şükela:  tümü | bugün
112 entry daha
  • nevrotik ebeveynler, hasarlı çocukluk dönemi, sorumluluk almak istememek, ikili ilişkilerde yinelenen hatalar, histeri krizleri, sonuçlardan kaçma eğilimi, varoluşsal bunalımlar, yapay insanlar, bitmeyen çıkarlar, metalaşan yaşamlar, dürtüler peşinde tüketilenler, her şeyden kaçıp kurtulma isteği ve bunlardan uzaklaşmak için git gide yoğunlaşan alkol / uyuşturucu seansları... işte bojack horseman ve hepimizin hayatının önemli kısmına hakim olan karanlık tema, dizinin bilinçaltını oluşturuyor.

    olağan seyrinde ilerlerken araya serpiştirilen bir kaç sahne, böğrünüze öyle bir yumruk saplıyor ki sonunda öylece donakalıyorsunuz.

    --- spoiler ---

    mr.peanutbutter'ın kardeşi, hastalandıktan sonra nihilist bir yapıya bürünür. yakınlarıyla beraberken oldukça neşeliyken, yalnız kaldığında kierkegaard* benzeri dipsiz bir derinliktedir;

    - yıldızlara bakıp, onların küçük delikler olduğunu ve bütün oksijeni emdiklerini düşünüp, kendini çok küçük görüp her şey anlamsızlaştığı için nefes alamadığını hissettin mi hiç?

    insanların seni sevmesine izin vermek zalimlik. tek yaptığın günün birinde kalplerin kırılacağına dair söz vermek.

    çocuklarını seyrederken;

    - yaşam en değerli kaynağımızdır ama bir gün ölecekler, hepimiz gibi.

    mr.peanutbutter da abisinin hastalığından etkilenir ve simsiyah bir varoluş buhranının içine sürüklenir;

    - işe geldin, işe başladın. kahvene şeker atıyorsun ve yavaş yavaş yok oluşunu seyrediyorsun. ama şeker nedenini bilmiyor, şeker doğmak istemedi.

    bojack ile princess carolyn yüzleşirken;

    b: bunca yıl bana nasıl katlandın anlamıyorum.

    pc: sana katlanmadım bojack, seninle olmak hoşuma gitti ve bundan pişman değilim.

    b: bunu ikimiz için yapıyorum anlıyor musun?

    pc: beni az da olsa sevdin mi?

    b: ben..şey..bu sevme işlerini beceremediğimi biliyorsun. ya sen başkasını incitiyorsun ya da başkası seni incitiyor. ne anlamı var ki?

    evlilik partisine gittiği taneisha'nın, mutlu olamayacağı düşüncesiyle partnerinden ayrılması üzerine aralarında şu konuşma geçer;

    t: karen'i seviyorum ama beni tamamlıyor mu? mutlu olabilir miyiz bilmiyorum.

    bojack: kimse kimseyi tamamlamaz, yok öyle bir şey. tahammül edebilecek kadar birini bulabilecek kadar şanslıysan, tırnaklarını geçir ve asla bırakma.

    aksi taktirde yaşlanacaksın ve daha zor ve daha yalnız biri olacaksın. o gediği doldurmak için elinden geleni yapacaksın. arkadaşlarınla, kariyerinle, anlamsız sevişmelerinle. ama gedik asla dolmayacak.

    bir gün etrafına bakıp herkesin seni sevdiğini ama senden hoşlanmadığını fark edeceksin. bu, dünyanın en yalnız duygusudur.

    wanda'yla ayrılık konuşması;

    w: film yüzünden moralin bozuk biliyorum ama bütün gün evde diane'le birlikte bunalım takılmak sağlıklı değil.

    b: tek istediğim bu filmde oynamaktı, mutlu gibi mi davranmamı istiyorsun.

    w: evet! işini sevmeyen pek çok insan var. ama bunu eve yansıtmak zorunda değiller.

    b: senin için söylemesi kolay.

    w: ne demek bu?

    b: hadi ama. sen kanal yöneticisisin. iş falan umurunda olmaz tabii.

    w: yaptığım işle gurur duyuyorum ben.

    b: ne? gurur mu? senin işin; her sene yeni bir çöp üretmek, o çöpleri yenilemeye devam edebilmek için yaptığın çöpün bir kısmının daha az kokmasını ummak, böylece emekli olup beverly çöp'teki kocaman çöplüğüne çekilip eski asistanının çöplerini seyredebilesin.

    w: bunlar nereden çıktı bilmiyorum. başına gelen bütün iyi şeyler, benim gibi kanal yöneticileri sayesinde. bütün gün izlediğin o dizi, evin, kariyerin..

    b: harika ev! harika kariyer! harika hayat! demek bu yüzden mutluyum! bilmiyorsun!...

    w: bilmiyor muyum?

    b: hayatım senin gibi bir kanal yöneticisi yüzünden mahvoldu.

    w: zorluklar yaşamana üzüldüm ama bu sana, bana kötü davranma hakkı vermez. öfke ve olumsuzlukla beslenen birinin yanında kalamam.

    b: o zaman niye buradasın?

    w: ne oldu bojack?

    b: her zaman olan şey. beni tanımıyordun ama bana aşık oldun. artık tanıyorsun.

    w: komik olan, birine pembe gözlüklerle bakınca bütün tehlike işaretleri normalmiş gibi geliyor.

    bojack her zamanki gibi todd'u hayal kırıklığına uğratmıştır;

    b: çuvalladığımı biliyorum, üzgünüm..

    t: harika. tabii. yine aynı şey. bunu yapmaya devam edemezsin. boktan şeyler yapıp, sorunları ortadan kaldırıyormuş gibi kötü hissetmeye devam edemezsin. daha iyi olmalısın.

    b: üzgünüm, sarhoştum üzerimde baskı vardı tamam mı?

    t: hayır. senin bütün sorunun sensin. alkol, uyuşturucu, mesleğinde başına gelen boktan şeyler veya çocukluğun değil sensin.

    aptal bir kızla yattıktan sonra sigarasından derin bir nefes çeker ve;

    - uzun soluklu üzücü yaşam tercihleri dizisine yeni bir halka ekledim.*

    --- spoiler ---

    seride yer alan hayvanların karakteristik özellikleri, antropomorfizm potası içinde tamamen eritilmemiş. kuşlar insansı özellikler gösterirken bir yandan uçabiliyor, kangurular zıplayarak hareket ediyor ya da salyangozlar sümüklü ve oldukça yavaşlar. bu da dizinin mizahi yönünü kuvvetlendirici etki yapıyor.

    müzikleri ayrı bir dip dalgası yaratarak, depresifliğini yoğunlaştırıyor. spotify'da kevingrave23'nin çalma listesinde tüm müziklerini bulabilirsiniz.

    rick and morty kalitesinde, hayata dair daha fazla şey içerdiği için belki de daha vurucu.
998 entry daha