şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • amerika ve avrupa farkı için

    stirner ve diğerlerinin öne sürdüğü ve sizin bireysel anarşizm diye nitelediğiniz düşünce, başka pek çok şeyle birlikte, abd'deki sözde "özgürlükçü" hareketin temelini oluşturur. bu aslında serbest pazar kapitalizmine körü körüne bağlılık anlamına gelir ve uluslararası anarşist hareketle hiçbir bağlantısı yoktur. avrupa geleneğinde ise anarşistler kendilerini "özgürlükçü sosyalistler" olarak tanımlarlar ki, buradaki "özgürlükçü" ifadesi abd'dekinden çok farklı bir anlamda kullanılmıştır.
    benim görebildiğim kadarıyla abd'deki işçi hareketleri, kendilerini anarşist olarak tanımlamasalar da, avrupa'daki anarşist düşüncenin ana akımlarına, kendilerini anarşist olarak tanımlayan amerikalılar'dan çok daha yakın duruyorlar. endüstri devriminin ilk yıllarındaki sendikal eylemlere, 1850'lerin işçi sınıfı gazetelerine filan bakarsak, gerçekten anarşist bir damarla karşılaşırız. avrupa anarşizmi, marx ya da benzeri hiçbir şeyden haberleri yoktu... tamamen kendiliğinden gelişmiş bir hareketti. maaşlı çalışmanın köleliğin başka bir şekli olduğunu, fabrikaların işçilere ait olması gerektiğini, endüstriyel sistemin kişisel girişimleri ve kültürü yok
    ettiğini ve buna benzer pek çok şeyi kendiliğinden farkettiler ve 1850'lerde "çağın yeni ruhu" diye adlandırdıkları bu düzene karşı koymak gerektiğine karar verdiler: "para kazan ama kendini unutmadan!" kulağa tanıdık geliyor.
    aynı durum geniş destek bulan diğer hareketler için de geçerli -yeni sol hareketler örneğin... bu düşüncenin içindeki bazı akımlar kendilerini geleneksel kollektivist anarşizmle ilişkilendirdiler ki o da zaten sosyalizmin bir kolu olarak anılır. ama abd ve bir dereceye kadar da ingiliz "özgürlükçülüğü" tamamen farklı bir kavram ve gelişmedir ve aslında zorbalığa, zorbalık özel sektörden kaynaklandığı müddetçe, karşı çıkmaz. bu bakımdan, anarşizmin diğer biçimlerinden çok farklıdır.

    noam chomsky
59 entry daha