şükela:  tümü | bugün
260 entry daha
  • ünlü yazar salinger, ünlü eseri çavdar tarlasındaki çocuklar'ın ardından bir kaç kitap daha yazsa da ardından yazmaya uzun bir ara verdi ki ara 2010'daki ölümüne kadar sürdü. "korkunç bir mahremiyet ihlali" olarak nitelenen yazarın ünlü kitabının ana karakteri holden caulfield'ı (ismini aktör william holden ile aktris joan caulfield'den alıyor) büyük oranda kendini temel alıyordu.

    kitap yazmayı bıraktıktan sonra herhangi bir iş yapmaya ihtiyacı yoktu çünkü halihazırda kitabı her yıl 250 bin baskı yapıyordu. ancak boş kalan zamanlarını kitaplarından herhangi birinin filmini izinsiz yapmaya çalışanlara dava açmaya harcadı. ayrıca hiçbir şekilde biyografilerine de izin vermedi. lan hamilton'ın 1988 yılında yayınlayacağı biyografisine dava açarak aşk mektuplarını yayınlatmadı, 1998’de iranlı bir yönetmen tarafından franny ve zooey’in uyarlamasını izin almadan çekilince filmin yayınlanmasını engelledi ve bir çok kişiyi film hakları yüzünden tehdit etti. hatta öldüğünde ünlü kitabının filmi yapılmasın diye bir madde koyulduğu söyleniyor.

    yazar, 1970'lerde joyce maynard adında henüz 18 yaşında biriyle birlikte olunca birden gündeme oturdu. dokuz ayın ardından kızdan tek bir kelime etmeksizin ayrılınca maynard, yazarın aşk mektuplarını açık arttırma ile sattı ve ilişkilerini anlatan bir biyografi yazdı. 2000'li yıllarda ise yazarın kızı margaret salinger, yazar hakkında bir kitap kaleme aldı ve yazarın aslında oldukça kuralcı biri ve sağlıklı olduğu için kendi idrarını içen biri olarak resmetti. "babama göre ispanyolca konuşan herkes ya porto riko'lu bir bulaşıkçı kadındır ya da marx kardeşler filmindeki dişsiz, sırıtkan çingene tipindedir." demişti margaret. yazarın kızı siyahi bir erkek ile nişanlanınca yazar öfkeden deliye dönmüş ve siyahi bir müzisyenle evlenen kadının başına gelen felaketleri anlatan eski bir filmi örnek vererek kızını uyarmıştı.

    yazarın başka bir ilişkisi de oona o'neill'di. yazar ilişkilerinin mükemmel ve harika bir çift olduklarını düşünse de oona, charlie chaplin'e aşık olmuş ve aralarındaki 36 yaşa rağmen çift evlenmişti. bu evliliğin öncesinde yazar, çiftin evlilik gecelerini betimleyen ağır ve haşin bir mektup yazarak eski sevgilisine mektubu gönderdi.

    kendi yahudi olmasına karşılık, 2. dünya savaşı’nın son aylarında, işgal altındaki almanya’da karşı-istihbarat görevi yaptığı dönem de yazar, alt düzey bir nazi yetkilisine aşık olmuştu. görevi bu yetkilileri sorgulamak olan yazar yahudi düşmanı olan bu kadınla evlendi. ancak bu durum amerika'daki akrabaları tarafından pek hoş harşılanmadı. neticede bir kaç aylık evliliğin ardından ayrıldılar ve kadın ana vatanına geri döndü.

    tıbbi nedenlerden dolayı idrarını içen salinger, bunun haricinde scientology, homeopati, akupunktur ve hristiyan bilimi gibi konular ile de ilgileniyordu. metal yansıtıcılarla cildi koyulaşana kadar güneşleniyordu. akupunktur iğneleri yerine tahta çivileri kullanıyordu, çocuklarından biri hasta olduğunda öfkeleniyor ve normal tedavi yöntemleri yerine alternatif tıp kitaplarından bulduğu yöntemleri deniyordu. kızına ve oğluna okupunktur yöntemini defalarca uygulamıştı. oğlu bir keresinde acıdan bağırınca oğluna "sen, annen ve kız kardeşin, hayatımda gördüğüm, en eşiği en düşük insanlarsınız" demişti.

    bu arada yazarın oğlu matt salinger, 1990 yapımı captain america filminde kaptanın kendisini canlandırdı. ancak daha sonradan giderek düşen bir performans ile alt düzey filmlerde rol almaya başladı. kendisi halen oyunculuk yapıyor.

    yazar sadece tıpta alternatif şeyler denemiyordu. din konusunda da oldukça farklı inançlar denemişti. yazar yahudi doğ-muş ve ardından zen budizmini, vedantik hinduizmi, karizmatik hristiyanlığı denemişti. new york'taki karizmatik ibadet evinden etkilenen yazar evine döndüğünde söz konusu dinin uygulamalarından biri olan bilinmez bir dilde konuşma pratiğini uygulamaya başlamıştı. yazarın kızı yazarı, bronzlaşma köşesinde anlamsız konuşma pratiğini yaparken yakalamıştı.

    1930'larda wilhelm reich tarafından geliştirilmiş orgon akümülatörü, yazarın kullandığı cihazlardan biriydi. bu aletin, evrenin enerjisini (yaşam kaynağını) topladığına inanılıyordu. daha sonradan alet "sahte" denilerek yasaklandı.

    münzevi bir hayat süren yazar 2010 yılında öldü. çavdar tarlasında çocuklar ile sorunlu gençlere ulaşmayı sürdürdü. hatta john lennon'ı öldüren suikastçı mark david chapman'ın yanında bu kitap bulunmuş ve katil holden caulfield'den ilham aldığını söylemişti. hollywood'da ne zaman çılgın bir adam yaratmak istese kütüphanesine bu kitabı koymaya başladı. tıpkı komplo teorisi’nde mel gibson’a yaptığı gibi. too much joy isimli grubun bir şarkılarında ise şu sözler geçmektedir "çavdar tarlasında çocuklar'ı seven insanlardan korkarım ben"
27 entry daha