şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • fırıncıdan iç mimar olur mu?

    geçtiğimiz hafta sonu bir antikacı dükkanında çok sevimli, görmüş geçirmiş bir beyle tanıştım. iç mimar olduğumu söyleyince bana ilginç bir eleştiri yaptı. dedi ki: "siz iç mimarlar nedense pek mesleğinize sahip çıkamıyorsunuz ve önüne gelenin iç mimarım diye piyasada iş yapmasına izin veriyorsunuz. oysa ki, gerçek bir profesyonelin elinden çıkmış bir ev, akşam geldiğimde beni en sıcak karşılayandır. sokak kapısını açtığımda bana çoğunlukla eşimden evvel hoşgeldin der..."

    bugüne kadar dekorasyon konusunda hiç duymadığım bir gözlemdi bu. gerçekten de evinize vardığınızda tüm sıkıntıları sokakta bırakabilmek çok önemli. bunu bıraktırabilmek de gerçekten her yiğidin harcı değildir. aynı bey devam etti: "kullanışlı odam, güzel bir banyo yorgunluğumu unutturur. sonrasında eşimi mutfakta lezzetli yemeklerin arasında bir bal çiçeği gibi görürüm. evdeki rahatımız evliliğimizdeki huzurun anahtarıdır evladım!... "

    öyleyse bu nazik beyin uyarılarını dinliyor ve şunu da eklemek istiyorum. nasıl ilk yardım kursunu bitirene doktor denilemezse, lütfen bir takım kurslarla da iç mimar olunamayacağını unutmayalım. aslında ülkemizde en komiği, hem odun ekmeği satıp, hem de itina ile "dekarasyon" yapanlar! eşim, artık hayli ilerlettiği türkçe’siyle, bu insanlara "hiç mimar" adını taktı, haksız da sayılmaz hani! uzun yıllar fransa ve isviçre'de iç mimarlık yaptım, inanın oralarda genelde mimarlara bile iç mimarlık yaptırmıyorlar. madem avrupa standartlarında yaşamak istiyoruz, o zaman yaşam standardımızı hazırlayan mesleklere daha saygı gösterelim. sağlıklı, konforlu, güzel bir çevre, yapı, mekan, yani bizlere bir bütün olarak yaşam biçimi sağlayabilmek için mühendisin, mimarın ve iç mimarın her zaman birbirine ihtiyacı var. ve her şey bitip, ailece güzel bir akşam yemeği için masa etrafına oturduğunuzda gelsin sıcacık, mis gibi ekmekler!

    meltem etchebery, http://www.sabah.com.tr/…p/yas119-20040612-101.html
72 entry daha