şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • bu hafta sınıfta tartıştığımız bir makalede geçen kaynaklardan biri dikkatimi öylesine çekti ki ders biter bitmez makaleyi bulup indirip bir solukta okudum. makale şu:
    culture-gene coevolution of individualism-collectivism and the serotonin transporter gene (5-httlpr)

    tezimle pek ilgisi olmasa bile çok ilgimi çektiği için okuduğum bir makaleydi bu ve okurken ufkum fersah fersah açıldı. öylesine bir coşkuyla okudum ki iki gündür çevremde olan olmayan herkesi "çok ama çok ilginç bir makale okudum!!" diye rahatsız ediyorum ve ilgilenenlere de anlatıyorum. okurken kendimden geçtim. size de anlatmam gerek.

    şimdi efenim araştırma diyor ki, serotonin üretiminde görev alan bir genin s (kısa) ve l (uzun) olmak üzere iki aleli var ve s aleli taşıyanlar anksiyete, depresyon, bipolar bozukluk gibi duygulanım bozukluklarını sergilemeye, l aleli taşıyıcılarından daha eğilimli oluyorlar. s aleli taşıyanlar olumsuz duygulara ve durumlara daha çok odaklanırken, l aleli taşıyanlar olumlu duygulara ve durumlara daha çok odaklanıyorlar. ayrıca, s aleli taşıyıcıları ile l aleli taşıyıcılarının oranı toplulukçu kültürlerde (özellikle doğu asya) ve bireyci kültürlerde farklılık gösteriyor. s aleli taşıyıcılarının oranı toplulukçu kültürlerde daha fazlayken l aleli taşıyıcılarının oranı bireyci kültürlerde daha fazla; ama buradaki ilginç nokta, s aleli taşıyıcılarının oranı toplulukçu kültürlerde çok daha fazlayken duygulanım bozukluklarına sahip insanların oranı bireyci kültürdekilere göre çok daha düşük olması. yani s aleli taşıyanların duygulanım bozuklarını daha fazla göstermeleri beklenirken toplulukçu kültürlerde bu tür bozukluklarının yaygınlığı çok daha az; çünkü toplulukçu kültürlerde insanlar toplumsal uyuma daha fazla önem verip birbirlerine çok daha fazla sosyal destek sağladıklarından dolayı toplulukçu kültürün koruyucu bir işlevi olduğu fark edilmiş.

    ilginçlik burada bitmiyor. tarihsel olarak özellikle doğu asya'da salgın hastalıklar çok daha yaygın biçimde görüldüğü ve bu dönemlerde hayatta kalmak için başkalarının gereksinimlerine dikkat etmek ve onları da düşünmek, grupça hareket etmek, olumsuz duygulara ve durumlara daha fazla odaklanmak gibi davranışlar önem kazandığı için kültür toplulukçu bir eğilim gösterip bu yönde biçimlenmiş. bu tarz davranışsal eğilimleri de s aleli taşıyıcıları sergilediği için, evrim bu dönemlerde s aleli taşıyıcılarına yönelik bir seçilim göstermiş. coğrafyanın kültürler ve genlerin birlikte evrimine etkisine de güzel bir örnek.

    daha ayrıntılı bilgi almak için makaleyi okumanızı kesinlikle öneriyorum.