şükela:  tümü | bugün
492 entry daha
  • son yorumu tam anlamıyla iş kazasıdır. aksi bir şey söyleyip de hadsizlik etmek istemem çünkü kendisinden mesleki anlamda ciddi bir ilham almakla beraber sonsuz saygı duyarım.

    şimdi esas meseleye gelecek olursak; recep ivedik'i gömmek sadece sinema ve sanatla haşır neşir insanların yapabileceği bir eylem değildir çünkü bu film sinemaya gitme, televizyon izleme potansiyeline sahip herkese hitap etmektedir. bu da izleyen herkese eleştiri hakkı tanımaktadır. sanatı icra eden kimse de "seviyeli" eleştir yapanların karşısına çıkıp ya "eserini" savunur ya da "sen kimsin benim filmimi gömüyorsun kardeşim" der. ikinci seçeneği pek tasvip ettiğim söylenemez.

    kemal sunal meselesine gelecek olursak; üç filmden örnek vermek istiyorum: yüz numaralı adam filmindeki şaban karakteri de son derece yalnızdır. elinden hiçbir iş gelmez, babası bile utanır ondan. keza atla gel şaban filminde de çocuklarının önünde eşi ve kayınvalidesi tarafından sık sık aşağılanan bir karakter vardır. hababam sınıfı serisinde arkadaşları tarafından her daim alay edilen "inek" lakabı takılan ve küçük düşürülen bir karakteri canlandırmıştır kemal sunal. hal böyle olunca meselenin yalnızlık ya da omuzlarda taşıma olmadığı az çok anlaşılır. keza recep; her türlü görgüsüzlük ve magandalığına rağmen (son film hariç hepsini seyrettim, son film de olan biteni de fragmanından tahmin etmek mümkün) gittiği oteldeki bellboy, yol kenarında yardım ettiği "güzel" kadınlar, tesadüf eseri uğradığı kamyoncular kulübü, otelin diskosundaki dj yani kısacası neredeyse herkesin sonsuz saygısına nail olmuştur. ikinci filmde de öyle (japonlar dahil), üçte de ve üstte yer alan bir entry de belirtildiği gibi dördüncü filmde de.... fragmandan anlaşıldığı üzere beşinci filmde de olimpiyatlarda ülkemizi temsil ediyor... yani recep'in yalnızlığı sadece "ben yalnızım" demesinden ibaret. çünkü her zaman arkasını kollayan ve ona yardım eden dostları vardı etrafında. inek şaban'a ise genellikle eşek şakaları yapılırdı.

    omuzlara alma meselesine de kısaca değinip sonlandırmak gerekirse doktor civanım örnek olarak verilebilir. kasaba ahalisini uyuz salgınından kurtaran, şehirdeki hastaneden ilaç getirip çocukları iyileştiren bir karakterin omuzlara alınması gayet olağan değil midir?
42 entry daha