şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • rengi kara; baş,
    bir yalnız it;
    gece...
    benim...
    acıktıysam;
    doyduysam;
    öldüyse,
    öldürdüysem;
    düşünmez...
    im...

    dersin ki;
    şu göğ...
    sıkışıp kalmış;
    karanlığın içinde...

    ben de öyle dedim işte,
    aynen öyle dedim;
    seni gördüğümde..
    kendi-kendime...
    'sıkışıp kaldık işte..'

    dersin,
    şu göğ...
    sıkışıp kalmış;
    karanlığın içinde...
    yükselsin, uçsun, gitsin, geldiği yere...
    yükselir, uçar, gelir, gittiği yerden...

    gelir başka,
    aynadan.
    "gözlerin neden gülmüyor?"
    öğrenmiş...
    "söyleyememekten...!"
    öğrendik ya seninle! bak,
    ben it; ben köpek;
    ben dost, ben acı...
    ben sözler... söylenmemiş...
    tutulmamış...
    aşka...
    "ben'i konuşturuyorsun.."
    öğrendik ki gittiler...
    bekledik, bekledik, bekledik...
    söyleyecektik hani, ne yaptık, neler öğrendik...
    yokluğunda...
    ne şarkılar söyledik, ne türküler dinledik,
    ne aşklara daldık, ne aşklara soyunduk...
    ne meşklerde bulduk, ne şeytanlara uyduk...
    bi bilsen...
    yapayalnız...
    ne ekzoterik,
    ne endoterik,
    hem ezoterik, hem ezoterik...
    hem yanan, hem yakan...
    neler neler söyledik...

    bulduğumuz erikler,
    taşlar, deniz kabukları...
    misal deniz yıldızları,
    yıldızlara olan aşkıyla gece,
    kollarını açmadı mı?
    peki ya o galle?
    ağaçtan ağaca, kökten köke,
    dolaşmadı, dolaştırmadı mı?
    o kozalak...

    o bile konuştu, o bile!
    sayemizde...
    şimdi ona dön, ona söyle;
    bu göğ...
    bomboş...
    kara...
    gece...
    sensin...
    yan benimle! yan geceyle!
    yan od'un ol yan,
    yan, gün-eş ol yan..
    yanarak söyle...
    öyle yansı,
    var sayayım,
    aynadan..

    bu göğ..
    sıkışıp kalmış...
    'sıkışıp kalmışız..'
    karanlığın içinde...