şükela:  tümü | bugün
30 entry daha
  • bu "challenge'ın türkçe'de karşılığı yok" yalanını ilk kim başlattı bilmiyorum. ama gülse birsel dahil bu yalana kapılıp "türkçe'de karşılığı yoksa o zaman çelınc diyelim" şeklinde bir şeyler demiş.

    şimdi arkadaşlar, challenge kelimesinin ingilizce anlamına bakalım:

    noun
    1.
    a call to someone to participate in a competitive situation or fight to decide who is superior in terms of ability or strength.
    "he accepted the challenge"
    synonyms: dare, provocation; summons
    "he accepted the challenge"
    2.
    a call to prove or justify something.
    "a challenge to the legality of the banning order"
    synonyms: confrontation with, dispute with, stand against, test of, opposition, disagreement with; more
    verb
    1.
    dispute the truth or validity of.
    "it is possible to challenge the report's assumptions"
    synonyms: question, disagree with, object to, take exception to, confront, dispute, take issue with, protest against, call into question; more
    2.
    invite (someone) to engage in a contest.
    "he challenged one of my men to a duel"

    1:
    "a call to someone to participate in a competitive situation or fight to decide who is superior in terms of ability or strength."
    google translate:
    "birisine rekabetçi bir duruma katılmaya çağırmak veya yetenek veya güç bakımından üstün kim olduğuna karar vermek için mücadele etmek."

    2:
    "a call to prove or justify something."
    google translate:
    "bir şeyi ispatlamak veya haklı kılmak için bir çağrı."

    3:
    "dispute the truth or validity of."
    google translate:
    "gerçekliğini veya geçerliliğini tartışmak."

    4:
    "invite someone to engage in a contest."
    google translate:
    "birisini bir yarışmaya davet etmek."

    aynı kıyaslamayı wiktionary üstünden yapalım.

    noun
    1. a confrontation; a dare.
    2. a difficult task, especially one that the person making the attempt finds more enjoyable because of that difficulty.
    3. a procedure or action.
    verb
    1. to invite someone to take part in a competition.
    2. to dare someone.
    3. to dispute something.

    (çok uzamasın diye diğer anlamları kırpıyorum)

    yine google translate üstünden çevirelim...

    1:
    "bir çatışma; bir cesaret."
    2:
    "zor bir görev, özellikle de girişimi yapan kişinin bu zorluk yüzünden daha eğlenceli bulduğu bir görev. "
    3:
    "bir prosedür veya eylem."
    4:
    "birisini bir yarışmaya katılmaya davet etmek."
    5:
    "cesaret etmek."
    6:
    "bir şeye itiraz etmek."

    kolaya kaçıp google translate kullandık, ama bazı kelimelerin altını çizmemiz gerekiyor.
    dare, dispute, contest, confrontation.
    dare: cüret etmek, cesaret etmek, meydan okumak, kafa tutmak, cesaretlendirmek, zorlamak.
    dispute: çekişmek, tartışmak, ihtilaf, kavga, münakaşa, anlaşmazlık.
    contest: yarışma, itiraz etmek, rekabet etmek, yarışmak, mücadele, karşılaşma, tartışma.
    confrontation: ihtilaf, anlaşmazlık, fikir ayrılığı, yüzleşme, yüzleştirme.

    son olarak tdk'da yüzleşmek, mücadele, meydan okumak kelimelerin anlamlarına bakalım.

    meydan okumak:
    "korkmadığını, çekinmediğini açıkça bildirmek, kavga veya yarışmaya çağırmak"
    mücadele:
    "birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılan zorlu çaba, savaş"
    "herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası, savaşım"
    yüzleşmek:
    "bir olayı ileri sürenle, inkâr eden kimseler yüz yüze gelerek sözlerini tekrarlamak"
    "yüz yüze gelmek"
    "farkına varmak, iyice anlamak"

    şimdi esas şuraya gelelim. ben bunları niye sıraladım.
    challenge kelimesinin ingilizcedeki anlamına bakarsanız, ortada bir rekabet, bir yarışma, ya da zor bir görev olduğundan bahsediyorlar. ve buna karşı bir çağrı veya girişim var.

    yani, ya birisi bizi mücadeleye çağırıyor, ya da biz bir şeylere karşı meydan okuyoruz.

    özetle:

    "ı challenge you" dediğimizde şöyle çevirebiliriz:
    - sana meydan okuyorum.

    "challenging race"
    - mücadeleli yarış

    "art challenge"
    - sanat müsabakası

    dikkat ederseniz kullanım yerine göre de karşılığı değişiyor. ama genel olarak meydan okumak, mücadele, kamçılayıcı rekabet gibi karşılıkları var.

    "illa her yerde kullanılabilecek tek bir kelime lazım" gibi aptalca bir iddiaya sarılmamak gerekiyor. çünkü diller bu şekilde çevrilmez.

    şu lafı daha önce de söylemiştim, yineliyorum:
    "matematikte x=y kadar kesin sonuçlar çıkar. ama diller arasında bu kadar kesin sonuçlardan sözedemeyiz. asla birbirinin yerini tam olarak dolduran kelimeler bulamayız, bunun yerine anlamını karşılayabilecek kelimeler kullanırız. zaten iki dil arası çevrim yaparken, eşit kelimeler üzerinden değil, denk kelimeler üzerinden düşünülerek çevrilir."
10 entry daha