şükela:  tümü | bugün
10 entry daha
  • sam elliott'un adeta kendini oynadığı, bir kaç klasik amerikan klişesinden muzdarip olsa da kafa ütülemeden ve insanı keriz yerine koymadan kendini seyrettiren bir film. eski bir western aktörü 71 yaşında pankreas kanseri olduğunu öğrenir, kafası bozulur ota falan takılır, genç bir kadınla tanışıp ilişki falan kurar, bir zamanlar terk ettiği kızı ve karısıyla yüzleşir, hastalığını saklamak ya da söylemek- tedavi olmak ya da olmamak arasında kararsız kalır vs.vs. amerikalı'lar zaman zaman gerçek film çekmeye az da olsa yaklaşıyorlar ama o dev ve acımasız sektörde yeteri kadar edebiyatçı, sanatçı ruhlu, hikayeyi ve özgün sinema dilini klişelere ve prodüktörlere kurban etmeyen insan olmadığı için ellerinden gelen işte bu kadar falan oluyor. biraz samimi dili olan bir film, sıkılmadan seyredebilirsiniz ama mesaj falan beklemeyin herhangi bir şey olmuyor sonuçta.

    notlar:
    - adamın kızının sen yanımda yoktun tripleri artık her filmde cidden kafa sikmeye başladı. kullanmayın kardeşim şu salak melodramı yahu. babaya ismiyle hitap etmek te başka bir hikaye. birebir aynısı the wrestler'de vardı. ığyk tiksindirici bir şey.
    - ince, kültürlü, duyarlı, entellektüel olarak tanıtılan stand-up komedyeni olan tuzak karının şovunda anında batakhane diliyle yaşlı westernci ile olan ilişkilerini ifşa edip onu malzeme olarak kullanması neydi? açıklaması yok; ya da amerikalılar gerçekten böyle dejenere insanlar.
4 entry daha