şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • ahmet aslan'ın yorumuyla dert sahibi olabileceğiniz pir sultan abdal'a ait şiir, türkü.

    bir de hikayesi vardır, okumuştum.
    hızır paşa bir gün pir sultan abdal’ı huzuruna çağırtır. pir sultan o sırada dergâhta halkla sohbet etmektedir. askerler köye gelmeden onların geleceğini anlar. allah tarafından kendisine ayan olur. dergâhtakilere:
    - onlar gelmeden, ben gideyim, der.
    musahibi ali baba da:
    - pirim sen kal, ben giderim. sen gidersen köyümüz dağılır, der. pir sultan abdal ise, ali baba’ya:
    - sen hızır’ın zulmüne dayanamazsın, der. ali baba, yine de gider. ali baba giderken köyün girişinde askerlerle karşılaşır. askerlere:
    - kimi arıyorsunuz? niçin geldiniz? diye sorar. askerler de:
    - pir sultan abdal’ı almaya geldik, der. ali baba bunun üzerine:
    - pir sultan abdal benim. hızır beni niçin istemiş?
    diye sorar. askerler, ali baba’ya şu cevabı verir:
    - bunu bilmeyecek ne var? ya asacak ya zindana atacaktır, derler. bunları duyan ali baba, kendisinin pir sultan olmadığını, pir sultan’ın köyde olduğunu söyler. askerler köye girip pir sultan abdal’ı köyden alırlar ve yola koyulurlar.
    hızır paşa, pir sultan’ı darağacına gönderirken, çevrede biriken halka zorla pir sultan’ı taşlattırır. pir sultan’ın musahibi ali baba, taş atmaya kıyamadığı için yolda topladığı kır çiçeklerini pirine atar. ali baba’nın bu davranışı pir sultan’ı yürekten yaralar. bunun üzerine aşağıdaki deyişi söyler:

    "pir sultan abdal’ım can göğe ağmaz
    hakk’tan emr olmazsa irahmet yağmaz
    şu ellerin taşı bana hiç değmez
    ille de dostun bir tek gülü yaralar beni"

    şu kanlı zalimin ettiği işler
1 entry daha