şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • james potter'ın kazandığı versus.

    seriyi okumak yerine filmi izleyenler bunu şiddetle reddeder. filmlerde james'in hikayesi verilmediği gibi snape'in karakteri tam yansıtılmaz ve sonunda da ona kahraman mualemesi yapılır. bunu görenler de "always" diyerek james'i yerden yere vurur.

    seriyi okuyanlar ise şunu görür. snape bütün kitaplarda gereksiz gerginlik yaratan, masum öğrencilere yaptığı haksızlıklarla okuyucuyu kızdıran ve olay akışında problem çıkaran bir karkaterdir. bütün seriyi okuyanlar onun bu karakterini özümsedikleri için son kitap genellikle okuyucuda çok şey değiştirmez. evet, snape cesurca davranmıştır ama bu onun merhametsiz ve adaletsiz olduğu gerçeğini yok etmez.

    james'in hikayesi bize kitaplarda tam olarak verilmiyor, rowling'in 2005 ve 2007 röportajlarından toparlıyoruz.

    rowling çok zeki bir yazar. her şeyi örnekleriyle veriyor. dudley ve harry'nin yetiştirilme tarzları james ve snape gibi. biri şımartılarak büyüyor, diğeri ezilerek. ancak fark şuradaki james değişmeyi tercih ediyor. kimsenin anlamadığı, devasa fark burada. keşke sözlük izin verse de büyük harfle yazabilsem. james, hataları büyümeden, ölümcül sonuçlara yol açmadan değişiyor. snape'in bu noktaya ulaşması ise lily'nin ölümünden sonrasına kalıyor. rowling röportajında james'ın son sınıfta öğrenciler başkanı olmasının nedeninin karakteriyle ilgili olduğunu söylüyor. james o kadar değişiyor ki, dumbledore onu öğrenci başkanı olarak seçiyor.

    rowling bu noktada da müthiş bir oyun oynuyor. lily -kimse buraya dikkat etmemiş- hem snape'i hem james'i davranışları konusunda uyarıyor. her ikisine de onlarda hangi noktaları sevmediğini söylüyor. tabii filmde bu sahne yok. bunun üzerine lily'yi dinleyip değişen james oluyor. şu efendi adam yerine bilmem ne tercihi ise doğru değil. james son sınıfta gayet düzgün bir insandı. lily bu değişimi gördükten sonra james ile çıkmaya başlıyor. onun sözünü dinleyen ve hatalarını kabul edip değişen kişiyi tercih ediyor. snape ise rowling'in dediği gibi karanlık sanatları tercih ediyor. rowling'in snape ile ilgili altını çizdiği nokta bu. "bu snape'in travmasıydı. karanlık sanatları, lily'yi istediği kadar istedi," diyor rowling. eğer snape, james gibi iğrenç tavırlarını bırakıp lily'nin sözünü dinleyseydi, lily'nin snape'e aşık olabileceğini söylüyor.

    doğuştan safkan olan james için karanlık tarafa geçmek çok kolay olurdu. tıpkı lucius malfoy gibi hem kendini hem ailesini kurtarırdı. önemli olan güce sahipken bunlardan vazgeçmek. işte james bunu yapıyor. safkanlığından vazgeçiyor, voldermort'un teklifini reddediyor ve yoldaşlık'a katılıyor (rowling röportajlarında voldemort'un safkan olan sirius ve james'i ölüm yiyen olarak yanına davet ettiğini söyledi).

    snape ise malumunuz iş işten geçtikten sonra doğru yolu buluyor. şunu unutmamak gerekir, snape kehaneti duyduktan sonra voldemort'a anlatırken o bebek dahil bütün ailenin yok edileceğini bal gibi biliyordu. sadece bunun lily'yi kapsayacağını bilmiyordu. eğer o bebek neville olsaydı, snape hala bir ölüm yiyendi. bütün longbottom'ların öldürülmesi umurunda bile olmayacaktı. ne zaman ki lily onun bu umarsızlığı yüzünden öldü, işte snape o zaman değişti. james gibi hatalarını erken fark edemedi.

    bu versus çok tartırşmalara yol açar ve snape taraftarları "always" deyip geçer. ancak ben daha 13 yaşında çaresiz bir arkadaşı için animagus olmaya karar vermiş, sirirus evden kaçtığında onu yanına almış, 18 yaşında bütün avantajlarından ve safkanlığından vazgeçip dumbledore'un tarafında savaşa katılmış, o dönemde iş bulamayan peter ve lupin'e tam anlamıyla maddi destek vermiş ve son olarak ailesi sadece üç dört saniye elde etsin de kaçabilsin diye kendini voldemort'un önüne atmış olan james'i tercih ediyorum.
13 entry daha