110396 entry daha
  • çok da romantik olmadığımı anladım bugün bir kez daha.

    ne zamandır kendi bilgisayarım olmamasından yakınıyordum. eski dizüstü bilgisayarımı yeğenime vermiştim. evlenirken masaüstü bilgisayarımı, canım 22” ekranımı babama bırakmıştım facebook’ta daha iyi gezinsin, geniş geniş özlü sözler paylaşsın diye. eşimin ofis için ve evde kullanmak üzere iki dizüstü bilgisayarı var, ikisinde de benim işime yarayacak programlar yok. kendi müzik arşivim bile harddiskte yüklü. dinlemek istediğimde onu bul, kabloyu tak, aman kablosu oynamasın, bozuldu bozulacak korkusu derken çocukluğumdan beri bilgisayarla vakit geçirmeye alışmış ben, bilgisayardan uzaklaşır oldum. bu da özellikle yazı yazmaktan ve yeni albümler indirmekten uzaklaşmam demek oluyor. iş dışında şahsi kullanımım için bilgisayarım yoktu yanı özetle.

    son zamanlarda yazı yazma isteğim arttı, deftere yazıyorum, telefona yazıyorum ama bilgisayarda alışık olduğum için aynı hızda yazamıyordum. dün akşam da eskiden yazdığım yazılar, şiirlere bakıyordum. bazılarını okudum eşime, dedim ne kadar çok yazardım evlenmeden önce. çocuk da olunca iyice içimde birikti sanki cümleler, kelimeler, hisler. oku oku bitmiyor. benim bey başladı uyuklamaya. bozuldum tabi.

    bu akşam eve geldi, elinde koca bir paket. sana hediye aldım dedi. bu kadar yazınca, buraya kadar okuduysanız, tahmin ettiniz siz tabi ama ben o an hiç tahmin edemedim. merakla açtım paketi, kutudan çıkardım, sehpaya koydum ve başladım kurulumu yapmaya. daktilosuna kavuşmuş kendi halinde yazar gibiydim o an. o kadar mutlu oldum ki. eşim uzaktan uzaktan beni seyredip güldü. ben belki mutluluğumu belli edememişimdir, çok teşekkür ederim dedim. çok belli ettin, gözlerin parlıyor dedi. dün akşam o kadar özlemiştin ki yazı yazmayı, yazdıklarını okurken o zamanki kendine özlem duyduğunu anladım dedi. bunca zaman beni anlamadığını düşündüğüm, kendim olamadığımı, kendimden uzaklaştığımı göremediğini düşündüğüm adam görmüş, anlamış beni. kendim de alırdım bir bilgisayar, ama bunu ben bile akıl etmemiş, eksikliğinin farkında değilken eşim düşünmüş, almış, yeni bir harddisk hediyesiyle beraber kucağıma verdi ya paketi sanki kendimi hediye etti bana.

    bunca zaman aldığı çiçekler, takı, toka, tabak, çanak, kitap da dahil hiçbir şey bu kadar mutlu etmemişti. ben de bu kadar romantikmişim işte, şunca zaman meğer bir bilgisayar beklemişim. yazı yazıp, özgür olabileceğim alan beklemişim.

    önümüzdeki yıllarda başarısız bir kitap denemesine kalkışırsam, temelleri bu gece atıldı diye buraya not düşüyorum.
50715 entry daha