dragonstone limanındaki değnekçi bile savaşa gitmiş anasını satayım. kapıyı bile kitlememiş adamlar. iyi bomboş bırakılan adaya tinerciler filan yerleşmemiş, ejderha ateşiyle tiner yanyana gelirse büyük çok fena harlar diye teori var çünkü.

    ***
    edit: "ejderha çalmak nasıl mümkün olabilir" diye bir kaç soru geldi ama bunun dizideki dinamiklerle cevabını vermem mümkün değil. çünkü, dizi bu işin mekaniği nedir hiç bir şekilde işlemedi.

    ejderhalar, kendi iradeleri olmayan, dany'ye bağlı evcil hayvanlar mıdır?
    ejderhaların kendi iradeleri vardır ve dany'i anneleri olarak gördükleri için mi ona itaat ederler?
    daenerys, 3 ejderhayı birden mi kontrol ediyor yoksa viserion ve rhaegal farklı bir biniciye de itaat ederler mi?
    ejderhalar, başka bir targaryen tarafından kontrol edilebilir mi? (jon?)
    ejderhalar, valyria kanı taşıyan başka birisi tarafından kontrol edilebilir mi? (martell, dayne aileleri?)
    ejderhaları kontrol etmenin başka yolları var mıdır? (warg? dragonbinder?)

    dizide bu dinamiklere hiç değinilmiyor ve bu haliyle birinci seçenek daha güçlü gibi gözüküyor. dolayısıyla, ejderha çalmak diye bir şey dizide mümkün olmayabilir.
22163 entry daha

hesabın var mı? giriş yap