şükela:  tümü | bugün
11 entry daha
  • psikiyatrist, özellikle de psikoterapi yapıyorsa nötr bir imgedir. hasta terapiye geçmişiyle ve kendi içsel imgeleriyle gelir. beyaz bir sayfa gibi karşısında duran terapiste bu imgeleri yansıtır. ve bunun sonucunda terapiste karşı çeşitli duygular besler. bu duygulara aktarım adı verilir.

    hasta terapisti göklere çıkarabilir, bir ay sonra ise yerin dibine sokabilir. ona aşık olabilir ya da ona öfke duyabilir. bunlar terapi için doğal ve iyi işlenirse olumlu durumlardır. çünkü bir zaman makinesi icat edilene kadar hastanın geçmişindeki hikayeyi onarmasının tek yolu, terapistle kurduğu ilişki üzerinden bu hikayeyi yeniden yazmaktır.

    burada terapistin aktarımı anlaması ve yorumlaması en önemli noktadır. hasta duygularını 'gerçek' olarak yaşar. hasta aktarımı bilmez, duygularını bilir sadece.

    çok sevdiğim bir dizi vardı, in treatment.
    o dizide terapist aktarım konusunda başarısız olduğu gibi kendisi karşıt aktarım geliştirip, kendine aşık olan hastasına aşık olur. herhalde terapide yaşanacak en büyük felaketlerden birisi budur. bu nedenle terapist hastaya karşı duygularını kontrol edemiyorsa süpervizyon alması ve hatta hastayı bir başka terapiste yönlendirmesi gereklidir.

    bu arada erotik aktarım sadece terapiye özgü değildir. örneğin öğretmenine aşık olan öğrenciler; buradaki aşk da aktarımdır. burada güçlü pozisyonda olan kişinin, yani öğretmenin durumu kontrol etmesi gerekir. bunu yapmazsa durumu istismar etmiş olur.

    hatta hayatın birçok farklı alanında aktarım ilişkisi görürüz. sürekli kendinden yaşca büyük insanlara aşık olanlar, eşini annesi/babası yapanlar, iş arkadaşıyla patronun takdiri için yoğun rekabete girenler derinde aktarım yapıyordur.
54 entry daha

hesabın var mı? giriş yap