şükela:  tümü | bugün
443 entry daha
  • gönül isterdi ki, oscar töreni'ni ücretli bir kanal'ın* bir lütuf olarak gerçekleştirdiği ücretsiz yayın üzerinden değil, trt kanalları'ndan birinde yapılan canlı yayından izleseydik. stüdyoya davet edilip eş zamanlı olarak töreni değerlendiren konuklar da mesela, nuri bilge ceylan, fazıl say, haluk bilginer, sevinç erbulak, yıldırım mayruk falan olsalardı.
    fakat artık eurovision'a katılmadığımız, bununla da kalmayıp, ne eurovision'u ne de avrupa artistik patinaj şampiyonası'nı ulusal kanallarımızda canlı olarak izleyemediğimiz bir hal-i pürmelalde tüm bunları beklemek fazla hayalperestlik oluyor sanırım.
    bu seneki altın küre ödülleri'nin aksine, oscar töreni'nde oyuncuların giyimleri ve/veya açıklamalarıyla hollywood'daki cinsel taciz skandallarını yeterince protesto etmemeleri göze battı.

    ben tören'in bazı kenarda köşede kalmış, gizli güzelliklerinden bahsetmek istiyorum:
    west side story filmi’ nin yıldızı rita moreno yaptığı sunumda şöyle söyledi:
    ”3 evrensel dil vardır; müzik, matematik ve sinema."

    sunucu jimmy kimmel : "dünya sinema sektörünü sinemaya giden izleyici ayakta tutuyor, lütfen sinemaya gidin." dedi.
    hatta bazı sinema yıldızlarını ellerinde abur cuburlarıyla seyirciyle dolu bir sinema salonuna bile soktular, sinemaya gitmeyi özendirmek için. oradaki izleyicilere de güzel bir sürpriz oldu. düşünsenize film izlemeye sinemaya gidiyorsunuz ve birden hayranı olduğunuz oyuncular kapıdan girip elleriyle size abur cubur dağıtıyorlar.
    siz de mesajı alın ve lütfen daha çok sinemaya gidin!

    bazı sunucular tarafından esprisi de yapıldığı gibi, bu sene oscar töreni gerçekten de çok fazla siyahi ve latin sanatçı ile doluydu, eskisi gibi bembeyaz bir tören olmaktan çok uzaktı. tıpkı olması gerektiği gibi, farklılıkları seviyoruz!

    en iyi kısa film dalında oscar'ı kucaklayan the silent child'ın yönetmeni chris overton ve senaristi rachel shenton yaptıkları teşekkür konuşması'nda: "bu film anne ve babalarımız olmadan gerçekleşemezdi. çalışmalarımıza hep inanıp desteklediler. yeri geldi mali olarak bizi destekleyebilmek için kek sattılar." dediler. ebeveynler çocuklarına inanmalı.

    en iyi uyarlama senaryo adayları sunulurken: "uyarlama senaryoların dayandığı tüm o hikayeler, rüyaların yapıldığı maddedir." dendi.

    sandra bullock'un sinematografi dalının kazananını sunarken sahne ışıklarını kıstırarak gençleşmeye çalışması oldukça sempatik ve özgüvenli bir hareketti.

    christopher walken en iyi özgün müzik kategorisi'nin kazananını açıklarken, hans christian andersen'ın ünlü sözünü dile getirdi: "where words fail music speaks."

    en iyi erkek oyuncu kategorisini sunan helen mirren ve jane fonda: "başlarda çığır açıcı olarak adlandırılan şeyler, zamanla normlara dönüşebiliyorlar." dediler.

    gary oldman en iyi erkek oyuncu oscar'ını kucaklayınca; güney londra'lı genç bir adama aşklar, dostlar, hediyeler ve bir oscar veren hayata, amerika'ya ve filmlere teşekkür etti. tabi ki aldığı oscar'dan bile daha yaşlı olan 99 yaşındaki annesi'ne ve tüm darkest hour sürecinde o'na harika bir yol arkadaşı olan winston churchill'e de.
    sahneden inmeden önce de bizim kültürümüz'de karşılığı "çayı demle anacığım, oscar'ımı da alıp elini öpmeye geliyorum." olan bir cümle sarf etti. adam tam bir hayırlı evlat.

    en iyi film dalı'nın kazanan'ı the shape of water'ın yönetmeni guillermo del toro ödül konuşması'nı yaparken: "dünyada olan bitenleri bir fantezi olarak anlatabilirsiniz; bu bir kapı, açın ve girin." dedi.
89 entry daha