şükela:  tümü | bugün
24 entry daha
  • ahlak kavramı sonradan öğrenilen davranışları içerdiği için herhangi bir cevabı olmayan sorudur.
    eğer sıfırdan başlayıp bir dünyaya gelmiş olsaydınız, verilen örneklere ithafen, ağaçlara zarar verip vermemenin, hayvanlara nasıl davranılacağının bir kazanımını elde etmiş olmazsınız.
    ahlak toplumsal inşalarla ortaya çıkan bir olgudur.

    deneyimleriniz ile beraber ağaçlara zarar vermeyi sürdürülebilir bir yaşamı hedef aldığını düşünerek etik bulabilirsiniz.
    bugün ahlak kavramı, tanımı itibariyle geniş alanlara yayılıyor.
    eğer sonradan yokolan dünyada kalan tek adam olduğunuzu varsayarak çıkarımda bulunmak gerekirse, toplumun ve dolayısıyla insanın olmadığı bir dünyada, bir gezegende: bırakın ahlakı, yaşam da olmayacak ve gelişmeyecektir.

    ahlak, kavram itibariyle bile toplumsal olarak ortaya çıkar, tek başına anlamsızdır. ahlakın sadece kişisel olduğunu söylemek sosyolojik bakış açısına terstir.
    yaşadığınız toplum, sizi genel itibariyle şekillendirir. güzel ahlak ya da ahlaksızlık kavramını öğretir, ülkelerden ülkeye değişen yaşamlar da buna bir örnek olabilir.
    amerikada yaşayan insanların genç yaşta edindiği tecrübeler size göre ahlaksızca ve kabullenilemez bulunabilir, bu onların ahlaksız olduğunu göstermez. çünkü tanım itibariyle siz zaten öğrenilmiş ve empoze edilmiş ahlak anlayışı ve toplumsal normlara dayalı yaşıyorsunuz.
    ikinci etken, ahlak, din ile şekillenir. edindiğiniz ahlak dinsel öğelerin çoğuyla ilişkilidir. katil potansiyeli olan bir adam, dini gereği günah olduğu için suç işlemekten kaçabilir. (ya da tam tersi)
    bir sapık içsel olarak duygu beslese bile, dini gereği sapıklığı eylem haline dönüştürmüyor olabilir.
    üçüncüsü, ahlak hukuk ilkeleriyle de örtüşür.
    aynı sapık, sapık duygu beslemesine rağmen suç olacağını bildiği için göze alamaz ve eyleme dönüştürmez.
    sadece bunlardan dolayı ahlaklı birey görüntüsü sağlayan insanların, tüm bu engeller kalktığında, ahlak duygusunun yerleşip yerleşmediği, kazanım sağlanıp sağlanmadığı ortaya çıkabilir.
    örnekse, bir şehrin başına felaket geldiği zaman, asayiş kalmadığı için, şehirde yağmalama yapan insanlar buna örnek gösterilebilir.
    devrilen bir kamyonun taşıdığı içecekleri alıp gitmek yahut. bu daha manidar çünkü küçük bir alana dahi etkisi yokken bunu yapabilmek esas.
    bu durumda, o zaman ahlak her halükarda bireyseldir diye düşünüyor olabilirsiniz.
    çünkü adam toplumsal düzene uymayacağını ilk fırsatta göstermiştir.
    bunun nedenin konusu ise çok farklı, şimdi onu da uzun uzun yazmak isterdim ama hem konudan saparız hem de yeterince uzun oldu zaten.
    sikicem yapcağınız işi amk, kaç dakikadır küfür etmiyorum, ben buraya troll yapmaya gelmiştim.
23 entry daha

hesabın var mı? giriş yap