şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • 1842'de istanbulda doğmuş olan ressam, arkeolog ve müzeci sıfatlarını barındıran ünlü türk kişisi.

    osman hamdi bey belki babasının devlet içindeki etkili görevlerinin ona sağladığı imkanlar içerisinde daha 15 yaşında iken paris'e hukuk eğitimine gitmiştir. ancak paris'te hukuk eğitimi almak yerine, güzel sanatlar tutkusu ve resim yapma isteği ağır basmış ve dönemin ünlü fransız sanatçısı olan gerome'nin atölyesinde resim dersleri almıştır.

    osman hamdi bey kendinden önce avrupaya gitmiş olan asker ressamların yapmadığı ya da yapmak istemediği bir şeyi kendisine sorun haline getirmiştir. bu sorun asılda kendi sanat yaşamının da en önemli konusu olan figüratif resim yapma arzusudur. o zamana kadar avrupada batılı anlamda resim eğitimi alan asker ressamlar daha çok manzara, peyzaj, natürmort gibi konulara ağırlık vermişlerdi. asker ressamların manzaralarında ve peyzajlarında figürler resmin ana konusu halinde hiç bir zaman yer almamıştır.

    örneğin şeker ahmet paşa'nın ormanda oduncu adlı eseri ya da hüseyin zekai paşa'nın yıldız sarayı bahçesinde bir köşk isimli çalışmasında resim kompozisyonun içerisinde figürler vardır ancak bu figürler kompozisyonun ana elemanlarından birisi değildir. adeta; peyzajı ya da manzarayı tamamlayıcı dekoratif bir unsur olarak bu resimlerde figür görülmektedir. o döneme kadar osmanlı ressamları içerisinde figüre hak ettiği önemi ve değeri veren, bilimsel bir yöntem ile akademik anlamda figür konusunda çalışma yapan ne bir okul ne de bir atölye vardı.

    işte bu noktada osman hamdi bey'in sanat anlayışının ne denli önemli olduğunu kavrarız. osman hamdi bey'in düşüncesine göre eğer sanat dediğimiz şey (özellikle de resim sanatı) doğayı ve yaşamı bir tasvir etme geleneği olduğu düşünülürse tasviri yapılan bu doğanın ve yaşamın ayrılmaz ve en önemli parçası olan insanın (dolayısıyla figürün) resim sanatı içerisinde hak ettiği yere konulması gerekiyordu.

    osman hamdi bey işte bu amaçla mekteb-i sanayi-i nefise-i şahane mektebinde akademik anlamda figüratif resim yapma disiplinin olmasını en mühim mesele olarak görmüştür.

    osman hamdi bey'in kendisinin bu denli önemli kılınmasını sağlayan şey, ilk olarak içinde bulunduğu sanat ortamında ki problemi teşhis etmesidir. neydi bu problem?

    evet bu problem şuydu: osmanlı türkiyesinde resim yeteneği olan ressamların eğitim alacağı sivil bir eğitim kurumunun olmamasıydı. askeri okullarda asker kökenli yetenekli kişiler belli bir eğitim alıyorlardı fakat bu eğitim asla bir güzel sanatlar okulu mantığında ve müfredatında değildi. çünkü yapı itibarı ile orası askeri bir okuldu ve bir güzel sanatlar okulu mantığında düşünmesi beklenilmezdi. osman hamdi bey bu sorunu teşhis ettikten sonra sivil ressamlara eğitim verecek bir eğitimin kurumun açılması için çok çaba sarf etmiştir ve sonunda bu okul 3 mart 1883 açılmış ve kendisi de bu okulda müdür olarak göreve başlamıştır.

    osman hamdi bey'i bu denli önemli kılan diğer bir konu ise; osmanlı resim sanatı içerisindeki figür sorununu fark edip bu çözülmesi gereken meseleyi akademik anlamda çözmesidir. figür sorunu sanayi nefise mektebinde ki eğitim ile belli bir süre içerisinde çözülmüştür. okulda eğitim alan öğrenciler mezun olduktan sonra oldukça başarılı batılı anlamda figüratif resimlere imza atmışlardır. bunlara örnek verecek olursak ali cemal'in 'biraz su' ve ruhi'nin ''hilal-i ahmere yardım'' gibi eserlerini sayabiliriz.

    evet osman hamdi bey'i önemli kılan belkide onu sanatıyla ve dünya görüşü ile özdeşleştiren bir konu daha vardır. (bkz: oryantalizm)!!

    bu çok tartışmalı bir konu olmasına rağmen osman hamdi bey'in oryantalizm'ini avrupalı oryantalist ressamlardan ayıran çok önemli farklar vardır. birincisi osman hamdi bey'in arkeolog ve müzeci kimliği ile kendi kültürel mirasına ne denli önem veridiğini ve o mirası sonraki kuşaklara aktarma düşüncesi içerisinde olduğunu görebiliriz.

    ikinci olaraka, resimlerindeki oryantalizm ise bir yandan sadece yaşadığı toplumu belgelemek bir yandan da kendi mimarisini, süsleme sanatlarını, giyim tarzlarını yansıtmaktır. tabi burada dikkat etmenizi isteyeceğim husus şurasıdır ki onun yarattığı osmanlı insanı figürü daima okumaya önem veren, dik duruş sahibi, tartışmaya açık ve onurlu bir karakteri yansıtır. bu yönüyle avrupalı oryantalistlerden ayrı tutulması gerekir.
15 entry daha