şükela:  tümü | bugün
55 entry daha
  • bu film için benim anahtar kelimem, yeşil varlığın simgelediği kültürün "asimilasyon”u.

    soğuk savaş döneminde stratejik öneme sahip g. amerika ülkeleri için yaşanan sovyet-amerikan kapışması ve yeşil canlıyı, yani kültürel ögeleri didik didik edip kendi işlerine yarayacak şekilde dönüştürme politikaları işleniyor. zaten film örgüsünde varlık haricinde hiçbir olay ya da karakter, fantastik unsur içermiyor. tek olağanüstü şey, o yeşil varlık.

    filmin zamanından yürürsek, amerika-sovyetler birliği çekişmesinin en yoğun olduğu dönem ve bu atmosferde ikisinin stratejik hamlesi için kilit konuma yerleşmiş bir g. amerika var. siyahilere ve homoseksüellere bakış açılarını da ele alırsak, “amerikan rüyası” olarak pompalanan bir cumhuriyetçi hakimiyeti mevcut.

    elisa, bebekken nehir kenarında suda bulunmuş bir karakter ve sabahları, suyun içinde mastürbasyon yapıyor. yaşadığı ortamsa tüm eşyaları hatta duvarları yosunla kaplanmışcasına, sanki başlangıçtaki rüyayı andıran su altı dünyası gibi. kıyafetleri adeta o varlık’ın derisine benzer biçimde yeşil. sanki içgüdüsel bir hafızası var. üstelik ikisi de konuşamıyor ve ikisi de amerikalılara göre çirkin. yani muhtemelen aynı orijinden geliyorlar ancak elisa, bir çeşit dönüşüme uğramış. izlediği filmlerden amerikan tap dansını, hatta onların aşkı tarif edişlerini bile benimsemiş. ve bu kültürü farkında olmadan o varlık'a da sunuyor. ama aynı kimyasal şartlarda yaşamasına rağmen laboratuvarda hiçbir sorun olmazken, elisa'nın benimsediği kültürel atmosfer onun yapısını bozup derisinin pul pul dökülmesine neden oluyor. g. amerika'daki yerlilerin onu yüceltmesi ve vurulduktan sonra kendini onarıp yeniden ayağa kalkabilmesi birer ipucu olmakla beraber, neticede kültürün asla yok edilemeyeceğine de birer işaret.

    hayran bırakan politik filmlerden olmuş. muhtemelen içinde bulunduğumuz konjonktürde hortlayan amerika-rusya çekişmesi, meksikalı bir yönetmenin, geçmişten duyduğu bir rahatsızlığı dile getirmesine neden olmuş ve o da demiş ki bu iki ülke, sizlerin kültürünü önemsemeden sizleri yanlarına çekmeye; kendilerine benzeterek ittifak kurmaya çalışırlar. biz yaşadık, alet olmayın...

    not: coplu herifin yeşile nefreti, araç petrol mavisi olarak tanımlanınca satın almasından anlaşılıyor. ayrıca "çirkinsin ama yine de seni aklımdan çıkaramıyorum" sözü de kullanıp atmak istediğinin delaleti.
418 entry daha