şükela:  tümü | bugün
43 entry daha
  • her gün tahmini 2 milyon tanesinin abd'ye kaçak olarak sokulduğunu ve stanford gibi üniversitelerin bile öğrencilerinin üçte birinin bu maddeyi denemiş olduğunu düşünürsek mdma ya da diğer adıyla "molly"nin ne kadar popüler olduğunu görürüz. peki, tam olarak nedir bu mdma? ya da vücudunuzu nasıl etkiler?

    kimyasal bileşimi 3, 4-metilendioksimetamfetamin olan mdma, genellikle hap formunda alınır ve saf olması beklenir. ecstasy ise, mdma'nın amfetamin ya da kafein gibi katkılarla kimyasal değişikliklere uğratılmış halidir.

    saf mdma'nın yaptığı şey beyindeki nörotransmitter maddeleri etkilemektir. nörotransmitter maddeler, vücudunuzdaki mesajları birbirine ileten, refleksleri, duyguları ve hafızayı kontrol eden kimyasallardır.

    konuyla ilgili olan nörotransmitter madde serotonin; iştahı, uykuyu, hafızayı, öğrenmeyi ve ruhsal modunuzu belirler. hayatınızda muhteşem bir şey olduğunda, mesela aşık olduğunuzda sinir hücreleriniz daha çok serotonin salgılamaya başlar. bu da vücut sisteminizi uyararak mutluluk hissi verir. yeterli dozda mdma aldığınızda yine aynı hücreler 'çok yüksek seviyede' serotonin salgılar. aynı zamanda beyinde elektrokimyasal etkileşme yaratan dopamin adındaki nörotransmitter maddelerin salgılanması da uyarılır.

    beyindeki bu değişiklikler yoğun mutluluk, sosyalleşme isteği, empati yeteneğinin artması, uyuyamama gibi etkiler yaratır. zaten partilerde bu kadar kullanılmasının sebebi de budur. söz konusu değişiklikler 3-8 saat sonra etkisini kaybeder, çünkü beyin hücreleri serotonin geri alımını başlatır ve kimyasal olarak parçalar. mdma normal vücut değerlerinizden daha çok serotonin salgılattığı için, vücudunuz da daha çok serotonin parçalamak zorunda kalır. bu da beyin fonksiyonlarınız normal haline geri döndüğünde reseptörlerinize bağlanacak serotonin miktarının normalden az olması sebebiyle klasik şeylerle mutlu olamamanız anlamına gelir. bu da size negatif ruh hali, depresif belirtiler, asabiyet, ekstra yorgunluk gibi yan etkileri olan akşamdan kalmalık hissi yaşatır.

    mdma'nın negatif etkileri olsa da, tssb ve anskiyete terapilerinde kullanılabilirliği araştırılmaktadır. tssb hastalarının beyinlerinde genellikle amigdala ve hipokampüs arasındaki iletişim bozulmuştur. mrı analizlerinin sonuçlarına bakıldığında, mdma'nın bu bölgeler arasındaki iletişimi artırdığı görülmektedir. ancak bu tedavi yöntemi hala tartışmalıdır. çünkü fareler ve maymunlar üzerinde yapılan araştırmalara göre az miktarda mdma bile hem serotonin salgılanmasında görevli beyin hücrelerin azalmasına, hem de kalıcı beyin hasarlarına yol açmaktadır.
38 entry daha