şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • endokrin sisteminin işlev bozukluğundan kaynaklanan bir hastalık. kadın ve erkeğin ergenlik, cinsellik ve üreme sistemlerini etkiliyor. kadını çok bilmem, erkeğe gelelim, temel belirtiler şunlar: küçük testis, ergenliğe girememe, sesin kalınlaşmaması, tüylenme olmaması, ereksiyonun gerçekleşmemesi, penisin gelişmemesi, bebeksi surat, sakalların çıkmaması, meninin çok az çıkması, spermin ise üretilememesi, kas ve kemiklerin yetersiz gelişmesi (mesela şınav çekememek). sosyal olarak içe kapanıklık, utanma, çekingenlik, özgüven eksikliği, karar almada problemler. bunların hepsi ya da pek çoğu görülebilir.

    peki sebep ne?

    vücudun temel işleyişi şu: hipotalamus'tan gnrh (gonadotropin releasing hormone - gonadotropin salgılatan hormon) yardımıyla hipofiz'e sinyal gider. hipofiz fsh ve lh adlı hormonları salgılar. bu hormonların salgılandığı sinyalini alan testisler, testosteron ve sperm üretimine geçer. normal (ya da çoğunlukla görülen diyelim) durum bu.

    hipogonadizm iki şekildedir:
    hipergonadotropik hipogonadizm (hiper hipo)
    hipogonadotropik hipogonadizm (hipo hipo)

    hiper hipo'da, beyin işini yapar ve testislere sinyali yollar. fakat testisler bu sinyali algılayamaz. testosteron ve sperm üretemez.

    hipo hipo'da beyin işini yapmaz. garibim testisler de sinyal gelmediği için testosteron ve sperm üretemez. (beyin işini yapamaz dediğim, hipotalamus ya da hipofiz arızalı olabilir.)

    yani durum şu: hiper hipo'da fsh ve lh normalden yüksektir. zira beyin, testosteron ve sperm çıkmadığı için, fsh ve lh'ı fazla fazla üretir. kan tahlilinde testo düşük, fsh ve lh yüksek çıkar.

    hipo hipo'da ise fsh ve lh çok düşük seviyededir. dolayısıyla testosteron da düşüktür.

    ee, anladık. peki tedavi nedir?

    hemen ilk uyarı olarak şunu söyleyeyim: size bazıları sustanon kullan falan dediler haliyle. biliyoruz. kullanmayın. testislerin üretmesi gereken testosteronu dışarıdan alırsınız sustanon ile. fakat bu testislere zararlıdır ve ufaltır, çalıştırmaz. hcg içerikli ilaçlar bizim hastalığın devasıdır. balık tutmayı öğrenmek gerekli çocuk sahibi olabilmek için, direkt balık verirlerse balığı yeriz. fiziksel olarak değişiriz. ama üretemeyiz!

    dönelim tedaviye: hiper hipo biraz daha incelikli iş. klinefelter sendromugibi genetik durumlar da var. bilen birileri açıklar umarım.

    ben daha iyi bildiğim hipo hipo'ya geleyim. ilk iş olarak, gnrh verilir dışarıdan. hcg maddesi içeren ilaçlar. human chorionic gonadotropin. marka olarak türkiye'de: pregnyl, choriomon, ovitrelle var. bu ilacın dozunu doktor ayarlar elbet. fakat genel olarak, ergenliğin ilk yıllarında (14-20 arası diyelim kabaca) düşük dozda verilir. sonra arttırılır. bu ilaç, vücudun üretemediği gonadotropindir. testisler gonadotropini görünce, işini yapmaya başlar. testis ve penis büyür. meni miktarı artar. tüylenme, kas, ses yavaş yavaş oturmaya başlar.

    diyelim ki çocuk sahibi olmak istiyorsunuz? hcg kullanılacak zaten. tedavinin belli bir aşamasıyla birlikte hmg ilacı eklenecek. human menopausal gonadatropin. bu da sperm çıkışı için önemli. türkiye'de menogon, gonal-f gibi markalar var.

    hipo hipo için çocuk sahibi olabilme ihtimali %90'dan fazla. oldukça yüksek. doğru tedavi ile.

    peki ne kadar? benim doktorum, sıfırdan başlayan biri için dahi evde gebelik için 2 senelik bir tedavi öngörüyor. peki sonra? spermi donduracağız, her ihtimale karşı. testislere zarar vermeyen nebido tarzı ilaçlar var. vücudun ihtiyacı olan testosteronu alacağız böylece. ömür boyu. evet, ömür boyu ilaç kullanmak gibi bi durumla karşı karşıyayız.neden? zira testosteron yalnızca cinsellik ve üremeyle alakalı değil. sosyal ve psikolojik yönlere de etki eden bir hormon. kas kemik sağlığı, analitik düşünebilme, karar alabilme, düşük özgüven, sosyal zeka, çekingenlik gibi çıktıları var. yani ömür boyu lazım. kullanmak gerekli.

    bu kadar şey yazdım. buraya kadar okudun belki. meraklısın. biliyoruz. hepimiz öyleyiz. tam olarak ne yapmalıyız, onu da çok bilmiyoruz. hele hele dışlanmış hissediyoruz. çoğu zaman da reddediyoruz, yadsıyoruz durumu ve hastalığımızı.

    ncık! o iş öyle olmuyor. doktora git. mümkünse ürolojinin alt dalı olan androlojiye. ama olmadı endokrin'e. ilaçlara başla. zamanla kendini farklı şekilde yeniden tanıyacaksın. değişeceksin. dünyaya bakışın da değişecek. emin ol.

    bir whatsapp grubumuz var. türkiye'de 50'ye yakın hipogonadizm hastasının bulunduğu. biz birbirimizi bulduk, sen de gelebilirsin. bana ulaşabilirsin buradan.

    veyahut: hipogonadizm.com ya da hipogonadizm.org'a gir. mail hesaplarına yaz. forumlara yaz. birileri seni bulacaktır!

    iletişim için şu mail adresine bir şeyler yazabilirsin: hipogonadizm@yahoo.com

    hipogonadizmle ilgili, odadaki fil ekibi tarafından yapılmış bir podcast için: https://open.spotify.com/…zdrp6ssui0asp1edsjaa&nd=1

    anormal değilsin ya da dünyada tek sen yoksun. toprak var ama sulanması gerekli. sonrası bahçeler, bağlar... hepsi bu kadar. şimdi çık evinden, gücünü topla, yüzleş. androloji ya da endokrin. bir doktorun kapısını çal ve gir. başla. hepsi bu!

    edit: mail adresi ve link
6 entry daha
hesabın var mı? giriş yap