şükela:  tümü | bugün
216 entry daha
  • balkanlarda en çok merak ettiğim şehirdi ve birgün ziyaret etmek hayalimdi.
    gerçekleştirmekte geciksemde en sonunda geçtiğimiz yaz yapabildiğim balkan turuna sarajevodan başlamalıydım ve öyle de oldu.
    benim için çok özel bu şehir ve birgün tekrar gideceğim.
    şimdi gezilecek görülecek yerler zaten yazılmış, yiyecek içecek tavsiyeleri yapılmış. ben biraz daha hakkında az entri girilen veya hiç bahsedilmeyen birkaç yerden bahsetmek istiyorum. faydası olur diye ulaşım hikayelerimi de yazıyorum.

    ilk olarak galerija 11/07/95 den bahsetmeli.
    2 saatten fazla burada bulundum. tarık samarahın srebrenica soykırımını anlatan fotoğraflarından etkilenmemek elde değildi. gideceğiniz tarihte hangi sergi olacağını galerinin sitesinden öğrenebilirsiniz. yeri çok kolay, ferhadija caddesi üzerinden katedralin hemen sağındaki sokağın üzerinde.

    ikinci olarak tunel spasa(umut tüneli)
    buralara kadar gelip tüneli ziyaret etmemek olmaz. şehrin biraz dışında diye sakın tembellik etmeyin. ulaşım zor değil açıklayım hemen. başçarşıdan ılıcaya giden 3 numaralı tramvaya binin. ılıca son durak zaten. orada görevlilerden yardım isterseniz hemen yardımcı olmaya çalışıyorlar. tabi benim gibi hope tunnel falan demeyin anlaşamama ihtimaliniz var. gideceğiniz yerlerin yerel isimlerini bilmek bir avantaj. görevliye tunel spasa diyince hemen beni 32a numaralı otobüsün yanında kadar götürdü sağolsun. otobüse binince zaten kaptan anlıyor nereye gittiğinizi, tünelin yakınlarında bir durakta indiriyor. tabelaları takip edip 5 dakika kadar yürüyeceksiniz işte bu kadar. çıkışta yine otobüsü kullanabilirsiniz ama ben kapıda bekleyen taksilerden birine binip vrelo bosneye geçtim oradan.

    üçüncü olarak vrelo bosne
    mutlaka görülmeli, övmeye kelimelerim yetmez, ilgili başlıkta arkadaşlar yorumlamış zaten.
    dönüşte kapıda taksi göremeyince otobüs durağına gitmeye karar verdim ama tam yerini de bilmiyordum. parktan çıkalı 5-6 dakika kadar olmuştu, yolun sağ tarafında bahçede oturan bir aile gördüm, otobüs durağı nerede diye sormaya çalıştım. evin reisi derdimi anlayınca kalktı ayağa o sırada oğlu arabayı garajdan çıkarıyormuş. evin reisi seni de götürelim dedi kendi dilinde herhalde, öyle hissettim. oğlu ingilizce biliyormuş ılıcaya beni götürür müsünüz dedim. sağolsunlar ılıcaya attılar beni. şansıma hep yardımıma koşan insanlarla karşılaştım burada.

    dördüncü olarak şehrin tepelerinden bahsedeceğim, fotoğraf çekmek isteyenler toplanın.

    - zuta tabija ( sarı tabya)
    aliya izzetbegoviçin kabrinin bulunduğu kovaci şehitliğinin üzerinde bulunuyor. başçarşıdan yürüyerek 15 dakika civarında ulaşılabilir. birazdan yazacaklarıma göre buraya ulaşmak en kolayı ve en iyi fotoğrafları burada çektim. şehitliğe uğrayıp içinden geçiş yaptım, etrafını dolanmanıza gerek yok.

    - vidikovac
    buraya taksiyle gittim, yürümenizi tavsiye etmem. gerçi ben oraya varır varmaz sırt çantalı bir delikanlı ile karşılaştım. başçarşıdan yürümüş gelmiş. biraz daha yukarı çıkıp çadırını kurmayı planlıyordu. bu kafadaysanız yürüyebilirsiniz. burası öyle turistik bir bölge değil yerel halkın takıldığı bir kafe mevcut ve harika bir manzara sunuyor.

    - bijela tabija (beyaz tabya)
    gün batımını vidikovacta yaptıktan sonra buraya yürümeye başladım, 15 dakika kadar süreceği ve yokuş aşağı bir yol olacağı için yürürüm ne olacak modunda yola çıktım. yalnız karanlıkta 6-7 dakika insan görmediğim yollarda yürüdüm biraz tırssam da ara sokaklardan geçerek ilerledim. bir ara yolu karıştırınca balkonda gördüğüm birine bijela tabija diye seslendim, hemen yanıma gelip yol gösterdi muhabbet etmeye çalıştık çat pat, ben moje turska diyince sevindi hatta adam. tabyaya ulaşınca bir iki fotoğraf çektim ama çok beğenmedim. buraya arabasız gelen tek kişi bendim herhalde o akşam. gündüz gitsem belki daha iyi olabilirdi.

    - park princeva
    burası kütüphanenin tam karşısında olan tepede bulunuyor. manzarası güzel bir restoran burası aslında. ama ben sadece fotoğraf amaçlı ziyaret ettiğim için tepeler arasında listeledim. yürüyerek gidip geldim 25 dakika kadar sürüyor başçarşıya.

    beşinci olarak art kuca sevdaha
    burası şehrin en güzel mekanlarından biri. sevdalinka dinletisi, kahvesi, gül şerbeti ile yorgunluğunuzu alıyor.

    altıncı ve son olarak ministry of cejf ( keyif bakanlığı )
    kovaçi yokuşunda bulunan kahvesini çok beğendiğim sıcacık mekan.
55 entry daha