4361 entry daha
  • özellikle ingilizce konuşan ülkelerin (kişisel olarak takip ettiğim abd, ingiltere, kanada ve avustralya) ana akım medyası artık tamamen progressive left ve devamı olan feminizmin elinde, bunların getirdiği politik doğruculuk, ifade özgürlüğüne sınır getirilmesi, safe space gibi bir çok kavram artık aykırı sese tahammül etmek durumunda olmadıklarını gösteriyor. mevcut düzen (müesses nizam=establishment) artık postmodern akımların etkisi altında otoriteryen ve antidemokrat bir düzeni antifaşist olma iddiasıyla sunuyor ve hatta zorluyor.

    bu endoktrinizasyona karşı duranların kendilerini ifade edebileceği mecralar çok sınırlı, olanların üzerinde de bu postmodern baskı süreğen otosansüre yol açıyor. amatör tepkiler, tanklara karşı taşla direnmeye benziyor ama bu amatör ruh postmodernizmin sonunu getirebilecek kadar haklı ve kararlı diye öngörüyorum.

    ana akım medyanın ve bürokrasinin zorladığı bu sosyal sorun, karşı kültürün kendini ifade etmesine ne kadar engel olmaya çalışırsa çalışsın, fikirler yerinde durmuyor ve akacak bir mecra buluyor. işte youtube tam da bu noktada önemli hale geldi. karşıt kültür; uzun süredir youtube üzerinden örgütleniyor, politik doğruculuk ve adaletsizliklere karşı amatör ruhla ama inançla mücadele edip fikirlerini dünyaya yayıyor.

    tam da bu nedenle, youtube da twitter gibi müesses nizamı rahatsız ediyor. sınırlandırmalar, sansürler getirilmeye başlandı çoktan. komiktir, sanıyorlar ki bu mecrayı da kapatırsak karşıt fikirlerin yayılmasını engelleyebilirler. zavallı bir bakış açısı bu, ancak geciktirebilirler ki bu da tepkinin daha şiddetli oluşmasına sebep vermekten öteye gitmez.

    çünkü abraham amcamın zamanında da isabetli şekilde söylediği gibi: "bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız."

    bu nedenle, youtube videoları çok etkili, zihin açıcı ve hatta kitaplardan bile daha öğretici ve akılda kalıcı olabiliyor. bırakalım biz youtube kaynaklarını linkledikçe sersem postmodernistler küçümsesin, dalga geçsinler böyle kaynak mı olurmuş diye. bu dalga geçmelerinin arkasında, hem alaya alarak itibarsızlaştırmaya çalışıp fallacy kullanmak var, hem türkiye'deki kitap fetişizmi var, hem de youtube ile ilgili önyargıların etkisi var. fallacy kullananlar aklıma geldikçe gülümsüyorum çünkü gandi'nin mücadelesini verirken dediğini hatırlıyorum: "önce seni görmezden gelirler, sonra alay ederler, sonra seninle savaşırlar, sonra sen kazanırsın".

    farklı perspektifler arayanlara önerebileceğim kanallar:
    foundation for individual rights in education
    karen straughan
    studiobrule
    joe rogan experience podcast
    jordan b peterson
    alexander grace
    an ear for men
    dose of truth
    bite-sized philosophy
    independent man
2783 entry daha

hesabın var mı? giriş yap