şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • endositoz, hücrelerin büyük molekülleri almaları olayıdır ki bu büyük moleküllerin bazıları polisakkarit, protein ve polinükleotidler gibi, besinsel elemanların kaynağı olabilirler.
    tüm ökaryotik hücreler plazma membranlarının bir kısmını devamlı olarak bünyelerine almaktadırlar. plazma membranının segmanları ekstrasellüler sıvı ve içeriğinin küçük bir bölümünü çevreleyecek şekilde invagine olunca, endositotik veziküller meydana gelir; invaginasyonun orijinal konumunda plazma membranlarının kaynaşması sonucunda vezikül boynu kapatılınca vezikül yapıdan kopar.
    endositotik veziküllerin çoğu hidrolitik enzimler içeren, bundan dolayı intrasellüler atıkların temizliği için farklılaşmış organeller olan primer lizozomlar ile kaynaşarak sekonder lizozomları oluştururlar. makromoleküler içerik, amino asitler, monosakkaritler ve nükleotidleri açığa çıkarmak üzere sindirilir ve tekrar sitoplazmada kullanılmak üzere veziküllerden dışarı diffüze olur.
    endositoz, genelde atp’nin hidrolizinden olmak üzere enerjiyi, ekstrasellüler sıvıda ca2+’u ve hücre kontraktil elemanlarını gerektirir. endositozun fagositoz ve pinositoz olmak üzere iki genel tipi vardır.
    fagositoz, makrofajlar ve granulositler gibi farklılaşmış hücrelerde olur; virüs, bakteri, hücreler veya yıkılım ürünleri gibi büyük partiküllerin alınımı ile ilişkilidir.
    pinositoz, tüm hücrelere ait bir özelliktir ve sıvı ile sıvı içeriğinin hücresel alınımına yönelen bir olaydır. pinositozun, sıvı faz pinositozu ve absorptif pinositoz olmak üzere iki tipi vardır. sıvı faz pinositozu, küçük veziküllerin oluşumu ile başarılan, solüt alınımının sadece bu solütün çevre ekstrasellüler sıvı ortamındaki yoğunluğu ile orantılı olduğu selektif olmayan bir olaydır; absorptif pinositoz, plazma membranında kendilerine ait sınırlı sayıda bağlayıcı konumlar bulunan makromoleküllerin alınımından primer olarak sorumlu olan reseptör aracılıklı selektif bir olaydır.
1 entry daha