şükela:  tümü | bugün
11 entry daha
  • yarın pelin esmer ve yiğit özşener ile birlikte büyülü fener'de izleyeceğimiz film.

    bir yapıt onu meydana getiren elden çıktığı andan itibaren onu algılayan zihinde şekillenir, anlam düzeyinde filmin sahibi artık kendisi değil, onu seyredendir. yönetmen hangi amaçla çektiğini söylerse söylesin, seyirci, filmin aslında başka bir şey anlattığını iddia edebilir. işte yönetmenin de katıldığı bir filmi izlemenin güzelliği burada yatıyor. onu yaratan ve algılayan zihinlerin bir arada bulunduğu enfes bir ortam.

    eskiden türkçe derslerinde "bu şiirde şair ne anlatmak istemiştir?" biçiminde saçma sorular sorulurdu, cevap en yalın haliyle "bilmem" olmalıdır. o şair o an orada değilse hele ölmüşse bu sorunun bir cevabı yoktur. doğru soru "bu şiir size ne hissettirdi ya da ne düşündürdü?" olmalıdır. yarın ise şair de şiir de, şiiri okuyan da orada olacak. elbette sorulacak sorular, konuşulacak çok şey olacak.

    oyun, 11'e 10 kala ve gözetleme kulesi ile başarılı işlere imza atan pelin esmer'in elinden çıkan bu filmi de sabırsızlıkla bekliyorum.
335 entry daha