şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • the chef corlu' dan bahsediyorum.

    kuzenim sebebiyle bir iki kere gittim. son zamanlarda da kapisindan iceri girmisligim yok. daha dis kisimin olmadigi gunlerden bahsediyorum. oturup bir sey yediginiz zaman, catering sirketinin mutfaginda ebedi calisma cezasina carptirilmis bir tutuklu gibi kokarak mekandan ayrildiginiz zamanlardan.

    hatirladigim ilk sey ucuz malzeme. pogcamsi bir ekmek icine tikilan uc kurusluk eritme peynir, soyadan ibaret salamsi sosissi seyler, yag yag yag ama cok yag. ılk isirikta "oggghh" dedirten bir tecrube.

    ardindan patates kizarmasi. 40 yasina geldim ama hayatim boyunca orada tecrube ettigim kadar boktan bir patates kizarmasiyla daha karsilasmadim. bir insanin bu patates kizarmasindan keyif alabiliyor olmasi icin agir damak tadi hasarli bir zevksiz olmasi gerekiyor. aklima geldikce sinirleniyorum. bunu akil eden yapan ve yayan insanlara meslekten el cektirilmeli. mubalaga etmiyorum, cidden bir daha gida ile alakali bir is yapmamalilar.

    bir de bardak kavanoz hadisesi vardi. ne kadar hipstervari cakma mekan varsa bardaktan baska her bokun icinde servis ediyorlar icecekleri. tabii bir kilise makani olarak bu beklentinize de en kullanissiz secenekle cevap vermisler sagolsunlar.

    onune ytong koysan, mekan biraz degisik diye iyi bir sey yedigini sanan memleket vasati sonradan gurmeler icin orgazmik lezzetler sunduklarina hic suphem yok. memleketin ortalamasi bu, mekanizma bu. zira yemegin kalitesinden ve lezzetinden cok mimariye yuklenerek basarabileceklerinizi gorseniz akliniz durur.

    fakat yemek yemeyi ozel bir deneyim gibi goren damak tadi sahibi biriyseniz gitmeden once etraflica dusnun. tabii nisastasi alinmadan pisirilmeye calisilmis cig patates kizartmasi sizin icin "ziyafet" anlamina gelmiyorsa.

    not: belki her sey degismitir ama muhim degil. benim yasadigim deneyim ucuncu bir sansa yer birakmayacak kadar kotu bir deneyimdi. buraya aktarmasam icimde kalirdi acikcasi.