şükela:  tümü | bugün
405 entry daha
  • sonrasında leyla gibi dolaştıran film. (bkz: #72788067)

    vallahi gerçek hayata ısınmak zor oldu 4-5 saat boyunca. 2.5 saatlik, acayip bir şeydi lan. aksiyon, romantizm, gizem, jedi öğretisinin yeni boyutları... eski dostlar, yeni dostlar... eski formüllerin tekrarı, yeni yaklaşımlar...

    kendi adıma konuşayım, birkaç kez daha izleyince filmin yeri belli olacak. şimdiye kadar 8 film oldu ve 5. bölüm olan imparator (bkz: star wars episode v - the empire strikes back) ile birinciliğe oynar bu film.

    filmden çıktıktan sonra "lan oralarda yaşasaydım..." dedim durdum. star wars bize "döküntü" bir bilimkurgu dünyası sunmuştu, pırıltılı geleceklerin yaşandığı diğer filmlerin tersine. zorbalar, hileciler, dökülen uzay gemileri, para kazanabilmek için atılan kırk takla... nitekim bu filmde de yine hepsi var ama yine de bu dünya yerine orada yaşamak isterdim be yav!!!

    bundan sonrası ağır ama gerçekten ağır spoiler içerecek, ona göre!

    --- spoiler ---
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---

    klasik üçleme'nin formülleri the force awakens'da olduğu gibi bu filmde de kullanılmış. fragmanda bile vardı, imparator'daki hoth gezegeni savaşı neredeyse birebir bu filme uyarlanmış. ama bir önceki bölümden farklı olarak kes-yapıştır yapmanın ötesinde, sonrasına zemin hazırlayan kullanımlar olmuş bu kez. imparatorluk odasından yeni bir kötü, mineral gezegenindeki savaşın sonundan ise yeni bir yoda ve yeni bir kahraman çıktı mesela.

    üç bölüm boyunca aynı karakterleri görürüz diye bekliyordum ben. geçtiğimiz bölüm han solo'nun ölümü çok da beklenmedik bir şey değildi buna rağmen. yeni karakterler gelecek, eskiler de beklendiği biçimde ya pasifize edilecek ya da tamamen öyküden çıkacaktı. ama bu filmde game of thrones gibi oldu, patır kütür öldürdüler yeni karakterleri. snoke gitti, phasma gitti, asiler bir avuç kaldı ama resmen bir avuç!.. leia ve finn de gitti dedik, yanda oturan kızlar "hiii, öldürdüler!.." dedi o sahnelerde hatta. yeni olmaları, ana eksende bulunmaları hiiiiç fark etmedi, giden gitti resmen.

    jedi öğretisinin farklı boyutlarını da verdiler filmde. luke inziva zamanında güç'ün doğası hakkında görüşlerini daha da ilerletmiş. aynen onun dediği gibi, güç aslında birilerinin iradesini etkilemek, taşları kayaları oynatmaktan daha öte bir şey. bunu rey'e öğretmek için oturduklarında filmin de en güzel sahnelerinden biri başlıyor, iyi izlemeli bir dahakine. buna bağlı olarak jedi şövalyelerinin düştükleri hatalar konusunda söyledikleri de dikkate değer. filmin ikinci yarısında yoda çıkıp da luke'un yapamadığını yaptığında ve hemen ardından geçen konuşmada anlıyoruz ki aslında yoda da zamanında benzer biçimde düşünmüş ve gücün doğasını daha da çözmüş. nitekim yoda gücün bir parçası olup bir hayalete dönüşmüşken yıldırımlar yağdırabilir bir halde. bunu star wars evreninde ilk kez görüyoruz sanırım.

    aydınlık tarafta böylesine güçlü olunur da karanlık taraf boş durur mu? snoke'un yapabildikleri palpatine'nin çok ötesine geçmiş. adamın aklından geçirmesi enerji şimşekleri yollaması ya da birilerini havada tutmasına yetiyor. nitekim kylo ren hileli denebilecek bir yola başvurmasa, karanlık tarafın nihai zaferi kesin gibiydi. adam zaman ve mekân ötesine geçmiş artık, var mı ötesi? ama o kibir, o özgüven, palpatine'de olduğu gibi sıçtı işte ağzına.

    mark hamill olağanüstü oynamış be!!! demeden geçemeyeceğim.

    luke'un finaldeki hilesi çok iyiydi. bunu da başardıktan sonra ikiz güneşleri görüp güç'e karışması çok çok iyi bir sahneydi. fonda güç teması çalarken... ooof, herhalde filmi aldığım zaman darth vader'in cenaze töreni gibi sık sık izleyeceğim bir sahne olacak bu.

    müzikler... bir önceki bölüme göre daha iyi ama john williams'ın klasik üçlemedeki performansından çok çok geride. ilk kez ışın kılıcı göründüğü anda başlayan motif dikkatimi çekti bir tek yeni olarak. daha dikkatli dinlemeli.

    arada çok güzel espriler vardı. kimi marvel filmlerine benzetmiş, bilemedim. ama bence yakışmış. poe dameron'un patlatma merakı, çeşitli yaratıkların tavırları, c-3po'nun gergin suratı filan çok iyiydi.

    fedakârlık temasının işlendiği sahneler de iyiydi ama finale yaklaşırken binbaşının (laura dern oynuyordu ama karakterin ismini unuttum) filoyu biçme anı üzerine tanımam bundan böyle!.. muhteşemdi!!!

    filmin eksiklerinden biri düello sahnelerinin yeterince olmaması. iki baş karakter arasında ışın kılıcı dövüşü yok gibi bir şey. 9. bölümde bir final yaparlarken herhalde 3. bölüm "revenge of sith"de olduğu gibi ışın kılıcına doyururlar.

    bir diğer eksiklikse silah tüccarları, onların yarattığı sömürü ekonomisi vb. konulara değinirlerken değinmekle kalmaları denebilir. bu haliyle mesaj kaygısı taşıyan, montaj sahneler gibi olmuş. ama en sonda süpürgeyi güç ile kendine çeken çocuk sahnesine bağladılar oralardan, bakalım 10. bölüme kapı mı açtılar anlarız.

    son söz frapan geyik'ten: "ccc luke reyiz ccc ölmedi kalbimizde yaşıyor..."

    --- spoiler ---
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---
795 entry daha