şükela:  tümü | bugün
342 entry daha
  • daha sonra daha ayrintili bir sekilde anlatacagim ama simdi bir konuyu ozet geceyim. aslinda az cok herkes hikayeyi biliyor. birinci ve ikinci dunya savaslarinda avrupa'nin guclu devletleri birbirini yerken ve yikim yasarken abd aradan siyrilip guclenerek cikiyor degil mi? aslinda bu tema birinci dunya savasiyla baslamiyor ve 1700'lerden itibaren surekli kendini tekrar ederek devam ediyor.

    1700'lere gidiyoruz. 13 koloni ingiltere'den bagimsizligini ilan etmek istiyor. ingiltere buna gecit vermek istemiyor. o donemin ingiliz ordusu dunya'nin en guclu ordularindan biri ve dunyanin bir cok ulkesinde savas tecrubesi kazanmis profesyonel askerlerden olusuyor. donemin abd'sinin henuz duzenli bir ordusu yok, para birimi tuvalet kagidindan degersiz ve askerlere uniforma alacak parasi dahi yok. savasin baslarinda ingilizler ustunluk sagliyor ama daha sonra gerek ingiltere'deki ic karisikliklar, gerek ingiltere ile avrupa ulkeleri arasindaki krizlerden dolayi ingiltere buraya tam gucunu veremiyor, aradaki okyanusu da dusununce asker takviyeleri ve muhimmatlar aksiyor ve ingiltere savasi kaybediyor. boylece abd dunya gucu olma konusunda durumu 1-0'a getiriyor.

    su anda abd'nin basinda aykut kocaman olsa takimi defansa ceker ama o zamanlar aykut yok. abd'nin eline bir baska firsat geciyor. 13 koloninin batisinda bugunku midwest (ortabati) bolgesi ispanyollar'a ait ama ispanyollar burayi savasla fransa'ya kaptiriyor. fransa daha dogrusu napolyon burada ayni yillar once ingilizler'in yaptigi gibi bir koloni kurmak istiyor. bu sirada napolyon ile avrupa ulkeleri arasinda savas cikiyor ve haiti'deki fransiz kolonisinde koleler silahlanip isyan baslatiyor. haiti'de isyandan ve salgin hastaliktan dolayi on binlerce fransiz askeri telef oluyor. abd hemen bu firsattan yararlanmak icin fransa'ya gidip "kuzey amerika'daki topraklarinizi bize satin" diyor. napolyon en basta kabul etmiyor ama sonra bunca sorunla ve dusmanla ugrasirken amerika'ya yollayacak yeterince askeri olmadigini goruyor bu topraklari koruyamayacagini anliyor. bu durumda bu topraklari abd'ye satmazsa ispanya veya ingiltere savasarak alacak ve fransa ezeli rakipleri onunde dezavantaj yakalayacak. bu durumda napolyon bu topraklari donumu 23 cent karsiligi yani bedavaya abd'ye satiyor.

    boylece abd tek kursun atmadan topraklarini 2'ye katliyor ve durumu 2-0'a getiriyor. boylece avrupa'da yasanan 2 kriz ve avrupali guclerin abd'yi hafife almasi sonucu abd 2 kez ataga kalkmis oluyor. 1810'larda avrupa yine karisik ve yine kendi aralarinda savasiyor ve abd yine bunu firsat bilerek eskiden avrupalilar'la muttefik olan kizilderililer'e saldirip bugunku oklahoma'dan kanada'ya kadar olan bolumu ele geciriyor. hakeme baktim, gol cizgiyi gecti diyor. durum simdi 3-0.

    1819'da abd ile ingiltere oregon bolgesi yuzunden savasin esigine geliyor. oregon'u denizden ingiltere, karadan abd kesfetmis ve ikisi de bolgeye hakim olmak istiyor. ingiltere savas gemilerini oregon kiyilarina cekiyor ve saldiriya baslamak icin askerler emir bekliyor. aslinda bu bir blof cunku ingiltere'nin ekonomisi cokmus durumda ve yeni bir savasa girecek parasi yok. abd bu blofu yemiyor ve kendi blofunu yaparak savunma pozisyonu aliyor. en sonunda tum avrupa'yi saran ekonomik kriz yuzunden ingiltere abd'ye acmak istedigi savasi acamiyor ve oregon'u kaybediyor. teselli odulu olarak vancouver ingiltere'ye kaliyor ama ati alan uskudari gecmis oluyor.

    bundan birkac yil sonra abd'yi hafife alan taraf bu kez ispanya oluyor. abd bu kez gozunu florida'ya dikmis. ispanya o sirada avrupa'daki sorunlarla ve ic karisikliklarla ugrasiyor ve amerika gizlice vatandaslarini florida'ya gonderip silahlandiriyor. ispanya'nin okyanus otesinde bir savas yapmaya ne butcesi ne de yorgun ordusu el vermiyor ve ispanya bolgeyi savasmadan terk ediyor. boylece abd gunes kremini ve plaj havlusunu alip miami'ye uzaniyor.

    abd ispanya'dan florida'yi almakla yetinmiyor, ispanya'nin zayifligini firsat bilerek o sirada ispanyollarin hakim oldugu teksas bolgesine de sulanmaya basliyor. hikaye yine ayni. ispanya avrupa'da krizle ve savaslarla ugrasiyor ve okyanus otesindeki teksas'a yeterince asker yollayamiyor. ispanyol kolonisi meksika kendi cabalariyla bir ordu kuruyor ama abd meksika'nin baskentine kadar hic zorlanmadan iniyor. sonra teksas abd'ye katiliyor.

    avrupa'da ne zaman kriz olsa abd guc ve toprak kazaniyor. en basta abd'yi hafife aldigi icin pek kastirmayan avrupalilar daha sonra durumun ciddiyetini anliyor ama okyanusun otesine binlerce asker cikartmak hem masrafli, hem riskli hem de her ulke kendi meseleleriyle ugrastigi icin kimse ugrasmiyor. mesela abd hawaii'yi tek kursun atmadan aliyor.

    ingiltere ile rusya savasin esigine geliyor ve ingilizler o zamanlar rusya'nin topragi olan alaska'yi ele gecirmek icin hazirliklara basliyor. bunu goren rusya burayi savasta kaybedecegini dusunerek bari bedavaya gitmesin diye abd'ye satiyor. bugun alaska'dan cikan petrol, dogal kaynaklar ve balik dusunuldugunde abd burayi neredeyse bedavaya almis oluyor.

    kisaca avrupalilar ne zaman birbirini yese abd firsati gole cevirmis. genelde insanlarin aklina birinci ve ikinci dunya savaslari geliyor ama abd bunu 1700'lerden beri cok iyi bir sekilde yapiyor. ozellikle ulkenin ilk 10 baskani diplomasi konusunda cok guclu ve kartlarini cok iyi oynamis. gerisi de corap sokugu gibi gelmis.

    bu konuyu baska bir entry'de cok daha ayrintili bir sekilde (muhtemelen 60-70 sayfa uzunlugunda) anlatmaya calisacagim cunku konu gercekten ozet gecilecek kadar basit degil.
65 entry daha