şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • ben genelde üç boyut algısının, yani perspektfin az olduğu oyunları oynadım, oynuyorum.

    bazı oyunların bağımlısı olduğumu bile söyleyebilirim. örneğin sözlükte de pek çok cahilin tokatlanmaya doymadığı europa universalis 4.

    bu oyunun gelişime faydası olduğunu söyleyebileceğim alanlar:

    1) bilimsel metod. oyunda vermeniz gereken kararların hemen hepsi arkasında bir matematik var. fayda/zararların çoğunu kısa ve uzun vadede değerlendirip sayısal hale dökebilmeniz gerekiyor.

    2) mikro yönetim. oyunda zaman zaman dinden ekonomiye, kültürden askeri taktiğe, coğrafyadan tarihe pek çok konuda detaylı inceleme ve gün gün kontrol etme zorunluluğunuz var. pasifik okyanusunda ufacık bir ada üstünde bile uğraşmalısınız başarı için.

    3) odaklanma. makine gibi işleyen bir sistem kurabilmeniz ve bunu zaman içinde bozulmayacak hale getirmeniz için konsantre olup oyuna zaman harcamanız gerekiyor. bunun tabi aşağıda bahsettiğimiz üzere olumsuz bir etkisi de olabilir.

    sıkıntılı yanlar:

    1) kolay bağımlılık: yukarıda bahsettiğimiz gibi. adanmışlık talep düzeyi oldukça yüksek. sosyal sorumluluğu ve fiziksel ihtiyaçları göz ardı ettirebilecek bir yapısı var.

    2) sosyal ilişkileri fazla mekanize etme. yukarıda bahsettiğimiz üzere oyundaki olayların arkasında matematiksel bir ilişki var. ancak oyundaki bu mekanik gerçek dünyadaki insan ve toplum ilişkilerinde bu kadar "clear cut" değil. dolayısıyla sosyal ilişkileri diğer tarafların beklediği şekilde yönetme konusunda bir dezavantaj yaratması mümkün.

    3) alternatif gerçeklik. oyun herhangi bir dönemde herhangi bir devleti kontrol edip 1812 yılına kadar o ulus yerine karar verme özgürlüğü sunuyor. yani alternatif bir tarih yaratıyorsunuz. dolayısıyla bu kurgu dünyalar yaratıp yönlendirme işi gerçek dünyada geniş halk kitlelerine anlatılan "alternatif politik gerçeklik" hikayelerini daha iyi değerlendirme fırsatı sunsa da sosyal medya ve internetin yarattığı bilgi kirliliği nedeniyle aslında bu alternatif palavralara daha kolay inanma, komplo teorilerine daha kolay kanma gibi şeylere yol açabilir. biraz tartışmalı bir konu ancak ben olumsuz bir yan olduğunu düşünüyorum daha çok.

    şimdi bu gelişim ve geriye gitme etkilerinin beynin belli bölgelerindeki nöronların kontrolünde olduğu düşünülürse. ve bu bölgelerdeki aktif nöronların sayısı ile bunların birbiriyle yaptıkları bağlar artarsa elbette çoğaltıcı etkiler görülecektir. bu etkileri kontrol eden bölgelerin birbirine yakın olması durumunda iş daha da karışacaktır. bununla ilgili araştırmalara göz atmak ilgi çekici olabilir.

    benzeri bir araştırmada para kazanma/kaybetme ve cinselliğin kontrol edildiği bölgelerin beyinde birbirine yakın olduğunu okumuştum. dolayısıyla wall street çalışanları arasında çapkınlığın ve "whoring" bu kadar yaygın olmasının doğal olduğu anlatılıyordu. bu da ona benziyor.

    fps tipi oyunları çok tercih etmediğim için beynin üç boyutlu mekan algısına ilişkin daha farklı çıkarımlarda bulunamıyorum. o tarz oyunlar olmasa da sekiz yaşımdan beri strateji oyunlarından vazgeçemiyorum. yine de tanımadığım herhangi bir yere gittiğimde asla kaybolmam. hemen her durumda içgüdülerimle yolumu kolayca bulurum.
8 entry daha
hesabın var mı? giriş yap