şükela:  tümü | bugün
  • bir ibrahim tatlıses açıklaması.

    her zamanki gibi açıklamanın derinliğine girmeden evvel ibrahim ağanın söylediklerinin tamamına bakmakta faide var:

    "bizde ataya ato derler.atatürk'e ato demek haddimiz değil.biz atalarımıza büyüklerimize saygılıyız.atatürk, türkiye ve dünyada çok önemli bir insandır.almanyada nasıl hitler varsa bizim de atatürk'ümüz vardır.ona arasıra esprili göndermeler yaparım.ben atatürkle alay edecek,dalga geçecek şahsiyette karakterde insan değilim.herkes biliyor ki atatürk de rakı içiyordu.hatta leblebisini de biliyorum.benim oğlum da bunu biliyor.kızım atatürk'ün ölüm yıldönümü olan 10 kasım'da doğdu.ona,atatürk'ün annesinin adını verdim.melek adı da babam kadar çok sevdiğim erol simavi'nin annesinden geliyor."

    ibrahim tatlıses 30 yıldır bu ülkede şarkı söylüyor,çiğköfte yoğuruyor,ahu tuğba'nın tırnaklarını kesip feodal düzenine katıyor,boş su şişesiyle sevgilisine şaka yapıyor,filmlerde oynuyor,klip yönetmenliği yapıyor,müzik şirketi kuruyor,lahmacun zinciri kuruyor,otobüs şirketi açıyor,televizyona şov programı yapıyor,yarışma programlarına jürilik yapıyor,ipek gömleğinin üstüne reklam alıp televizyona çıkıyor,çarkıfelek yarışmasında sesli harf olarak "k" yi istiyor yapıyor da yapıyor hiç ama hiç durmuyor bu adam.

    bu durmaksızın süren "sanat" yaşamının kıvrak yollarında şüphesiz en dikkat çeken tarafı yanık sesiyle okuduğu arabesk şarkılar ve bu toprağın türküleri.işte tam da içinde yer aldığı müzik türünün efsanevi ismi olarak arabeskin yapısında yer alan paradoksun ince örneklerini konuştuğu zaman da sergiliyor ibrahim tatlıses....

    arabesk ilginç bir müzik türüdür.içinde yer alan sözler daimi bir tezat ve gariplik oluşturur.bir mısrada allaha haykırış yer alır yalvarışlar,yakarışlar eşliğinde tövbe edilir(örn: allahım beni affet/günahım büyük kaderim kopuk)bir sonraki kıtada ise bu sefer allaha isyan eden cümleler yer alır(örn:yarabbim suçum neydi anlatsana/isyanım sana isyanım sana).
    veyahut bir şarkının sözlerinde sevgiliye sitemkar cümleler eşliğinde kibarca hakaret edilir(örn:zalim yarim,kaphe kadın,terbiyesiz sevgilim) nakarata geldiğinde ise işler değişir(örn: ömrümün tek anlamı,her şeyim,terbiyeli sevgilim).

    işte bu yüzdendir ki bu mantıksızlık senfonisinin baş kahramanları zaman içinde icra etmiş oldukları müziğe kendilerini tam anlamıyla teslim ettikleri için dimağlarının o küçük yeterliliğiyle okuyan şahısta bi durun amına koyim noluyo lan intibasını ve dehşetini bırakırlar.işte bu son hadisede de ibrahim tatlıses hazretlerinin bilgilenme çağında ortaya koymuş olduğu bu cümleler insanı olmadık diyarlara götürüp varoluşun temelinde yatan soruları insanın kendi içinde sorgulamasını sağlamaktadır.ben bu cümleleri elimden geldiğince tercüme etmeye ve manlarını bulmaya çalıştım umarım yardımcı olur:

    "bizde ataya ato derler.atatürk'e ato demek haddimiz değil.biz atalarımıza büyüklerimize saygılıyız.[mahire de maho derler.ben durduk yere hiç bir sebep yokken bu cümleyi kullandım.zihnimin içinden ataya ato demek geldi.fakat sonra tırstım,olur da atamıza hakaret ediyor derler diyerekten kendimi durdurdum.]

    atatürk, türkiye ve dünyada çok önemli bir insandır.almanyada nasıl hitler varsa bizim de atatürk'ümüz vardır.ona arasıra esprili göndermeler yaparım.[atatürk ölmedi oğlum hala yaşıyor.ben gönderme yapıyorum mesaj kutuma hep iletildi mesajı geliyor.hem bi kere hitler iyi birisiydi di mi lan?savaş zamanı millet kıçını yıkayacak su bulamazken dünyanın sabununu üretmiş bu herif.ayıp lan bi de adamı sevmiyorsunuz.]

    ben atatürkle alay edecek,dalga geçecek şahsiyette karakterde insan değilim.herkes biliyor ki atatürk de rakı içiyordu.hatta leblebisini de biliyorum.benim oğlum da bunu biliyor.[ooovvv ooovvv o da biliyor ooovv oovvv.kardeşim ben atatürk ne yaparsa aynısını yaparım.atatürk,çanakkale savunmasını gerçekleştirmiş.geçenlerde çanakkale de konser verdik,üç tane porselen sürahi aldım oradan.ben ve oğlum leblebi diyebiliyoruz.ve leblebinin manasını da biliyoruz.oooov oovv o da biliyor ooov oovvv]

    kızım atatürk'ün ölüm yıldönümü olan 10 kasım'da doğdu.ona,atatürk'ün annesinin adını verdim.melek adı da babam kadar çok sevdiğim erol simavi'nin annesinden geliyor.[bizim amca oğlu var hüseyin.o da yoğurt yiyor zaten kimse ona sormuyor ismin nereden geliyor diye.hele hele bizim urfa da bir abdo cemal vardı.çok güzel köfte yoğururdu.neyse ben bigün arabayla gidiyorum bik bik bik...]

    velhasıl kelam,ibrahim tatlıses otuz yıldır geleneksel bir hale getirdi bu hadiseyi.her sene rutin bir işlem olarak zihninde yer alan otuz kelimeyi bir araya getirerek cümle kurup derdini anlatmaya çalışıyor.bir sonraki doğumgününde kendisine bir yazar kasa fişi hediye edeceğim.bu adamın literatürüne yepyeni beş kelime sokmak bu ülkede yüz fakiri doyurmaktan sevaptır bundan kelli.
48 entry daha