şükela:  tümü | bugün
341 entry daha
  • bu durum, çocukken çok sarsıyordu beni. ayıpmış gibi dillendiremiyordum. büyüdükçe benim normalim bu oldu, artık konuşmaktan çekinmez oldum. üstelik, daha kötülerini yaşamış olanlar da vardı ve güçlü durmalıydım.

    bir öğrencim var. akıllı, komik, sevimli bir çocuk. kendini sevdirmemesi mümkün değil. ama bir sürü sorunu var. psikolojik destek almasının yanında ilaç da kullanıyor. anne ve babası boşanmanın eşiğinde, o her şeyin farkında. bununla büyük bir adammış gibi baş etmeye çalışıyor. gözlerinde görüyor insan.

    cuma günü iki çantayla geldi okula. babası alacakmış, onu söyledi. ilk dersten son derse kadar "eve ne zaman gideceğiz?" diye sordu. başka zaman sormaz. dersler bitti, babasına teslim etmek için onunla beraber aşağıya indim. babası gelmemişti. kütüphanede oturduk. babam ne zaman gelecek diye sordu bu sefer. gelir birazdan dedim. gözleri doldu. kapıya kilitlendi kaldı. mutsuzluğunu ya da üzüntüsünü paylaşabilen bir yapıda değil ama savunmasızdı.

    kapıda babasını gördüğünde öyle bir koşup üstüne atladı ki gözlerim doldu hemen. sınıfa eşyalarımı toplamak için geri döndüm. sandalyeye oturup hüngür hüngür ağladım. kendi çocukluğum gelmişti gözümün önüne. bir türlü unutamadığım olayların yaşandığı çocukluğum.

    evliliklerin sorunsuz olacağına inanan tarafta değilim. evlilik, çok zor bir birliktelik şekli bana göre. ama sonrasında çocuk doğunca ve işler yolunda gitmeyince, anne ve babadan daha çok etkilenen biri varsa o da çocuk oluyor. yalnızlığa, terkedilmişliğe, güvensizliğe bir şekilde alışıyor. kimi zaman seneler sonra sorun oluyor, kimi zaman tam da o an yaşarken. bunu kimsenin yaşatmaya hakkı yok. ebeveyn olmak becerilemeyecekse özellikle.

    içim acıyor öğrencimin, o minicik benliğiyle bunların hepsiyle başa çıkmaya çalıştığını gördükçe. ona bakınca kendimi görüyorum, kendime de üzülüyorum. boşanmanın daha kolay baş edilebilecek hale gelmesini diliyorum çocuklar adına.
194 entry daha